İçeriğe geç

Almanya İle Sorun Ne?

Erdoğan’ın, “Bizi üye yapmayacaksanız söyleyin. Kendi göbeğimizi kendimiz keseriz” demesine karşılık Başbakan Binali Yıldırım’ın, “Hâlâ stratejik önceliğimiz” olarak nitelendirdiği AB’nin lokomotif ülkesi Almanya ile yaşanan kriz giderek tırmanıyor.

Görünürdeki sorunlar ne?

Almanya’nın hem PKK, hem FETÖ’cülere kucak açması. Bunların iadesine yanaşmaması…

Özellikle tutuklama ve yargılamalar anlamında Türkiye’nin egemenlik hakkına müdahale etmesi…

Alman milletvekillerinin, İncirlik ve Konya’daki üslerde bulunan askerlerini ziyaretine izin verilmemesi…

Bir de AKP’nin Avrupa’daki faaliyetlerinin engellenmesinde, başı çeken ülkenin Almanya olması…

Türkiye tepkisinde yerden göğe haklı da iğneyi azıcık kendimize batırsak!..

Şöyle ki;

Alman milletvekillerinin İncirlik’i ziyaretine niye izin vermemiştik? Parlamentoda “soykırım” iftirasını kabul ettikleri için… Sonra “soykırım” iftirası unutuldu, iş PKK’lı ve FETÖ’cülerin iade edilmemesine bağlandı. Haklı bir tepkiden, pazarlığa dönüşen bu süreçle kendi elimizi kendimiz zayıflatmış olmadık mı?

Yargımıza müdahale ve bu cesareti nereden aldıkları meselesi; Biz onlardan teröristlerin iadesini isterken hep, “Bu yargının meselesi. Bizde yargı bağımsız” dediler. Buna karşılık ülkemiz yöneticileri, “Sen vermezsen, kusura bakma ben de vermem” söylemleriyle kararın yargıya değil, kendilerine ait olduğunu ilân etmediler mi? Bir dönem atılan gazete manşetleri ve FETÖ’cü polislerin getirdiği dosyalarla herkesi “Ergenekoncu” ilân etmekten ders çıkarılmadı ki, bugün de gözaltına alınanlarla ilgili aynı şekilde “hüküm” verilerek, Türkiye’nin böylesine ithamlara, bu pervasızlıklara maruz kalmasının önü açılmış olmadı mı?

-ABD’ye de Aynı Savaşı Açmamız Gerekmiyor mu?-

Almanya’nın Türkiye karşıtı tutumunun izahı yok. Yok da ABD daha beterlerini yapmıyor mu?

– Yargısal faaliyetlere müdahale ediyor, Türkiye’yi her gün eleştiriyor, “Şunu derhal serbest bırakın” diyor…

– FETÖ’nün elebaşı orada ve tüm çabalarımıza rağmen iade etmiyor…

– Geçiniz STÖ’leri, aktivistleri on yıllardır resmi kurumlarında Türkiye’yi bölünmüş gösteren haritalar kullanıyor…

– Alenen terör örgütünü, Türkiye’ye tercih ediyor…

– Bırakın himaye etmesini PKK/PYD/YPG’li teröristleri eğitip, silahlandırıyor…

– Ve bu silahların sevkinde de maalesef topraklarımızdaki İncirlik Üssü’nü kullanıyor…

Ama bir kez olsun ABD’yle tansiyonu böylesine yükseltip, “Eyyy Amerika” diyemiyoruz.

Ki, Başbakan Binali Yıldırım, “Amerika’ya savaş açacak halimiz olmadığını” söylemişti. Tamam da hiç olmazsa hem Almanya, hem ABD’ye “dost, müttefik” demekten vazgeçsek… En azından hem 15 Temmuz, hem terör şehitlerimizin kemiklerinin sızlamaması adına!..

Buyurun, daha dün Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Almanya için, “Dost ve müttefik bildiğimiz”, Türkiye hakkında demediğini bırakmayan Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel için de, “dostum” demedi mi?..

Yöneticilerimizin ABD’ye muhabbetini biliyoruz. Biliyoruz da bildirideki ifadeyle, “15 Temmuz için coşku içinde gerçekleştirilen faaliyetlerden” sonra yapılan MGK toplantısında yapılan açıklamada, “15 Temmuz şehitlerinin rahmetle, tüm gazilerimizin şükran ve minnetle anıldığı” vurgulandıktan sonra PYD/YPG’yi silahlandıran ABD için şu ifade kullanılmadı mı?

“Bazı müttefik ülkelerin PYD/YPG terör örgütüne verdiği silah ve mühimmatın PKK terör örgütünde ele geçiriliyor olması…”

-Merkel mi Türkiye İçin Üzülecek?-

Almanya krizine dönersek;

Ankara’ya göre, Almanya’nın “Bu yollara tevessül etmesinin” sebebi yaklaşan seçimlermiş…

Gerçekten öyleyse muhatap bile almamamız ve ABD sözkonusu olduğunda “sorun” yapmadığımız konuları Almanya için de “sorun” saymamamız gerekmez mi?

İç ve dıştaki bir başka değerlendirme; Merkel’in Erdoğan’dan hazetmemesi ve Türkiye’nin gidişatından rahatsızlık duyması…

15 yılda Türkiye-Almanya arasında neler yaşandı, ama Merkel-Erdoğan ilişkisi kısa süreli kesintiler dışında hiç bozuldu mu?… Ayrıca Merkel, Erdoğan’a vurdukça, içeride daha da güçlendiğini ve daha radikal kararlar aldığını bilmez, görmez mi?.. Ve Türkiye’nin demokrasisi, hukuku, huzuru Merkel başta olmak üzere hangi emperyalistin umurunda olabilir ki?

Onlar sadece ve sadece çıkarlarına bakar.

O halde sorulacak soru şudur:

Erdoğan-Merkel arasındaki bu son “sorun” gerçekte nedir?.. Yıllarca Türkiye’yi dinleten Merkel bu defa ne istiyor?

Müyesser YILDIZ

21 Temmuz 2017

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/yillarca-turkiyeyi-dinleten-merkel-bu-defa-ne-istiyor-2107171200.html

Kategori:Uncategorized