İçeriğe geç

Erdoğan bunu yaparsa “kumpas” çözülür

Nihat Ergün uzun yıllar AKP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığını ve Meclis Grup Başkanvekilliğini yaptı. 2009’dan beri de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanıydı.

Başbakan Erdoğan’a çok yakın bir isim olduğu zannediliyordu, ama artık yok.

Balyoz, Ergenekon, Odatv, Poyrazköy, Askeri Casusluk vs. davaylarında tüm “deliller” dijitaldi. Özel Yetkili Mahkemeler tüm dijitalleri TÜBİTAK’a gönderiyor, Üniversitelerin, yabancı kuruluşların aksi raporlarına rağmen oradan da hemen hemen hep aynı uzmanların imzasıyla, “Bunlar orijinaldir” raporu geliyordu.

TÜBİTAK kime bağlıydı; Nihat Ergün’e.

Öküz ölüp, ortaklık bozulunca, “TSK’ya kumpas kurulduğu” itiraf edildi. Yani dolaylı şekilde TÜBİTAK’ın raporları da yalanlanmış oldu.

Nihat Ergün’ün görevden alınmasının başka bir izahı var mı?

Zaten kendisi de bugün devir-teslim töreninde, “parayla, pulla işinin olmadığını” açıkladı. Ancak şu sözleri ilginçti:

“Devlet içerisinde her mezhepten kişi kamu görevlisi olarak görev alabilir. Ancak insanlar mezheplerini, meşreplerini dışarıda bırakmayı bilmelidir. Devlet devlet olmaktan çıkar. Devletle ilişkisi olan insanlar buna hassasiyet göstermelidirler. Yönetilemeyecek kadar büyürse bir yapı kendi kendini yöneten birimler ortaya çıkar. Devlet bunlara bakar, hukuk içerisinde mücadele ederler. Devlette kendini yöneten birim olamaz. Bizim için zaman dolmuş oldu, görev tamamlandı. Sivil süreç başlamış oldu…”

İki şeyi hatırladım:

Ergün, Başbakan Erdoğan’ın operasyonların hemen başlangıcında görevden aldığı Emniyet İstihbarat eski Daire Başkanı Ramazan Akyürek’e çok yakın bir isimdi…

Ve Sincan’da ömür çürüten emekli Gazi Üsteğmen, Avukat Serdar Öztürk’ün savunmalarında dikkat çektiği üzere Nihat Ergün, Ergenekon sürecinde şu sözleri sarfetmişti:

“Mücahit hâkimlerimiz, mücahit savcılarımız var. Özel mahkemelerimiz var.”

“Bizim için zaman dolmuş oldu, görev tamamlandı. Sivil süreç başlamış oldu…” sözlerinin anlamı acaba bunlar mıydı?

Eğer “Çetelerin üzerine gitme, inlerine girme” sözünden dönmeyecekse, Başbakan Erdoğan’ın yeni atadığı Sanayi Bakanı Faik Işık’a tek bir talimat vermesi yeter.

Balyoz’da 236 askerin başını yakan Gölcük Donanma’da savcıların elleriyle koymuş gibi bulduğu CD incelenmedi, parmak izi alınmadı. Ancak bu CD Poyrazköy davasında TÜBİTAK’a gönderildi. Mahkeme 3 Eylül’e kadar raporun gönderilmesini şart koştuğu halde gönderilmedi, bir ön inceleme raporuyla geçiştirildi. Bu arada Yargıtay, incelenmemiş o CD’yi esas alarak, 9 Ekim’de Balyoz kararlarını onadı.

İşte Erdoğan ve yeni Bakan Işık, bu CD’nin ciddi şekilde incelenmesini ve raporun bir an önce Mahkemeye gönderilmesini sağlarsa, “kumpas” çözülür.

Müyesser Yıldız

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/turkiye-ile-ilgili-oyle-kritik-bir-madde-var-ki-31102003.html

Kategori:Uncategorized