İçeriğe geç

Aziz Nesin’lik Soruşturma!..

İki ay kadar önce darbe davalarından birisi hakkında bir haber yazdım.

“Yazmaz olaydım” diyecek kadar trajikomik, bir o kadar da Aziz Nesin’lik olaylara sebep oldum.

Mahkemenin, Başkanının ve davanın adının önemi yok. Ayrıca bakarsınız, belki bu da soruşturma konusu yapılır. Sadece olayın ülkemizin Başkentinde geçtiğini belirteyim.

Haberin konusu şuydu:

Duruşmalar bitmiş, karar açıklanmıştı. Ancak Mahkeme Başkanının salonda açıkladığı karar ile yazılı kısa karar arasında önemli farklar vardı. Sadece ve sadece hangisinin doğru olduğunu, bir de bu farkın sebebini sordum.

Sonra duydum ki, Mahkeme Başkanı haberde adı hiç geçmeyen sanık avukatlarının birisi hakkında, “Bu haberi yazdırarak, Mahkemeyi küçük düşürmekten” suç duyurusunda bulunmuş. O kadar avukat arasından neden onu seçti, aralarında bir husumet mi var, inanın hiçbir bilgim ve fikrim yok.

Dikkat buyurunuz; “Mahkemenin küçük düşürüldüğü” iddiasında bulunuluyor ve haberi yazan ben değil de “yazdırdığı” zannedilen bir avukat suçlanıyor.

Peki Mahkeme Başkanı, bu avukatı nereye şikâyet ediyor; Hakimler ve Savcılar Kurulu’na!..

Adı üzerinde, Kurul sadece hakim ve savcılarla ilgili şikâyetlere bakan bir yer.

Haliyle şikâyet dilekçesini Ankara Barosu’na, anladığım kadarıyla bir de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Avukat ve Noter Soruşturma Bürosu’na gönderiyor.

Ankara Barosu ne yapıyor? Kovuşturmaya yer yok kararı veriyor.

Ancak zan altında bırakılan Avukat, bu kararı kabullenemiyor, hakkında disiplin soruşturma açılmasını ve gerçeğin ortaya çıkarılmasını istiyor.

Aynı zamanda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe verip, “Mahkeme, ……… tarihli yazıyı Müyesser Yıldız’a azmettiren olarak benim yazdırdığımla ilgili hakkımda suç duyurusunda bulunmuş, yazıyı yazan hakkında suç duyurusunda bulunmamıştır. Ayrıca şunu da belirtmek isterim, kısa kararı Müyesser Yıldız’a ben vermedim ve yazıyı da ben yazdırmadım. Avukatların hakkındaki suç duyurularının HSK ile bir ilgisi olmadığı malumdur. Hakkımda suç duyurusu yapılması ve bunun HSK’na gönderilmesinin, Mahkemenin kendi yaptığı yanlışlığı örtme gayretinden kaynaklandığını değerlendirmekteyim” diyor.

Avukat, gerek Baro gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’dan beni çağırıp, yazıyı kendisinin yazdırıp yazdırmadığının tarafıma sorulmasını da talep ediyor.

Henüz Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan böyle bir davet gelmedi, ama Ankara Barosu hafta içinde beni çağırdı.

Konunun önemi dolayısıyla tam 3 avukat arkadaşla birlikte gittim!..

Baro Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Hamit Baykara’ya ifade verdim.

Av. Baykara olayı 10 satırda özetleyerek, yazımın kaynağının o avukat olup, olmadığını sordu.

Ben de 6 satırlık cevabımda, haberimin kaynağının kesinlikle o avukat olmadığını söyledim.

16 satırlık ifadeyi karşılıklı imzaladık ve işlem bitti.

Şimdi merakla Baro’nun soruşturmasının sonucunu, bir de Savcılığın beni çağırıp, haber kaynağımı sorup sormayacağını bekliyorum.

Basının halleri malûm da 21. Yüzyılda hukuk adına her anlamda ne kadar hazin bir tablo, değil mi?

Müyesser YILDIZ

31 Mart 2018

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/bir-darbe-haberi-yazdim-yazmaz-olaydim-31031814.html

Kategori:Uncategorized