İçeriğe geç

İşte Kimsenin Göremediği O Savcı… İşte Mahkeme Değil, Facebook’ta Yaptığı Savunması…

Kumpas kurbanı askerler, hazırladığı raporlarla Balyoz davasının seyrini belirlediğini öne sürdükleri dönemin 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcısı Bülent Münger’i hiç göremedi. Çünkü Münger, aleyhine açılan davada karar duruşması dahil, hiçbir celseye katılmadı. Münger’i oybirliğiyle beraat ettiren Mahkeme heyeti de onu hiç görmediğini itiraf etmek zorunda kaldı.

Öncelikle, çok merak edilen o meçhûl savcının fotoğraflarını bulduk. İşte yıllardır konuşulan, tartışılan ve suçlanan Bülent Münger.

İkincisi; Bilindiği gibi, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu, “Davacıların redd-i hakim talebi görüşülmediği ve sanığa son sözü sorulmadığı” gerekçesiyle Münger hakkında verilen beraat kararını usülden bozdu. Daha önceki hiçbir duruşmaya katılmayan Münger, Cuma günü temyiz kararının görüşüldüğü celseye de gelmeyip, ifadesini 1. Ordu Askeri Mahkemesi kanalıyla gönderdiği gibi, duruşmalardan vareste tutulmasını istedi.

Yani bir kez daha şikayetçi “silah arkadaşlarının” huzurunda savunma yapmaktan kaçındı.

-Kendisini Sosyal Medyada Savundu-

Ancak daha ilginci, mahkemede savcı ve hakimlere yapmadığı savunmasını, duruşmadan bir süre önce sosyal medya hesabı üzerinden takipçilerine yaptı.

Savunmadan ziyade, temyiz duruşmasıyla ilgili olarak bir süre önce yazdığımız “Balyoz’un Kilit İsimlerine Yargı Yolu” başlıklı haberimize “cevap veya tekzip” de denebilir.

Savunmasına, “Bu haber nedeni ile arkadaşlarımın şahsım hakkında yanlış bilgi ve kanıya varması en son isteyeceğim bir şeydir. Çünkü geçirdiğim bu zorlu süreçte arkadaşlarımın gerek benim gerekse ailem hakkımdaki fikirleri, düşünceleri ve nasıl bir aile ve kişilik yapısına sahip olduğumu bilmeleri dayandığım en kuvvetli destektir. Öyle olmaya da devam edecektir” diye başlayan Münger, “yanlış anlaşılmayı bir nebze de olsa gidermek ihtiyacı hissettiği” için şunları yazdı:

MEHMET BARANSU BELGE GETİRMEDİ : Baransu’nun getirdiği belgeler ifadesi gerçek dışıdır. Baransu tarafından bize bir belge getirilmemiştir. Söz konusu digital doküman DVD’ler halinde polis marifeti ile görev yaptığı gazeteden aldırılmıştır.

GERÇEKMİŞ VARSAYIMIYLA DEDİK, ÇÜNKÜ : Belgelerin gerçek olduğu varsayımından hareketle incelenmesi ifadesi kamuoyunu yanlış yönlendiren, gerçek dışı bir algı yaratan ifadedir. DVD’ler içerisinde kayıtlı binlerce belgenin büyük çoğunluğu normal askeri faaliyetlere ilişkin olan ve doğru olduğu tanıklar tarafından beyan edilen belgelerdir. Bunların asılları mevcut olmadığı ve her an itibarı ile bu belgelerin asıllarının ortaya çıkma ihtimali bulunduğu için bu belgeler gerçek olduğu varsayımından hareketle incelenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiştir. Normal askeri faaliyetlere ilişkin belgelerin sızdırılmasının da soruşturulduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Kaldı ki, soruşturmanın başlangıcında yapılan bu incelemeler sadece soruşturulması gereken bir suçun bulunup bulunmadığının tespitine ilişkindir. Soruşturmayı sonuçlandıran incelemeler değildir. Soruşturmanın başlangıcında dinlenilen bilirkişilerin darbe konusu olduğu iddia olunan dokümana ilişkin ayrıca beyanları alınmış ve zapta geçirilmiştir. Bilirkişiler bu belgelere Ordu Bilgisayarlarında rastlamadıklarını beyan etmişlerdir.

AHMET ERDOĞAN’I BEN SEÇMEDİM : Belgelerin incelenmesi için Pilot Kurmay Binbaşı Ahmet Erdoğan’ı görevlendirdiğim ifadesi gerçek dışıdır. Soruşturmanın başlangıcında binlerce dokümanın incelenmesi amacıyla Komutanlıktan bilirkişi görevlendirilmesi istenilmiştir. Askeri Savcılığımızca bilirkişi talebinde bulunulurken Komutanlığa herhangi bir isim verilmemiştir. Sadece konusuna vakıf olması, mesleki ve ahlâki olarak temayüz etmiş olması istenilmiştir. Ahmet Erdoğan’ın haiz bulunduğu görevi ve konumu Komutanlıkça değerlendirilmiş, bilirkişi olarak hazır bulundurulmuştur. Şikayet konusu yapıldığı için bu konular tek tek ayrıntılı bir şekilde Askeri Adalet Müfettişleri tarafından zaten soruşturulmuş, ancak herhangi bir suç unsuruna rastlanılmamıştır.

ÖZEL YETKİLİ SAVCILAR RAPORUMUZUN İŞLERİNE GELEN KISMINI ALDI : Bu belgeler gerçekse, bu bir darbe planıdır şeklinde rapor verince Balyoz tutuklamaları başladı ifadesi gerçek dışıdır. Kamuoyunu yanlış yönlendirmeye çalışan bir ifadedir. Zamanın Özel Yetkili Mahkemeleri tarafından başlatılan tutuklamalar Gölcük Karargahı’nda döşeme altında ele geçirilen dokümandan sonra olmuştur. Özel Yetkili Savcılık tarafından gönderilen yazıya istinaden gönderilen ve ilk incelemeleri içeren bilirkişi raporlarına dayanılarak herhangi bir tutuklama olmamıştır. Müteakiben diğer bilirkişilere ait diğer raporlar ve bu raporlar çerçevesinde vermiş olduğumuz takipsizlik kararı da derhal ve vakit geçirmeksizin Özel Yetkili Savcılıklara gönderilmiştir. Özel Yetkili Savcıların göndermiş olduğumuz raporların işine gelen kısımlarını alıp bir kısım TÜBİTAK raporlarıyla veya başkaca unsurlarla birleştirdikten sonra ortaya karışık tabir edilen bir sonuca varmaları ve iddianame tanzim ederek, Özel Yetkili Mahkemede dava açmaları kendi etik, ideolojik ve yargı anlayışlarına ilişkindir.

RAPORUMUZ AYM KARARININ DAYANAĞI OLDU : Özel Yetkili Savcıların söz konusu davranışlarını, Askeri Savcılığımıza ve soruşturmanın hemen başlangıcında dinlenilen Bilirkişiye yüklemeye çalışmak hem vicdansızlık, hem de yıllardır savunulan bir kısım görüşlere ters düşmektir. DVD’ler içeriğinde yer alan binlerce belgedeki sahtecilikleri tek tek ortaya koyan Askeri Savcılığımızın soruşturmanın başlangıcından itibaren 7 ay içinde verdiği takipsizlik kararı Anayasa Mahkemesi tarafından dahi Balyoz’u sonuçlandıran kararına dayanak teşkil ettirilmiştir.

HİÇBİR SANIĞA KELEPÇE VURMADIK : Yine bu süreçte darbe planlarına ilişkin hiçbir Balyoz sanığı Askeri Savcılığımızca mağdur edilmemiştir. Bulundukları cezaevlerinden elleri kelepçeli ve rencide edecek tarzda Askeri Savcılığımıza getirilmemiş, şüpheli ya da sanık sıfatı ile ifadelerine başvurulmamıştır. Avukatlarının talepleri öncelikli değerlendirmeye alınarak kanuni sınırlar dahilinde azami derecede iyi niyetli davranılmıştır.

HAKKIMDAKİ DAVANIN MÜSEBBİBİ ASKERİ YARGITAY : Balyoz sanıklarının dönemin Askeri Savcısı Bülent Münger aleyhine açtığı dava ifadesi gerçek dışıdır. Bir kısım Balyoz sanıklarının, yapmış olduğumuz soruşturmaya ilişkin şikayetleri Askeri Adalet Müfettişince soruşturulmuş ve Milli Savunma Bakanı tarafından soruşturma izni verilerek bazı şikayetler hakkında yapılan soruşturma sonucu Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığınca hakkımda iddianame tanzim edilerek dava açılmıştır. Davamın görüldüğü mahkeme olan Askeri Yargıtay 4. Dairesi, genişletici bir yorum yaparak, hakkımdaki iddianameyi tüm Balyoz sanıklarına tek tek göndererek şikayetçi olup olmadıklarını, davaya katılıp katılmak istemediklerini sormuştur.

BAZI BALYOZ SANIKLARI KİN VE NEFRETİN ETKİSİNDE : Balyoz sanıkları bu sayede hakkımdaki davadan haberdar edilmiştir. Yüzlerce kişi ise iddianameyi gördükten sonra şikayetçi olmamış ve davaya katılmamıştır. İddianame son derece dayanaksız olduğu halde Balyoz sanıklarının bir kısmı; ya bulundukları şartların ya da kin ve nefret söylemlerinin etkisi ile iddianameyi anlamadan ve davayı çözümleyemeden davaya katılım yapmıştır.

MAHÇUP OLACAKLAR : Askeri Yargıtay’da görülmekte olan davanın konusu ve bu dava nedeni ile ileri sürülen iddialar, hakkımdaki davaya katılan Balyoz mağdurlarını mahçup edecek, şapkalarını önlerine koyup düşündürecek nitelikte bir davadır.

BARANSU SÖZLERİMİ ÇARPITTI : Hakkımdaki davanın konusu; Askeri Savcı olarak yürüttüğüm soruşturmada halen tutuklu bulunan bir gazeteciyi tanık olarak dinlerken basına sızdırılmış olan bilirkişi raporunu ve gazete haberini esas alarak söylemiş olduğum, “Bu rapor faraziye başlığı altında tanzim edilmiştir. Bir Ordu böyle şeyler yapmaz, kendi uçağını düşürmez, kendi camisini bombalamaz, bu planlara inanmıyorum, bilgisayarlarda bunlara rastlanılmadı, bunların yer aldığı gazete haberleri doğru değil” şeklindeki sözlerimin, bir kısım gerçek dışı ifadelerle bezenerek, Karargâh adlı kitapta yayımlanması nedeni ile bunların soruşturma içeriği hakkında bilgi vermek olduğu düşüncesi ile görevimi kötüye kullandığıma ilişkindir. Bu dava konusu dikkate alındığında hakkımda şikayetçi olup davaya katılanların kendileriyle çeliştiği de açıkça ortada değil midir? Hakkımda şikayetçi olarak davaya katılanlar yıllardır savundukları ilkeleri, ileri sürdükleri savunmaları inkar etmemişler midir? Hakkımdaki davada, suçlanmama yol açacak hiçbir somut delil bulunamamıştır. Duruşmanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeni ile ilk celsede sonuçlandırılması mümkün iken, yargılamanın sonuna kadar devam ettirilmesi bizzat tarafımca Mahkeme Heyetinden talep edilmiştir. Kitabın yazarı; ifade günü gazetelerde yer alan bilirkişi raporunu kendisine okumadığımı, bilirkişi raporunu özel yetkili savcılıktan alarak kitabına konu ettiğini, kendisi ile gazete haberleri dışında hiçbir şey konuşmadığımı, kendisine bilgi kaynağı olmadığımı gerek soruşturma gerekse yargılamanın tüm aşamalarında yeminli bir şekilde beyan etmiştir. Kitabın yazarının yalan ifade vermesini gerektirecek bir neden ya da başkaca aleyhime bir delil Mahkemece yapılan tüm araştırmalara rağmen tespit edilememiştir.

RAPORUMUZU KURYE POLİSLER SIZDIRDI : Özel Yetkili Savcılar tarafından kurye olarak görevlendirilmiş polis memurlarına Askeri Savcılığımızca teslim edilen bilirkişi raporlarının bazı kısımlarının saklanarak basına sızdırılmasından dolayı da bizzat tarafımca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunulduğu da gözden uzak tutulmamalıdır.

Evet, Münger’in mahkemede değil, sosyal medyada yaptığı “savunma” böyle.

Pek çok çelişki, beraberinde özellikle Özel Yetkili Savcılar, polisler ve Baransu’ya birçok suçlama var.

Herhalde Balyoz sanıkları bunlara tek tek cevap verecektir.

Bizim merak ettiğimiz şu:

Bunları gelip, neden mahkemede anlatmadı/anlatmıyor?

Daha önemlisi Askeri Yargıtay, sadece şikâyetçilerin değil, Askeri Savcının da ısrarlı taleplerine rağmen neden Münger ve Baransu’nun duruşmaya getirilmesini, kumpas mağdurlarıyla yüzleşmesini ve çapraz sorgusunun yapılmasını kabul etmedi/etmiyor?

Müyesser YILDIZ

27 Haziran 2016

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/yillardir-konusulan-tartisilan-ve-suclanan-mechul-savci-ortaya-cikti-2706161200.html

Kategori:Uncategorized