İçeriğe geç

O Savcıyı Silivri’ye Getirin!.. Ya da!..

KCK soruşturması kapsamında MİT yönetiminden hesap sormaya yeltenen Özel Yetkili Savcı Sadrettin Sarıkaya görevden alındığına göre;

MİT’çilerin İmralı’da pazarlığa oturduğu,

PKK ile “özerklik” dâhil protokol imzalandığı,

PKK-KCK’nın içinde etkili ve yetkili MİT’çilerin olduğu; hatta birçok kanlı saldırıyı organize ettiği,

İddialarını araştırmak, soruşturmakla “kara propaganda ve halkı yanlış bilgilendirme” suçunu işlemiştir. Bu da hükümete bir “darbe” teşebbüsü olup derhal gözaltına alınmalı, tutuklanmalı ve Silivri’ye getirilmelidir!..

Saçmalamıyorum!..

Biliyorsunuz, Oda TV’de yazarken daha 2010’da PKK-İmralı pazarlıklarını yazdığım gibi yukarıda sıralanan şüphe ve iddiaları araştırdım.

Ve gerek savcılıkta gerekse mahkemede bana: “Neden PKK haberleri yaptın, neden şehit haberleri yazdın? Öcalan’ın avukatları ile niçin görüştün?” soruları soruldu. Ben de bunların suç olmadığını anlattım; ama neticede yaka-paça tutuklanıp Silivri’ye kondum. İddianame çıkınca da “suçumu” öğrendik: “Kara propaganda yapmış, halkı yanlış bilgilendirmiş”tim!.. 1 yıldır bunun için Silivri’de rehin tutuluyorum.

Gerçek tüm çıplaklığı ile bu olduğuna göre;

“Kaçma ve delilleri karartma” ihtimali kuvvetle muhtemel olan Savcı Sadrettin Sarıkaya’nın 1 saniye bile geçirilmeden Silivri’ye konması gerekmiyor mu?.. Ya da?..

* * * * *

Savcı Sadrettin Sarıkaya’nın gizliliği ihlâlden görevden alındığı açıklandı. Yani elindeki bilgileri medyaya “sızdırdığı” ima edildi. Yüzlerce insanın, neyle suçlandığını bilmeden yandaş medya eliyle infaz edilmesini, bir başka ifadeyle “manşetlerle çarpışarak” ipinin çekilmesini geçiyorum.

Galiba bu hafta Meclis’e “yargı reformu paketi” geliyor, değil mi? O pakette de yandaş medyaya af var. Çünkü “soruşturmanın gizliliğini” ihlâlden haklarında çok sayıda ceza ve hukuk davası açıldı. İşte bu “suçları” affedilecek!..

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Öyleyse ya Savcı Sarıkaya’yı görevine iade edin, ya da?!..

* * * * *

Savcı Sarıkaya kendisini “siyasi irade” yerine koyup: “Terörle böyle mücadele edilmez.” demiş… Yani haddini aşmış!.. MİT’çiler verilen görevi yapmış, kimse görevinden dolayı suçlanamazmış!..

Hasdal’da, Silivri’de rehin tutulan askerlerin yaptığı “görev” değil, “suç”tu!..

Savcıların, askeri tatbikatları hesaba çekmesi: “Öyle tatbikat olmaz.” demesi “demokratikleşme” idi!..

Savcıların gazeteciliği sorgulayıp: “Böyle haber mi yazılırmış?” demesi, normaldi!..

Yine savcıların kimin, nasıl kitap yazacağına karar vermesi “ileri hukuk”tu!..

Ama iş “terörle mücadeleyi” sorgulamaya gelince “had aşıldı”, öyle mi?

Beyler ya Savcı’dan özür dileyin, ya da?..

“Ya da” sı şu: Türkiye’nin artık değil yeni bir Anayasa, kanuna bile ihtiyacı kalmamıştır. Kaldırın hepsini gitsin, “koalisyon iradesi” ne istiyor, ne diyorsa o olsun!..

Ülkede kokacak tuz bile kalmadı… Bizler için hiç olmazsa bir avuç tuz ithal edin!..

Silivri’den kucak dolusu sevgiler,

Müyesser YILDIZ

15 Şubat 2012

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/savci-sadrettin-sarikaya-silivri-yolcusu-mu-2402121200.html

Kategori:Uncategorized