İçeriğe geç

Yunanistan Rumları Silahlandırırken “Niko” Hatay’a Geliyor!..

6 Şubat depreminden tam bir ay önceydi.

Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ankara’nın tüm diyalog çağrılarını geri çeviren, Türkiye’yi, “Yeni Osmanlıcılık, revizyonizm, yayılmacılık” gibi kavramlarla suçlayan Yunanistan ve Kıbrıs hakkında özetle şunları söyledi:

Mevcut statükoyu bozan, adaları silahlandıran Yunanistan. Ülkemizin dibine kadar gelip provokasyon yapan Yunanistan. Daha dün balıkçı teknemize ateş açan Yunanistan. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır anlayışıyla iç politik sebeplerle her şeyi yapıyor, gerginliği artırıyorlar… Biz de bunlara hem sahada hem masada gerekli cevabı verdik, vermeye devam ediyoruz… Tüm birliklerimiz de bu konuda talimatlı… Güvendiğiniz dağlara karlar yağmadan aklınızı başınıza alın, ayaklarınız yere bassın. Biz gerçekten samimi olarak dostluk elimizi uzatıyoruz, bu dostluk elimizi tutmakta gecikmeyin, tereddüt etmeyin… Başkalarını arkanıza alarak bir maceraya sakın heveslenmeyin. Tarihte bunu yaptınız, sonuçları malum… Garanti ve ittifak anlaşmaları çerçevesinde Kıbrıs’taki varlığımız devam ediyor. Kıbrıslı kardeşlerimizin hakkını, hukukunu bugüne kadar çiğnetmedik, bundan sonra da çiğnetmeyiz. Orada KKTC kuruldu, mesele artık onun tanınması. Bu yöndeki çalışmalarımız sürüyor.”

Depremde Yunanistan ülkemize yardım elini uzatınca, tüm bunlar unutuldu, bembeyaz bir sayfa açıldı.

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos, Akar’a bir taziye mesajı gönderdi.

İlerleyen günlerde aynı zamanda Kavala Milletvekili olan Panagiotopoulos’a, Yunanistan’daki seçimler öncesinde Akar’la görüşüp görüşmeyeceği sorulduğunda alay edercesine, “Kavala’da yapacağım bir seçim konuşmasına Akar’ı davet edeyim diyorum. Ne dersiniz?” karşılığını verdikten sonra “Türk-Yunan ilişkilerinde olumlu istikamette atılabilecek bir adımın iki ülke askeri heyetleri arasında Ege’de güven arttırıcı askeri önlemler ile ilgili diyaloğun yeniden başlaması olabileceğini” kaydetti.

Sonrasında Akar ile Panagiotopoulos arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti, karşılıklı “geçmiş olsun” dileğinde bulunuldu. Görüşmeye ilişkin MSB’den yapılan açıklamada, “Akar ve Panagiotopoulos’un iyi komşuluk ilişkilerine dayalı gündemin geliştirilmesi konusunda mutabık kaldığı” belirtilirken Yunanistan Savunma Bakanlığı açıklamasında, “uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde bir istikrar ve işbirliği ortamının yaratılması için iki tarafın iletişim ve görüşmelerinin sürdürülmesi gerektiğinin altının çizildiği” bildirildi.

Nihayet!.. İstanbul Olmasa da Hatay’a Geliyor

Akar-Panagiotopoulos ilişkisine dair geçen yıldan şunları da hatırlatalım:

Yunan mevkidaşına, “Buyurun gelin. Değilse beni davet edin, ben geleyim.” dediğini anlatan Akar, şunu ekledi:

Dedik ‘İstanbul’a siz gelin yahut beni çağırın, ben geleyim Atina’ya.’ Bize henüz dönüş olmadı.”

Beraberinde Akar ile Panagiotopoulos arasında dostluk olduğu ve bir hukukun oluştuğu, öyle ki, Akar’ın Yunanlı mevkidaşına, “Niko” diye hitap ettiği anlatıldı.

Neyse, bu yaldızlı davetler deprem vesilesiyle yerini buldu; Akar’ın davetiyle Panagiotopoulos’un Salı günü -İstanbul olmasa da- Hatay’a geleceği ve iki bakanın baş başa görüşeceği duyuruldu.

Tatar’a ve Türk Bayrağı’na Saldırı

Tam bu haberin arefesinde, bazı etkinlikler için İngiltere’ye giden KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın önü, Yunan bayrağı taşıyan bir grup tarafından kesildi. Göstericiler, “Kıbrıs işgal altındadır… Türk askeri dışarı… Türkiye çıksın gitsin… Kıbrıs Rum’dur, Tatar’a ölüm” sloganları attı.

Ankara bu saldırıyı lanetledi. Tatar’a “geçmiş olsun” dilekleri iletildi.

Olay sonrası Tatar’ın yaptığı açıklamalardan ikisinin altını çizelim.

Hiçbir İngiliz yetkilisinin kendisiyle bağlantıya geçip, “geçmiş olsun” demediğini vurguladı.

İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’la birlikte Kıbrıs’ta güya “garantör” ülke. İşte bu da durduğu yer!..

Öte yandan uzun bir süredir artık sıranın “KKTC’nin tanınmasına” geldiği söylenirken Tatar İngiltere’de yine “müzakere masasına oturmaktan” söz etti.

Haydi İngiltere’deki bu olayı bir grup Rum-Yunan gerçekleştirdi diyelim. Ama hemen ardından Güney Kıbrıs’a bağlı Baf’ta düzenlenen uluslararası bisiklet yarışı kapsamında asılan Türk Bayrağı’nın bizzat belediye meclisi üyeleri tarafından indirildiği ortaya çıktı.

Tanımadığımız Rum kesiminin Sağlık Bakanı elini kolunu sallayarak İstanbul’a geliyor… Göreve başlarken, Türk askerine “işgâlci” diyen, “Yunan-Rum savunma doktrininin hayata geçirilmesini” isteyip Rumlara “silahlanma” çağrısında bulunan Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Georgios, Fener Rum Patrikhanesi’nin davetiyle İstanbul’a resmi ziyarette bulunuyor, Ankara’nın gıkı çıkmıyor… Ama adamlar, uluslararası bir yarışmada dahi Türk Bayrağı’na tahammül edemiyor!..

Yunan-Rum Savunma Bakanları Zirvesi

Bilindiği gibi, 25 Mart Yunanistan’ın “Bağımsızlık Günü”ydü. Bu vesileyle bir ilk oldu; Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Osmanlı’ya kanlı isyanıyla bağımsızlığını kazanan Yunanistan’ın bağımsızlık gününü kutladı!..

25 Mart’tan bir gün önce Rum Savunma Bakanı Mihail Giorgallas Atina’daydı. Yunan Savunma Bakanı Panagiotopoulos’un Giorgallas’la görüşmesine Yunan komuta heyeti tam kadro katıldı. İki bakan bolca güçlü ve etkili savunma işbirliğinden söz etti.

Panagiotopoulos, Türkiye’yle ilişkiler konusunda yine uluslararası hukuka dayalı diyaloğun” altını çizdi. Rum Bakan ise ABD’nin kendilerine uyguladığı silah ambargosunu kaldırmasının önemini vurguladı. Türkiye’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti ve uluslararası hukuka karşı yükümlülüklerini hiçe sayıp, Kıbrıs sorununun AB ilke ve değerlerine dayalı olarak çözülmesini anakronik fikirler ve maksimalist taleplerle dinamitlediğini” anlattı. Ayrıca AB’nin müzakerelere katılımının gerekli olduğunu kaydetti.

İki bakanın basın toplantısında bir gazeteci, yakın gelecekte Yunanistan’dan gelen silahların Amerikalıların onayıyla Kıbrıs’a gönderilmesi potansiyeli olup olmadığını” sordu.

Rum Savunma Bakanı, silahlanma programını açıklayamayacaklarını” belirtirken, “Kıbrıs ve Yunanistan’ın işbirliği güçlenecek ve Kıbrıs, Yunanistan’ın da Kıbrıs’a karşı yükümlü olduğunu anladığını umuyor ve tabii ki Kıbrıs’taki Helenler, ki bunu toplantımızda ilettim, Yunanistan’ın zaman içinde Kıbrıs’a verdiği bu destek, ilgi ve aktardığı yardım için teşekkür ediyor.” dedi.

Yunan Savunma Bakanı da, silahlanma konularında daha iyi koordinasyon konularını genel bir çerçevede masaya yatırdıklarını” söyledi.

Panagiotopoulos Çete Liderinin İzinde

Bu görüşmenin ertesinde iki bakan Yunan bağımsızlık günü törenlerine katıldı. Törenin ardından Panagiotopoulos, “devrim” olarak nitelendirdiği 1821 isyanı konusunda şöyle konuştu:

1821 Kahramanları örneğinden cesaret ve ilham alıyoruz; temel noktalarda birleşip anlaştığımızda en büyük, en şanlı zaferlere ulaşmamıza ilişkin örneklerini dikkate alıyoruz. Bu olmadığında ve bölündüğümüzde en trajik yenilgileri alırız. Çok basit bir şeyi aklımızda tutuyoruz; 1821 kahramanları, fedakârlıkları ve mücadeleleriyle ulusal bağımsızlığı getirenler büyük bir inanç, büyük bir kararlılık ve hürriyet için tatminsiz susuzluk duyan insanlardı. Kolokotronis’nin sözlerini hatırlarsak, ‘ne Türklerin içinde bulunduğu durum, ne de kaleler ve şehirleri elinde tutanlar’ insanlardı; bu yüzden bugün özgür olmamız için savaşıp başardılar ve onların kahramanca örneğinin izinden gitmeyi onlara borçluyuz.”

Panagiotopoulos’un örnek gösterdiği Kolokotronis kim mi? Mora isyanında ve katliamlarda başrolü oynayan mareşal ya da şimdilerde Milli Savunma Üniversitesi Rektörü olan Prof. Erhan Afyoncu’nun ifadesiyle, “çete lideri”!..

Toparlarsak;

İşte daha 5-6 gün önce Rum kesimine silah desteğinden söz eden ve bir çete liderinin izinden gittiklerini vurgulayan bu “Niko”, Savunma Bakanı Akar’ın daveti üzerine Hatay’a geliyor!..

Dün Milli Güvenlik Kurulu toplantısı vardı. Toplantıdan sonra yapılan açıklamada; “Yunanistan ile ilişkilerimizde son dönemde yakalanan olumlu havanın sürdürülmesinin, her iki taraf ve bölgemiz için faydalı olacağı mütalaa edilmiş; Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki güncel gelişmelerin yakından takip edildiği belirtilmiştir.” denildi.

İki ülke ilişkilerinde yakalanan olumlu hava” bu ise ve dahi “Ege ile Akdeniz’deki güncel gelişmelerin yakından takibi” böyle yapılıyorsa; vay halimize!..

Müyesser YILDIZ
31 Mart 2023

Kategori:Uncategorized