İçeriğe geç

Ey IŞİD Sen Nelere Kadirsin!.. “Türkiye-Peşmerge İttifakından” Sonra Sıra “Türk-Rum Omuz Omuza”da…

Başbakan Ahmet Davutoğlu 2 gün önce 10 bakanıyla birlikte Atina’ya çıkarma yaptı. Bildik diplomatik açıklamalar, Yunanistan AB üyeliğimizi destekliyor haberleri, ortak kabine toplantısı, samimi pozlar ve anlaşmalar serisine bakarsanız, komşunun fethi tamam gibiydi.

Davutoğlu dönüş yolunda “Atina ziyareti nasıl geçti?” sorusunu şöyle cevaplıyordu:

“Çok verimli geçti. Oturup, iki ülke sanki bir coğrafyaymış gibi konuşuldu… Kıbrıs konusunda bir formül üzerinde çalışma kararı aldık. Kıbrıs müzakerelerinin tekrar başlaması, ama Kıbrıs’ın doğal kaynaklarının her iki tarafın doğal kaynağı olduğu gerçeğinden hareketle bir formül, çalışma yapalım konusunda da mutabık kaldık… Sonuca yakın bir şey var, ama onu ben şimdi zikretmeyeyim.”

Oysa her yere gitmekle ve her coğrafyadaki insanın diliyle konuşmakla övünen Davutoğlu, yaşadıkları zulüm had safhaya varan Batı Trakya’daki soydaşlarımızla dahi kucaklaşamamış, ancak oradan gelen temsilcilerle görüşebilmişti. Zira ziyaret öncesinde Yunanistan ayağa kalkmış, Rum Meclis Başkanı Yannakis Omiru da Atina’nın Davutoğlu’nun Batı Trakya’yı ziyaret isteği için, “Türk küstahlığı ve saygısızlığının sınırı yok” diyerek, Atina’nın bu konuda “doğru tepki vereceğinden emin olduğunu” söylemişti.

-Kıbrıs Formülü Ne?-

Davutoğlu’nun zikretmediği, “Kıbrıs müzakerelerinin tekrar başlaması formülüne” dönersek; Kimi kaynaklara göre formül şu:

“Taraflar önce Rum Yönetimi’nin sondaj çalışmalarının Noel (25 Aralık) öncesinde bitmesini ve Barbaros Hayreddin Paşa araştırma gemisinin de Türkiye’ye dönmesini bekleyecek. Rumların yeni sondaj çalışmaları 2-3 ay sonraya programlanıyor. Bu süre içinde uygun formülle müzakerelerin tekrar başlamasına çalışılacak.”

Ancak bizim bilmediğimiz formülü Rum basını Kasım sonralarına doğru duyurmuştu. İddiaya göre, Türkiye üçüncü taraflar aracılığıyla Rum hükümetine şunu önermişti:

“Kıbrıs sorununun çözümüne kadar doğal gazın tespiti ve çıkarılması konusunda moratoryum uygulanması veya müzakerelerde enerji başlığı altında doğal gazın birlikte yönetilmesi…”

Eğer Davutoğlu’nun formülü buysa, kabul edilmeyeceği o kadar belli ki… Zira Rumlar yabancı şirketlerle sismik araştırma için sözleşmeler imzalamaya devam ettiği gibi, İsrail, Yunanistan, Mısır’la yaptıkları anlaşmalara Lübnan ve Ürdün’ü de dahil etmeye hazırlanıyorlar.

-IŞİD’in Bereketi!..-

Yunanistan Başbakanı Samaras’ın, “Türkiye’nin AB üyeliğini destekliyoruz” demesine bakmayın. Evet destekliyorlar, ama neredeyse Türkiye’nin tapusunu alma karşılığında. Sadece Yunanistan’ın değil, ABD ve AB’nin baş şartlarından birisi de Rumların NATO üyeliğinin önünü açmamız.

Bakın aylar önce Rum medyası, Rum kesiminin NATO operasyonlarına katılmasını Türkiye’nin veto etmesinin nasıl etkisiz hale getirileceğine dair şunları yazdı:

“IŞİD operasyonları Kıbrıs-Amerikan askeri işbirliği ve teröre karşı ortak mücadele ilişkilerinin hızlandırılıp, geliştirilmesini gerekli kıldı. Bu konulardan çoğu ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Kıbrıs ziyareti sırasında gündeme getirildi ve iki ülke küçük adımlar (step by step) olarak anılan ikili anlaşmalar imzalayacak. Bu konular Kıbrıslı yetkililerin BM Genel Kurulu çerçevesinde Amerikalı yetkililerle görüşmelerinde ele alındı. Bu anlaşmalar ilerlerse, Kıbrıs’ın Barış İçin Ortaklığa katılımına Türk vetosu etkisiz hale gelecek.”

İşte Davutoğlu Atina’ya giderken, Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis’de Brüksel’de NATO karargâhındaydı ve bu plan hayata geçirildi.

Nasıl mı? IŞİD’le mücadele amacıyla toplanan 60 ülke dışişleri bakanları arasında Rum Bakan da vardı. Toplantıdan sonra yapılan ortak açıklamada IŞİD’le mücadelenin dışında, “Enerji güvenliğini güçlendirmenin” de konuşulduğu vurgulandı. Ayrıca, “AB’nin enerji güvenliğinin daha geniş bölgede, Karadeniz, Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz’deki yeni doğalgaz kaynaklarını da kapsar biçimde ele alındığı, bu konuda uluslararası hukuka saygının altının çizildiği” bildirildi.

Bu arada NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’le biraraya gelen Avrupa Konseyi Başkanı Donald Franciszek Tusk, AB’nin, IŞİD ile mücadeleyi tüm imkanlarıyla destekleyeceğini belirtirken, bu görüşmenin “AB ve NATO’nun transatlantik bağlantı ve işbirliği için önemli bir sinyal olduğunu” söyledi.

IŞİD karşıtı koalisyonun NATO’nun himayesinde olmasa da NATO binasında toplanmasının önemine dikkat çeken Tusk, “AB, koalisyonu destekliyor. Bölge için uzun vadeli bir strateji üzerinde çalışıyoruz. Bu strateji, AB ve üye devletleri biraraya getirecek” dedi. 2013’teki Avrupa Konseyi toplantısı ve Galler’deki NATO zirvesinde, “deniz güvenliği, siber savunma” gibi iddialı hedefler belirlendiğini de hatırlatan Tusk, bütün bu konularda birlikte çalışmaya karar verdiklerini duyurdu.

Kısacası, IŞİD bahanesiyle emperyalistler Kıbrıs’ta da Türkiye’yi planladıkları gibi, köşeye sıkıştırıp, Rumları NATO üyeliğine bir adım daha yaklaştırdı.

Türkçesi şu; Nasıl ki, Peşmerge-PKK-PYD koalisyonu ile IŞİD’le mücadeleye itildik, sıra da “Türk-Rum omuz omuza” var!..

Mamak, Şirinyer, Eskişehir, Malatya, Antalya ve Foça’ya kucak dolusu sevgiler

Müyesser YILDIZ

8 Aralık 2014

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/kibrista-koseye-sikisti-0812141200.html

Kategori:Uncategorized