İçeriğe geç

ABD’nin dev şirketini “Uyardık” da Katar’a sesimiz çıkmadı

Dünkü yazımızda “Büyük İsrail” projesinin nasıl tıkır tıkır işlediğini anlatırken, projenin en önemli noktası Kıbrıs’taki son gelişmelere dikkat çekip, şu bilgileri aktardık:

“Ve dün; Rum Yönetimi Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis, tek taraflı ilan ettikleri ‘Münhasır Ekonomik Bölge’ içindeki 10’uncu parselde Amerikan Exxon Mobil ile Katar Petroleum’un sondaj çalışmasına başladığını açıkladı. Bunun öncesinde de ABD’nin enerji kaynaklarından sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Francis Fannon Rum tarafını ziyaret etti. Fannon, buradan da Mısır ve İsrail’e gitti.”

Ardından da şunu sorduk:

“Erdoğan, bölgedeki tek ‘dostumuz’ Katar’ın da Doğu Akdeniz’deki ‘haydutlar’ arasına katılmış olmasına acaba ne der?”

Rum kesiminin Exxon ve Katar’la bu işbirliği bugün medyamıza da yansıdı. Ancak bir eksikle; Sadece ABD’li Exxon’dan söz edildi, Katar’ın adı bile anılmadı.

“Medyamızın hali işte bu” deyip geçelim. Ancak ya Devlete ne oluyor?

Sözkonusu gelişme bugün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy’a sorulmuş. Tabi yine sadece Exxon’dan söz edilerek.

Koca Dışişleri Sözcüsü, emperyalist kumpasta Katar’ın da yer aldığını bilmez, duymaz mı?

Maalesef bilmezden, duymazdan gelmiş ve şu açıklamayı yapmış:

“Exxon Mobil şirketinin Kıbrıs Adası açıklarında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin verdiği sözde 10 numaralı ‘parselde’ doğalgaz arama faaliyeti başlatması bölgenin istikrarına katkıda bulunmamaktadır. Sorunun çözümü açısından da belirli hassas dengeleri değiştirebilecektir. Kendi kıta sahanlığımıza ilaveten, KKTC’nin Türk Petrolleri’ne verdiği ruhsat sahalarında da faaliyetlerde bulunmaya başlayacağız. Kıbrıs Adası çevresindeki tüm doğal kaynakların sadece Kıbrıs Rum tarafına değil, her iki tarafa da ait olduğunu söyleyerek, Kıbrıs Rum yönetimini Doğu Akdeniz’de tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerini durdurması yönünde uyarmıştık. Bu vesileyle Rumların bu tek yanlı arama ve çıkarma çalışmalarına iştirak eden şirketlere yönelik ikazımızı yineliyoruz.”

Dışişleri Sözcüsü’nün son cümlesindeki, “Rumların bu tek yanlı arama ve çıkarma çalışmalarına iştirak eden şirketlere yönelik ikazımızı yineliyoruz” ifadesi, “İşte bakın Katar’ı da uyarmış” diye kabul edilebilir mi bilinmez, ama tabloyu netleştirelim.

Tarih 4 Mayıs 2017; Exxon Mobil Başkan Yardımcısı Andrew Swigner ile Katar Petrol Başkanı Saad Sherida Al-Kaabi Rum kesimine gitti. Enerji Bakanı Yorgos Lakkotripis ile 10 numaralı parselde arama yapma anlaşmasını imzaladı. Her iki şirketin yöneticisi, imza töreninden önce Rum kesimi Başkanı Anastasiadis tarafından kabul edildi.

İşte bu anlaşma da iki gün önce ABD’nin enerji kaynaklarından sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Francis Fannon’un Rum kesimini ziyareti sırasında hayata geçirildi.

Rum kesimi medyasının değil, Fransız haber ajansı AFP’in geçtiği haberden aktaralım.

Türkiye’nin muhalefetine rağmen ABD’li Bakan Yardımcısı Fannon, Exxon Mobil ve Katar Petrol’ün arama faaliyetlerine destek verip, “Washington, Kıbrıs’ın kaynak zenginliğini geliştirme hakkını tanıyan geniş bir pozisyona sahip. İşbirliği, ekonomik kalkınma ve bölgedeki tüm insanlara fayda sağlamak için enerjiyi katalizör olarak görüyoruz ve Kıbrıs bunun için anlamlı bir rol oynuyor” dediğini bildirdi.

Önemli son bir not daha; Rum kesimi ile bu anlaşmayı imzalayan Katar Petrol’un Başkanı Saad Sherida Al-Kaabi’nin bir şapkası daha var.

Bu zat aynı zamanda Katar’ın Enerji Bakanı!..

Netice; Dev ABD’nin dev bir şirketini “uyarabilirken”, Katar’ın adını dahi anamıyoruz!..

Neden?

Müyesser Yıldız

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/turkiye-ile-ilgili-oyle-kritik-bir-madde-var-ki-31102003.html

Kategori:Uncategorized