İçeriğe geç

Silivri savcı ve yargıçlarını çocuklarına şikayet etti

Emekli Kurmay Albay Erdal Akyazan Silivri’de başladığı kitabı Sincan’da bitirdi. “Balyoz” davasında 16 yıl hapis cezasına çarptırılan Akyazan’ın çalışması oldukça farklı, “kişiye özel” nitelikte. Çünkü Silivri özel savcı ve yargıçlarının çocuklarına sesleniyor.

“Babalarınızın dağıttığı adaleti sizin için bile dilemiyorum” diyor.

Sincan’da efsanevi komutan Engin Alan’ın koğuş arkadaşı olan Emekli Albay Akyazan’ı 6 Mayıs 2010’da Silivri’de yaptığı şu çağrıyla tanıdık:

“Omuzlarındaki yıldızları samanyolu kadar çok olan dört eski komutanımız var. Hilmi Özkök, Aytaç Yalman, Yaşar Büyükanıt, İlker Başbuğ. Onlara sesleniyorum! Vatansever bir subay bizi sırtımızdan hançerledi. Yalan söyledi, tuzak kurdu. Hançer sırtımızda ey benim eli öpülesi komutanım! Canım çok yanıyor! Gel buraya; ya hançerin hepsini sok bitir bu işkenceyi ya da çek çıkar hançeri sırtımdan ve sar yaramı…”

12 EYLÜL’DE İŞKENCE GÖRMÜŞTÜ

O, birilerinin işgâlcileri alkışladığı sırada henüz Kuleli Askeri Lisesi öğrencisi olup, işgâle karşı çıktığı için zindanlara tıkılan bir dedenin torunu…

O, 12 Eylül darbesinde, darbe karşıtı olduğu “terör örgütü üyesi” iddiasıyla tutuklanan, “aynı üniformayı giydiği komutanları” tarafından dövülüp, işkence yapılan biri…

O, 1851 Berlin Antlaşması ile çıktığımız Saraybosna’ya 145 yıl sonra ay yıldızlı bayrağımızı götüren ilk Türk birliğinin neferi…

O, Serebrenica soykırımından kurtulan Boşnak ninenin, sıcak yemek verdikleri için elini öptüğü Türk askeri..

Şimdi ise “darbeci, terörist”.

BABANI ŞİKAYET EDİYORUM

“Babanı Sana Şikâyet Ediyorum- Gelecek Kuşaklara Balyoz Gerçekleri” adını vermiş kitabına. Destek Yayınları’ndan çıkan kitap bir solukta okunuyor.

İnşallah “hedef kitlesi” savcı ve yargıçların çocukları da okur!

Kendilerine kurulan “tuzağı” anlatmıyor; savcı-yargıç çocuklarına bazı şeyler soruyor ve söylüyor. Şunlar gibi:

“Sizleri tanımıyorum. Aslında babalarınızı da tanımıyorum. Sadece onların işlerini nasıl yaptıklarını biliyorum. Sizler babalarınızı doğal olarak tanıyorsunuz. Peki, onların işlerini nasıl yaptıklarını biliyor musunuz?”

“Babalarınızın yaptığı işlerin pek de hukuki olmadığını bilin. Bunu ısrarla ve bilerek yaptığını da bilin.”

“Bir an için babalarınızla yer değiştirdiğimizi düşünün. Benim yakama yapışıp, ‘sahte imzayla seni kandırmaya çalışıyorlar, görmüyor musun, incelemiyor musun, babamı buna rağmen nasıl tutuklarsın?’ diye sormaz mıydınız? Ben ve benim çocuklarım hala edeple oturuyor, babalarınızın yakasına yapışmıyoruz. Onlar da adalet dağıtmaya devam ediyor. Ne adalet ama!..”

“Babalarınız ısrarla horoza fil diyor. On yüz bin yıl daha dese, horoz yine horoz, fil yine fil.”

“Babalarınızın yasaya aykırı davranabilme ayrıcalığı mı var?”

“Onlara, ‘Eğer böyle devam ederse bu devlet çökecek’ demeye utandığım için de utanıyorum. Çünkü ne olursa olsun babalarınız bir Türk yargıcı.”

“Ben babalarınızdan bile masumum.”

“Benim babam sizi suçsuz yere hapsetmezdi. Bundan eminim. Siz de emin misiniz?”

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN TUTUKLANDIĞI TARİH

Akyazan’ın, Silivri’de toplu tutuklama kararının verildiği güne dair duygu ve düşünceleri de çarpıcı. Şöyle diyor:

“11 Şubat 2011. Bu tarih benim değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin tutuklandığı tarihtir… Eğer biz yenilmiş bir ordu olsaydık ve bu ülke işgâl edilmiş olsaydı, halimiz ancak bu kadar hazin olabilirdi. Kendi ülkemde tutsak alındığımı anladım… O gece beni kimse gözyaşı dökerken görmedi, ama çok ağladım. Beni değil, ülkemi hapsettikleri için ağladım.”

Akyazan’dan çarpıcı son bir cümle daha:

“Babalarınızın yargıladığı bir Mustafa Kemal askeri. Ya kazanırım ya da ölürüm. Ama teslim olmam. ASLA!”

Müyesser Yıldız

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/turkiye-ile-ilgili-oyle-kritik-bir-madde-var-ki-31102003.html

Kategori:Uncategorized