İçeriğe geç

Erdoğan’ın “Gâvur” İle Sınavı!..

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, NATO Zirvesi ve Erdoğan-Biden görüşmesinden önce şöyle konuştu:

Demokrasi ve insan hakları gibi temel değerleri paylaşan stratejik müttefik olan Türkiye ile ABD arasında en büyük problem ne F-35 ne S-400 ne de başka bir şey. En büyük problem PKK/YPG terör örgütü meselesidir… Bizim milletimize, birliğimize, beraberliğimize kasteden bir PKK var. PKK’dan hiçbir farkı olmayan YPG var. YPG’ye TIR’lar, uçaklar dolusu silahlar götürüyor, YPG ile işbirliği yapıyorlar… ABD’li müttefiklerimizin anlaması gereken şey bu. Bu konuda kararlıyız. Türkiye’nin kişiliği, kimliği, egemenliği, bağımsızlığı var.”

Erdoğan da önceki gün NATO Zirvesi’nde düzenlenen “İstikrara Katkı” konulu oturumda, şu mesajları verdi:

DEAŞ’la göğüs göğüse çarpışan ve gencecik evlatlarını şehit veren tek NATO müttefikiyiz… Suriye, Irak ve Türkiye’de eli masumların kanına bulaşmış terör örgütü elebaşlarının meşru bir aktör gibi en üst seviyede muhatap alındığına, desteklendiğine şahit olduk… Terör konusunda ortaklarımızdan beklediğimiz desteği göremedik.”

Konuşmakla, anlatmakla kalmayan Erdoğan, dünyanın her yerinde teröre yardım-yataklığın kitabını yazan muhataplarına, “Türkiye’nin Terörizmle Mücadelesi” kitabını bile sundu.

Sonuç? Yine Erdoğan’ın Zirve sonrası yaptığı açıklamadan aktaralım:

Terörle mücadele başta olmak üzere Türkiye’nin önceliklerini, hassasiyetlerini ve haklı beklentilerini müttefiklerimizin dikkatine sunduk, ancak burada üzülerek bir hususun altını çizmek istiyorum, terör meselesinde örgütler arasında ayrım yapan, iyi terörist, kötü terörist sınıflamasına giden çarpık anlayış mevcudiyetini ne yazık ki koruyor. Böyle ikircikli bir tavrın terörü yok edemeyeceği, bilakis terör örgütlerine cesaret vereceği açıktır.”

Bir yandan bunları anlattı, öte yandan, “Üye devletler, kurucu ilkelerine sahip çıkmalı ve İttifak’ı güçlendirmelidir. Akdeniz’den Karadeniz’e, Avrupa’dan Asya’ya kadar NATO’nun sağladığı güvenlik şemsiyesine ihtiyaç duyulan her yerde, İttifak aktif rol üstlenmelidir.” çağrısında bulundu.

Fransa’yla Ne Anlaşması?

Zirvenin en önemli sonuçlarından birisi de Erdoğan’ın Macron’la mutabakatıydı. Fransa ve Macron’un, Türkiye’ye bakışını, Erdoğan’ın da Macron’a ilişkin ifadelerini uzun uzadıya anlatmamıza gerek yok. Terör örgütü PYPG/PYD’nin başlarını Saray’da ağırladığını, Türkiye’nin Suriye’deki harekatlarını durdurmayan NATO için, “Beyin ölümü gerçekleşti.” dediğini, teröristlerin Suriye’de kazdığı tünellerin betonunun bir Fransız firmasından temin edildiğini, dahası NATO Zirvesi’nden sadece iki gün önce PYD/YPG’den bir heyetin resmi davetle Fransa Parlamentosu’nda cirit attığını hatırlatmakla yetinelim.

Tüm bunlara rağmen görüşmeden sonra Erdoğan, “Fransa ile de özellikle ikili görüşmelerimizin ciddi bir dayanışma içerisinde devamında mutabık kaldık.” dedi.

Mutabık kalınan ne? Macron’un anlattıklarına göre; “Libya ve Suriye’de ortak ilerleme arzusu dile getirilmiş… Erdoğan, Libya’da paralı askerlerin çekilmesi konusundaki arzusunu doğrulamış… Kendisiyle önümüzdeki haftalarda bu konuda çalışacaklarmış”!..

Denize düşüp yılana sarılmak; bu olsa gerek!..

Seçimlerde “Dostlarımızın” Teröristleri Ne Yaptı?

İktidara göre; PKK/YPG kırmızı çizgimiz… “Dost ve müttefiklerimiz” ülkemize değil, teröristlere destek verse de terör örgütü bitirilip, “terör koridoru” engellenecek… Değil mi?

Peki acı gerçek ne? 26 Mayıs’ta Suriye’de yapılan seçimler üzerinden anlatalım.

Ülkenin kuzeydoğusuna yerleşen ve ABD’nin de “Rojava özerk yönetimi” olarak kabul ettiği teröristler, seçimlerden önce “129 sayılı bir kararname” yayımlayıp, “Özerk yönetim ile Şam hükümeti bölgeleri arasındaki tüm sınır geçişlerinin askıya alındığını” duyurdu.

Bunun üzerine bir açıklama yapan Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı El Mikdad, sözkonusu bölgelerde halkın oy kullanmasına izin verilmesini isterken, şunları söyledi:

Kuzey ve doğu Suriye’de seçimlerin yasaklanması ABD’nin güdümünde olduklarını, Suriye’nin zenginliklerinin Suriye düşmanları tarafından çalınmasına kolaylık sağladıklarını gösteriyor.”

Ankara’nın “dostu” Barzani’nin örgütlediği Suriyeli diğer muhaliflerin oluşturduğu Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS) tavrı mı? “Kürtlerin seçimlere katılmasının intihar olacağını” bildirdi.

Seçimden sonra da “Rojava özerk yönetimi”, “135 nolu” kararla, Suriye ile olan sınır kapılarını yeniden açtı!..

Teröristler “devlet”mişçesine, “kararname” yayımlayıp “sınırı” kapatarak insanların seçime katılmasını engellerken, Ankara ne yaptı?

Kırmızı çizgimizin” hangi noktaya geldiğini sorgulayacağı yerde, aynen ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya gibi, “Suriye rejimini” eleştirip, seçim sonuçlarını “gayrımeşru” ilân etti.

Gâvur” İle Anlaşma Sağlandığına Göre

NATO Zirvesi ve Biden’la görüşmeye dönersek; Godot’u bekler gibi beklenen, büyük önem atfedilen 14 Haziran’ın üzerinden iki gün geçtiği halde ne konuşulduğunu bilmesek de “başarıyla” sonuçlandığı anlatılıyor.

Bize de haliyle Erdoğan’ın bazı sözlerini düşünmek ve hatırlamak kalıyor. Hangileri mi?

10 ay önce Doğu Akdeniz ve Libya’daki mücadelemizi anlattıktan sonra, “Hangi reformu yaparsak yapalım, hangi adımı atarsak atalım, hangi değerlerimizden taviz verirsek verelim, Batı bizi hiçbir zaman kendisi gibi görmedi… Hiçbir zaman dürüst olmadılar. Hiçbir zaman sözlerinin arkasında durmadılar.” tespitini yapması

Muhalefet partilerine, “Onlar Amerika’dan Avrupa’ya, terör örgütlerinden marjinal gruplara kadar gördükleri her melanete sarılıyorlar.” suçlamasında bulunması…

Sadece 2 ay önce; medeniyetimizin yükselişini hazmedemeyenlerin saldırılarına göğüs gerdiklerini vurgularken, “Bize muhalefet yapmak adına Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olduğu hâlde gâvurun kılıcını sallayarak, üzerimize gelenleri gördükçe de üzülüyoruz… Hiçbiri kendi dinamiklerimizin tabii ürünü olmayan bunca siyasi, sosyal, ekonomik, psikolojik saldırının hepsinin de üstesinden Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle şimdiye kadar gelmeyi başardık.” demesi gibi…

Gâvur” sayılanlarla anlaşma sağlandığına göre; Erdoğan muhalifleri “gâvurun kılıcını sallıyorlar” diye suçlamaya devam edecek mi?!

Ve mademki, “gâvur” ile kavga bitti; artık şu Sedat Peker’in iddialarına da bir el atılsa!..

Müyesser YILDIZ
16 Haziran 2021

Odatv link: https://odatv4.com/erdoganin-gavur-ile-sinavi-16062153.html