İçeriğe geç

Bu “Aziz Milletin” Adı Ne?

Kişilerin yanlışları veya ihanetleri sebebiyle topyekûn bir millet, kurum veya kuruluşlar suçlanabilirmiş gibi; AKP ve ortağı MHP, başındaki kimi şahısların hezeyanları yüzünden köklü bazı sivil toplum örgütlerinin başındaki “Türk” ifadesinin kaldırılması gerektiğini savundu. Böylece de “Türklüğe ve Türk Milleti”ne nasıl sahip çıktıklarını göstermiş oldular.

Bir de bu hassasiyeti taşıyanların, dün kutladığımız bizatihi Türk Milleti’nin başarısı ve milli günü olan Cumhuriyet Bayramı’mızın 99’uncu yıldönümü mesajlarına bakalım.

Evet; hemen hepsi, kerhen de olsa Mustafa Kemal Atatürk’ü andı. Peki milletimizin adını hatırlayan oldu mu?

Erdoğan’dan başlayalım; “Aziz milletim” diye başladı, “29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı tebrik edip milletimize sağlık, huzur ve esenlik” diledi.

TBMM Başkanı Prof. Mustafa Şentop, “bugünün Millet olarak bizim iftihar günümüz olduğunu” belirtip, “Milletimize ve Devletimize hizmet etmiş bütün siyaset ve devlet adamlarımızı”, şehitlerimizi ve gazilerimizi “rahmet, minnet ve şükranla” andı.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyelerinden de “Türk Milleti” diyen çıkmadı. İsimlerinin önünde “Milli” olan Savunma ve Eğitim Bakanları dahil.

Savunma Bakanı Hulusi Akar, “asil milletimiz”, Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “milletimiz”, en “yerli ve milli bakan” olduğu söylenen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise, “aziz milletimiz” ifadelerini kullandı.

Haklarını teslim edelim; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın Cumhuriyet Bayramı dolasıyla hazırladığı videoda iki kez “Türk Milleti”, bir de “Şanlı Türk Milleti” denildi.

Keza Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli, mesajında “Türk Milleti’nin Cumhuriyet Bayramı’nı gönülden kutladı”, ayrıca “Türk Milleti”ne tam 6 kez vurgu yaptı.

Ankara’daki bu tabloya karşın, kimi dost kimi düşman yabancı ülkelerden bazılarının mesajlarını da aktaralım.

Yunanistan’ın milli günlerinde Beyaz Saray’da görkemli resepsiyonlar düzenleyen sözde “stratejik müttefikimiz” ABD, Cumhuriyet Bayramı’mızı Dışişleri Bakanı Antony Blinken aracılığıyla kutladı. Blinken’ın açıklamasında, “Türk halkı” ifadesi yer aldı.

İsveç’in Türkiye Büyükelçisi Staffan Herrström de, “Türk halkına en içten dileklerimi sunarım.” dedi.

Yine Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, “dost Türk halkına barış, esenlikler ve refah” diledi.

Ez cümle; “her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alma” politikasından hâlâ vazgeçilmedi mi ki, bu milletin adı “aziz, asil millet” tanımlamalarıyla geçiştiriliyor? Böyle tarihi bir günde gümbür gümbür ve gururla “Türk Milleti” denmeyecek de ne zaman denecek?!

Her Yerde Var Bir Tek Burada Yok

Türk Milleti’nin büyük coşkuyla kutladığı Cumhuriyet Bayramı’mızdan bir diğer önemli ayrıntıya geçelim.

Malûm; Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş adeta “dini lider” muamelesi görüyor.

İş “liderlikle” kalmıyor, en büyük bütçeler bu Başkanlığa ayrılıyor, ilgili ilgisiz her konuda durumdan vazife çıkarıyor veya hayatımızın her alanında görevlendiriliyor.

Geçenlerde medyaya yansıdı; Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş 45 günde 6 ülke gezmiş.

Özetle her yerde var.

Ama dün ne Anıtkabir’deydi ne de Saray’daki bayram tebriklerini kabulde!..

Bu da -Cuma Hutbesi’nde es geçildikten sonra- Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan dün yapılan yazılı açıklamayla Cumhuriyet Bayramı’mızın kutlanıp Mustafa Kemal Atatürk’ün adının anılmasının ne kadar kerhen olduğunun ispatı.

Atatürk’ü “lanetlemiş” birisinin Anıtkabir’e zaten gitmemesi gerekir de; Erdoğan’ın tebrik kabulüne bile katılmamasının izahı olmalı, değil mi?

Cumhuriyet Bayramı’mıza, bu en milli günümüze bir başka tavır mıydı, yoksa hasta veya yine yurtdışında mıydı?

Gördük ki, aynı akşam TOGG Gemlik Kampüsü Açılış Töreni’nde Erdoğan’ın yanındaydı. Şu duayı etti:

Ya Rabbi, milletimizin, devletimizin gurur günü olan Cumhuriyetimizin 99’uncu yıl dönümünde milli otomobilimizin şu anda banttan iniş merasiminde gurur yaşıyoruz, ya Rabbel alemin, devletimiz için, milletimiz için hayırlı, uğurlu eyle. Ya Rabbel alemin, milli otomobilimizin en güzel bir şekilde tamamlanması için Senden yardım diliyoruz. İşlerimizi kolaylaştır, zorlaştırma ya Rabbi. Hayırla tamamlamayı bizlere nasip eyle ya Rabbi. Burada çalışan kardeşlerimizi her türlü kazalardan, belalardan, musibetlerden muhafaza eyle ya Rabbi. Ya Rabbel alemin, birliğimizi, beraberliğimizi daim eyle. Milletimizi, devletimizi ilelebet payidar eyle ya Rabbi. Daha nice milli projeleri gerçekleştirmeyi bizlere nasip eyle ya Rabbi. Dualarımızı kabul eyle ya Rabbi. Ya İlahel Alemin, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, devletimizin kuruluşunda emeği geçen bütün büyüklerimizi saygıyla yad ediyoruz; cümle geçmişlerimizi, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyoruz, kabul eyle ya Rabbi.”

Demek ki, ne hastaymış ne de yurt dışındaymış!..

Bu durumda bize de, “Ya Rab, birilerine ümmetten önce millet olma bilincine kavuşmayı nasip et” diye dua etmek kalıyor.

Baksanıza; dünkü ana haber bülteninin sonunda Cumhuriyet Bayramı’mızı kutlarken, “bizi ümmet olmaktan çıkarıp, birey olma bilincini armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk” ifadesini kullandığı için malûm çevrelerin hedefi aldığı TRT’nin 18 yıllık çalışanı Deniz Demir, ekranlardan çekilmiş.

Bugün itibarıyla Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılına girdik. Bakalım önümüzdeki 364 günde daha neler yaşayacağız!..

Müyesser YILDIZ
30 Ekim 2022

Kategori:Uncategorized