İçeriğe geç

Verdiği Beraat Kararıyla Yargıyı Sallayan Hakim Kim?

Türkiye üç gündür eski korgeneral Metin İyidil hakkında verilen “Müebbet-Beraat-Müebbet” arasında gidip gelen birbirine yüzde 100 zıt kararları tartışıyor.

15 Temmuz döneminde Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK)’nda Muhabere ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı olan eski Korgeneral Metin İyidil, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. Yargılama sonucunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Bu davaya bakan Mahkemenin Başkanı Hüsamettin Otçu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne Daire Başkanı olarak atanırken iki üye hakim de Yargıtay’a seçildi.

Dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi’ne gitti. Yaklaşık 13-14 aylık incelemeden sonra Daire sürpriz bir şekilde diğer sanıklar hakkında verilen kararları aynen onarken, Metin İyidil’in beraat ve tahliyesine karar verdi.

Tabir-i caizse kıyamet de ondan sonra koptu. Karar sadece yargı camiasını değil siyaseti de karıştırdı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı aranıp, “Ne oluyor?” diye soruldu. Kararı İstinaf’ın verdiği anlaşılınca, burası devreye sokuldu. İstinaf Başsavcısı, Metin İyidil kararına itiraz edip, düzeltme talebinde bulundu. 20. Ağır Ceza Dairesi, kararında direndi. Dosya 21. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Burası ise İyidil’in tahliye kararın kaldırılması ve sanığın tutuklanmasına yönelik yakalama müzekkeresi çıkardı.

Limak Holding ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir’in kayınbiraderi de olan İyidil yeniden tutuklanırken, İyidil’i kaçırma teşebbüsünde bulundukları iddiasıyla avukatı ile Özdemir’in oğlu ve gelini gözaltına alındı. Ancak üç isim aynı gün Savcılık’ta ifadeleri alınmadan serbest bırakıldı.

Tüm bunlar iki günde yaşandı. Yargı camiası ve medya olanları tartışırken, bir şey daha oldu; Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), İyidil’e beraat kararı veren 20. Ceza Dairesi heyetinin görev yerlerini değiştirip başka illere atadı, ayrıca haklarında inceleme başlattı.

2015’te Genelkurmay’a Gelen Mesaj

Kulislerde İyidil kararı için, “kişiye özel bir karar” denildiğini ve “borsa” şüphesinin dillendirildiğini de belirtelim.

Sebep bu mudur ya da çok başka ihtimaller olabilir mi; Bunu yorumlayabilmek için biraz geriye gidelim.

20 Mart 2015 tarihinde Genelkurmay Özel Kalem’e bir e-posta gelir.

Gerçek veya sahte, H.K. isimli birisi tarafından gönderilen mesajın konu bölümünde, “Akrabam olan askeri hakim H…. G.. hakkında” yazmaktadır.

“Sayın Komutanım” hitabıyla başlayan mesaj şöyledir:

“Ben 17/25 Aralık darbe girişimlerinden önce cemaati seven ve toplantılarına katılmaya gayret eden birisiydim. Hatta az da olsa maddi olarak destek oldum. Fakat 2014 yılının ilk aylarında cemaatin bazı ileri gelenleriyle yaptığım sözlü tartışmalar beni cemaatten soğuttu. Akrabam olan H…. G..’ün kendisine gelmesi ve paralelcilerden tamamen ayrılması için çaba sarfettim. Ama ne yazık ki, kendisini ikna edemediğim gibi beni münafıklıkla suçladı. Biraz üzülerek de olsa bu e-maili atmaya karar verdim. Herkes çevresinde bildiği ve kendisini paralelcilerden kurtaramayan kişileri gerekli yerlere iletirse devletimizin, milletimizin düzlüğe çıkması daha kolay olacağı kaanatiyle bu bilgileri paylaşmayı borç bildim. Geçmişte kendisinin, akrabası olmamdan ve cemaatle irtibatımı bilmesinden dolayı anlattığı ve bir kısmını da benim bizzat bildiğim meseleleri şunlardır; H…. G.. daha ortaokul yıllarında cemaatin yetiştirdiği ve askeri lisede okuması için yönlendirilen birisidir. Askeri lise dönemlerinde bu okulu kazanmasında yardımcı olan abileri ile sürekli görüşmüş. Askeri hakim olarak tayini Edirne’ye çıktığında abilerinin tanıştırdığı eşi ile evlendi. Eşi ilk zamanlarda başını açmayı kabul etmiş olsa da sonradan başını açmayı reddedince çok sıkıntı yaşadı. Eşi başörtülü olduğu için eşini sürekli askeri ortamlardan gizledi. Hatta evliliğinin ilk yıllarında bekar olduğunu da söylüyordu. Resmi nikahını hem arkadaşlarından hem de görev yaptığı Edirne Askeri Mahkemesinden gizlemişti. Bu durumun ortaya çıkmaması için eşine askeri kimlik kartı bile almamıştı. Hep dışardan ev tuttu, lojmanda bugüne kadar hiç oturmadı. Ankara’ya tayininin çıkmasında ve Yargıtay’a seçilmesinde de hep abilerinin yardımı ve etkisi oldu. Yargıtay’a seçildikten sonra ise kendisine kolay kolay zarar verilemeyeceğini düşünerek, daha rahat yaşamaya başladı. Çocuklarının ikisini de kreşten itibaren Ankara Sincan’daki paralel koleje gönderdi. Bu konuları kendisiyle birkaç defa görüşmeme rağmen hala çocuklarını almamıştır. Aslında kendisi bu okula göndermek istememekle beraber eşinin, ‘Çocuklarımız hizmetten uzak kalmasın’ baskısından dolayı çocukları okula devam etmektedir. Bu yazdıklarım araştırılırsa, hepsinin gerçek olduğu anlaşılacaktır. Bir taraftan akrabamı sanki ispiyonluyor gibi düşünüp ezilirken, diğer taraftan bu mevkiye gelmiş ve yaşamı boyunca olaya rağmen hala paralellerle beraber iş tutan bir kişiyi ortaya çıkarmanın gururunu yaşıyorum. Saygılarımla.”

Ne İşlem Yapıldı?

Bu ihbarın akıbetini ise 15 Temmuz’dan sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 1 Ocak 2010-15 Temmuz 2016 tarihleri arasında askeri Yargıtay’da verilen kararlara yönelik olarak yaptırdığı incelemeden sonra hazırlanan rapordan öğrenebiliyoruz.

2017’de Milli Savunma Bakanlığı Askeri Adalet Teftiş Kurulu’nca yapılan incelemeye göre, sözkonusu mesajı Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı 4 Mayıs 2015’te MSB’ye, MSB 14 Mayıs’ta Adli İşlere, orası da 20 Mayıs’ta Askeri Yargıtay Başkanlığı’na göndermiştir.

Sonraki süreci rapordan aktaralım:

“Safahatı yukarıda açıklanan ihbara yönelik olarak Askeri Yargıtay’ca yapılan tek işlemin Genel Sekreterin bizzat kendisi tarafından ihbarın geldiği posta adresine, ‘Sözkonusu e-postanın tarafınızdan gönderilip gönderilmediğinin bildirilmesi ve şahsınıza ait T.C. kimlik no, ad-soyadı, adres ve diğer iletişim bilgilerinin gönderilmesi halinde e-postadaki iddialarla ilgili işlem sonucundan tarafınıza bilgi verilebilecektir’ şeklinde bir e posta göndermek olduğu görülmüştür. Bu e-postaya 3 Temmuz 2015 tarihine kadar cevap beklendiği, müteakiben Genel Sekreter ile Karar Tasnif Şube Müdürü devlet memuru Z…. Ö…. tarafından bir tutanak hazırlandığı, tutanağa göndericinin kim olduğuna yönelik gönderilen e-postaya 3 Temmuz 2015 tarihi itibarıyla herhangi bir cevap verilmediğinin not edildiği; Aynı tutanağın altına ayrı bir paragraf açıldığı, bu paragrafta e-postaya cevap verilmediği, göndericinin adı-soyadı, TC kimlik no ve adres bilgileri elde edilemediğinden Askeri Hakimler Kanunu gereği işleme konulmadığına dair açıklama yapıldığı, tutanağın Askeri Yargıtay Başkanı Hakim Tuğamiral Ahmet Zeki Liman tarafından imzalandığı, bu işlem haricinde ihbar konusu ile ilgili başkaca inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.”

FETÖ/PDY Soruşturmasından Korundu mu?

Peki bu işlem doğru mudur? Yine rapordan okuyalım:

“Heyetimizce yapılan değerlendirme, ihbarın işlemsiz bırakılmasının yerinde olmadığı, hukuka aykırı olduğu yönündedir. Askeri Hakimler Kanunu’nun ‘İhbar ve şikayet’ başlıklı maddesinde, başvuru sahibinin adı, soyadı, imzası ile yerleşim adresi ve kimlik numarası bulunmasa da somut delillere dayanan ihbar ve şikayetler hakkında gerekli araştırma ve incelemenin yapılması gerektiği tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklanmıştır. Sayın Komutanım şeklinde başlayan ihbarın 3 ve 4’üncü paragraflarının, ‘Belli bir konuyu içermeyen veya somut delile dayanmayan’ bilgiler içerdiğinin kabulünün yerinde olmadığı izahtan varestedir. 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşadığımız travma, darbe teşebbüsü gözönüne alındığında, Yüksek Mahkeme üyelerinden birinin paralel yapı (FETÖ) mensubu olduğu, zaman ve yer bilgisi de verilerek, ihbar edilmiştir. Eşi ve evliliği hakkında yapılabilecek basit bir araştırmayla iddiaların gerçek olup olmadığına yönelik ilk kanaatler edinilebilecektir. Gerek şahsi dosyasındaki evlilik bildirimi, askeri kimlik kartı müracaatına yönelik evrakların, evlilik cüzdanı ve tarihiyle karşılaştırılması, gerekse çocuklarının eğitim gördüğü okulların araştırılması halinde ihbar iletisinin ciddiliği ve gerçekliği hakkında kanaat edinilmesinin mümkün olduğunu değerlendirmekteyiz. İddialarla ilgili olarak Edirne’deki ilk amir ve askeri hakim arkadaşlarının beyanlarının da tespiti gerekmektedir. Askeri Yargıtay Başkanı ve Genel Sekreter tarafından imzalanan tutanaklarda bu yönde bir inceleme yapıldığına dair açıklama bulunmamakta, aksine ihbarın işleme konmadığı açıklanmaktadır. Askeri Yargıtay Kanunu’ndaki maddeler uyarınca; Askeri Yargıtay üyesi Hak Yb. H…. G.. hakkında ayrıntıları yukarıda açıklanan paralel örgüt (PDY-FETÖ) kapsamında yapılan ihbarın Askeri Yargıtay Başkanı Hakim Tuğamiral Ahmet Zeki Liman tarafından Başkanlar Kurulu’na bildirilmesi, Kurul tarafından yapılacak incelemeye göre soruşturma yapılıp yapılmayacağına karar verilmesi gerekirken, Askeri Yargıtay Başkanı tarafından evrakın işlemsiz bırakıldığı tespit edilmekle, Askeri Yargıtay 1. Daire üyesi H…. G..’ün FETÖ/PDY kapsamında bir soruşturmadan korunduğu değerlendirilmiştir.”

MİT Raporu

Bir başka resmi belgeye geçelim.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe soruşturmalarına esas olmak üzere Genelkurmay’dan, 15 Temmuz 2016 öncesi ve sonrasında askeri hakimler hakkında MİT ile Emniyet Genel Müdürlüğü birimleri tarafından gönderilmiş olan tüm istihbarat raporları ve bilgi notlarının onaylı bir suretini ister.

Mart 2017’de 325 askeri hakim hakkındaki bilgiler gönderilir. 27 Şubat 2016 tarihli “Gizli” damgalı yazıya göre Hakim Albay H…. G.. hakkında MİT ve Emniyet’ten gelen istihbari bilgiler şöyledir:

“Kendisi: FETÖ/PDY çatı yapılanması içerisinde faaliyet gösteren M. Ç. isimli şahısla 17.12.2007 tarihinde mahiyeti belirlenemeyen iltisakının bulunduğu. FETÖ/PDY tarafından mahrem hizmetler alarak adlandırılan askeri personel sorumlularından E.T., H.Z. ve M.K. isimli şahıslarla 8.12.2008-5.2.2016 tarihleri arasında mahiyeti belirlenemeyen iltisakının bulunduğu.”

İhbar e-mailine konu olan, MİT ve Emniyetin de hakkında böyle istihbari bilgileri verdiği bu H…. G.. kim mi?

Metin İyidil davasında beraat kararı vermesi üzerine Çorum’a gönderilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20’nci Ceza Dairesi’nin Başkanı Hulusi Gül’ün ta kendisi.

Bu isim hakkında yazacak daha çok şey var, devam edeceğiz.

Müyesser YILDIZ
17 Ocak 2020

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/metin-iyidili-serbest-birakan-hakimin-feto-dosyasini-yayimliyoruz-17012015.html

Odatv yeni link: https://www.odatv4.com/yazarlar/muyesser-yildiz/metin-iyidili-serbest-birakan-hakimin-feto-dosyasini-yayimliyoruz-17012015-176678

Kategori:Uncategorized