
MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Terör örgütüne silah bırakma çağrıları, dağdan şehre inip siyaset yapma davetleri, siyasi çözüm ümitlerinin yeşertilmesi ve teröristlere örtülü siyasi af vaatleri, Türkiye’nin karşısına çıkartılması amaçlanan siyasi tezgahın alt yapı hazırlıkları olarak görülmelidir… Sapla saman birbirine karışmış; teslimiyet ve gafletin adı ‘demokratlık’, Meclis’e kadar uzanan ihanetin adı da ‘demokratik mücadele yolu’ olmuştur. Cumhuriyetimizi yeniden inşa adı altında bir yıkıma doğru götürmek isteyenlerin bu ihanet projeleri asla ve asla kabul edilemez.” demişti 2007’de.
İmralı’daki teröristbaşının isteği ve onayı, iktidar ve ortaklarına ilave olarak adını “yeni” koyan Özgür Özel’in partisinin de desteğiyle TBMM Adalet Komisyonu’nda 18 saatlik maratonun sonunda kabul edilen PKK yasası, tam da Bahçeli’nin 19 yıl önce çizdiği bu tablonun hukuksallaştırılmasının “ilk adımı”, değil mi?
Bölünmekten Kurtulmuşken
Söz konusu yasa teklifiyle ilgili olarak AKP Genel Başkan Vekili Efkan Ala, “her zaman terör örgütü ile Kürt vatandaşlarımızın ayrımını yaparak yola devam ettiklerini” belirterek, “Türkiye, terörden tamamen kurtulma aşamasına geldiyse, burada en büyük pay, şehit ve gazilerimizindir… Onların fedakârlıklarıyla Türkiye bölünmekten kurtulmuştur.” dedi.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik şunları söyledi:
“Dünyadaki savaşların çoğunda iç savaşlar vardı. Etnik kavgalar vardı. Dini kavgaları vardı. Ciddi ayrışmışlıkların neticesinde ortaya çıkan bölünmüş, parçalanmış toplum yapıları vardı. Fakat bütün bu olayların en şiddetli zamanında, en stresli zamanında bile Türkiye tek millet vasfını hiçbir zaman kaybetmemiştir.”
İktidarın gayrıresmi sözcüsü Abdülkadir Selvi de, “Ortadoğu’daki yüz yıllık emperyalist planların çöpe atıldığını” iddia etti.
Bu propagandalara karşın neler oluyor?
İmralı’daki bebek katili ve teröristleri Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi haline getiriliyor… Şehit ve gazilerimizin bölünmekten kurtardığı Türkiye, bölünme sürecine sokuluyor… Türkiye’nin “tek millet” vasfını kaybetmesinin temelleri atılıyor… Kısacası “100 yıllık emperyalist planlar” ihya ediliyor!..
Ne Diyorlar Duyuyor musunuz?
İktidar, ortakları ve medyaları düğün bayram yaparken, bizler kabus mu görüyoruz yoksa? Hayır. Teröristbaşının, PKK’nın ve siyasi aktörlerinin en başından beri söylediklerini unutun; sadece yasa teklifine ilişkin şu coşkularına bakın yeter:
DEM eş başkanı Tuncer Bakırhan: “Türkiye siyasi tarihinde yeni bir sayfa açıyoruz… İlk defa Türkiye’de ortak geleceğimizin hukukunu birlikte yazacağız… Bu yasa bir son durak değil, tam tersine değerli, önemli ve tarihi bir başlangıçtır.”
DEM eş başkanı Tülay Hatimoğulları: “Bu yasa elbette tek başına yüzyıllık bir sorunu çözebilecek bir yasa değil, ama bir adım atma, bir kapıyı aralama konusunda son derece tarihi bir yasadır.”
DEM Sözcüsü Ayşegül Doğan: “İnsanları onur kırıcı bir pişmanlık ilişkisine zorlamak yerine, dayatmacılık yerine, çatışmanın sona ermesinin hukuki sonuçlarını tanımlayan bir yasa teklifinden bahsediyoruz.”
DEM Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç: “Demokratik toplumun inşası ve Kürtlerin kimliği, dili, kültürü ve statüsüne ilişkin tartışmalar bundan sonra başlayacak. Devlet ilk kez Kürt sorununun varlığını resmi zeminde kabul etti.”
KONGRA-GEL eş başkanı Remzi Kartal: “Genel koordinasyonun önder Apo tarafından yürütülmesi gerekiyor; çünkü devletle müzakere eden ve Kürt tarafını temsil eden kendisidir.”
15 Gün Önce “Lozan” Diyen Özgür Özel
10 yıldır hapiste olan eski HDP eş başkanı Figen Yüksekdağ’a da kulak verelim.
Açık açık, “Kürt meselesi Türkiye’de ilk kez doğrudan bir yasal düzenlemenin konusu haline geldi, tarihi bir eşik bu. 1921 Anayasası belgeleri ve o dönem Kürtleri inkâr etmeyen anlayışın terk edilmesinden 100 yıl sonra bugün Kürtleri hukuk içine almanın yolunu açacak bir yasal bir düzenlemeyi konuşuyoruz.” dedi.
Acaba Yüksekdağ’ın şu sözlerini Yeni Parti ve lideri Özgür Özel de duydu mu?
Neden mi?
Sadece 15 gün önce, Lozan’ın 103’üncü yıldönümünde, Hacı Bayram’da kıldığı Cuma namazından sonra şunları söylemişti de ondan:
“Sevr’in yırtılıp atıldığı, yani Ortadoğu’da ve sınırlarımız içinde-dışında birtakım anlaşmaların, hesapların, teslimiyetin yırtılıp atıldığı bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin ilân edildiği ve o günden bugüne kadar o sağlam temellerin ve kolonların bizi taşıdığı yerdeyiz. Aynı kararlılıktayız. Ne Lozan’dan ne Misak-ı Milli sınırlarından ne Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünden ne partimizin ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden bir adım, bir santim başka bir yerdeyiz.”
PKK yasasına verilen destekle nerede durduklarını gördük işte!..
Türkiye’yi Büyütmeye Geleceklermiş
Avrupa’da olan ve bu yasayla dönmeleri beklenen PKK’lılardan KCK’nın başı Zübeyir Aydar’ı unutmayalım.
Düzenlemenin, geçmişte dile getirilen “dağda silah kullanacağına ovada siyaset yapsın” anlayışıyla bağdaşmadığını vurgulayıp iki yerde “terör örgütü” ifadesinin geçmesinden rahatsız olsa da şunları kaydetti:
– “Kürdistan’ın özgürlük hareketi ‘terörist’ bir hareket değil, bir özgürlük hareketidir. Onu onaylamıyoruz.”
– “Başkan Apo’nun koşullarının bir an önce barış ve siyasallaşma koordinatörü biçiminde düzenlenmesini bekliyoruz.”
– “Kürtler bu coğrafyanın kadim bir halkıdır. Kürtlerin de burada hukuk içinde kendisini tanımlayabilmesi, örgütleyebilmesi, yönetebilmesi, kendisini ifade edebilmesi ve buna uygun biçimde yaşayabilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bunun için çalışıyoruz, çalışmaya da devam edeceğiz… Biz ülkeyi küçültmek değil, büyütmek istiyoruz.”
Şu kadere bakın.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, şimdikinin hemen hemen aynı olan birinci açılım süreci için, “bölünerek büyüme politikası işte tam da budur” diyerek, “önce özerklik, peşi sıra federasyon, takip eden zaman içinde konfederasyon ve en nihayetinde de Kürdistan’ın kurdelesinin, BOP müdavimleri tarafından kesilmesinden” söz etmişti.
Bugünkü en temel fark ne?
MHP sürecin ortağı… Gazi Meclis de “ilk adımın” öncüsü…
Adalet Komisyonu’nda 18 saat çalıştılar. Herhalde 5 günde de yasayı Genel Kurul’dan çıkarırlar.
İyi, ama unutulan bir şey var.
Bu millet, asırlık devletin kaderinin bir haftada değiştirilmesine izin verir mi hiç?!
Müyesser YILDIZ
9 Ağustos 2026
12punto link: https://12punto.com.tr/yazarlar/muyesser-yildiz/asirlik-devlete-bir-haftada-yeni-gomlek-bicilecek-oyle-mi-148020