
Savunma Bakanlığı kaynakları, yarın yapılacak olan Harp Okulları mezuniyet töreninde -öncesi ve sonrası da dahil- herhangi bir “vukuat” yaşanmaması için alınan tedbirlerle ilgili haberimizi yalanladı.
Neler yazdık?
Geçen yılki mezuniyet töreninin resmi bölümünün tamamlanmasının ardından tören sahasında toplanan teğmenlerin kılıçlarını çekerek mevzuattan çıkarılan Subay Andı’nı okuyup “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demesi üzerine daha sonra TSK’dan atılacak olan dönem birincisi Ebru Eroğlu ile Talip İzzet Akarsu, Batuhan Gazi Kılıç, Deniz Demirtaş ve Serhat Günder hakkındaki idari tahkikat daha devam ederken, Tahkikat Raporu’nda, “benzer olaylarla karşılaşılmaması” için şunları önerdiğini hatırlattık:
“Tören tamamlanması ve stat dışına çıkmalarının ardından teğmenlerin tekrar sahaya dönerek benzer davranışlarla bulunmasının önlenmesi… Teğmenlerin akıllı telefon ve sosyal medya kullanımının gözden geçirilmesi…”
Başka?
Erdoğan’ın Çin gezisi nedeniyle bu yıl Kara, Hava ve Deniz Harp Okullarının mezuniyet töreninin birlikte Ankara’da yapılacağını kaydettik…
Bu yılki mezuniyet töreni için; törene katılacak aile mensuplarının sayısının sınırlandırıldığını ve bunların verilecek kodla gireceğini belirttik…
Resmi tören bittikten sonra teğmenlerin, aileleriyle buluşmak için sahaya girmelerinin ve görüntü almalarının yasaklandığını, ayrıca teğmenlerin kıyafetlerini taburda değil, başka bir yerde değiştirdikten sonra okuldan ayrılmalarının istendiğini anlattık…
Son olarak da; gelenekselleşen 29 Ağustos gecesi kutlamasının yapılmaması için tören provalarının erken sonlandırılarak, teğmenlerin son iki gün okulda kalmamaları kararının alındığını aktardık…
TSK’nın İtibarı Meselesi
Peki dünkü haftalık basın bilgilendirme toplantısında MSB kaynakları neler söyledi ve neleri yalanladı?
Erdoğan’ın seyahati nedeniyle üç okulun mezuniyet töreninin ortak yapılacağı, her mezun için dört aile ferdi olacak şekilde kontenjan verildiği ve girişler için barkod sisteminin kullanılacağı doğrulandı.
Biz, “tören bittikten sonra teğmenlerin, aileleriyle buluşmak için sahaya girmelerinin ve görüntü almalarının yasaklandığından” söz etmişken, MSB kaynakları bunu “tören sonrası öğrenciler aileleriyle görüştürülmeyecek” şeklinde yansıtıp şunları söyledi:
“Tören bitiminde mezun olan teğmenlerin aileleri ile birlikte buluşma yerleri planlanmış ve bu yerler posterlerle süslenmiştir. Aileler teğmenlerle beraber fotoğraf çektirebilecek ve beraber vakit geçirebileceklerdir. Ayrıca ailelere burada ikramlarda bulunulacaktır.”
Keza yazımızda, törene katılacak ailelerin cep telefonlarının teslim alınacağı yönünde hiçbir ifade yer almadığı halde MSB kaynakları, “Ailelerin cep telefonlarının toplanacağı iddialara doğru değildir.” dedi.
MSB kaynaklarının açık ve net olarak tek yalanladığı ise, “provaların erken sonlandırılması ve teğmenlerin okuldan uzaklaştırılması” meselesi oldu.
Bunun da cevabını vermeden önce, MSB kaynaklarının “sonuç olarak” konuyu nasıl bağladığına bakalım.
Dediler ki; “Ortak tören olması sebebiyle yapılan ve törenin işleyişini kolaylaştıran düzenlemelerle ilgili yanlış ve eksik bilgiler içeren iddialar gerçeği yansıtmamakta, kasıtlı olarak paylaşılan bu hususlar kamuoyunu yanıltma ve TSK’nın itibarını zedeleme amacı taşımaktadır.”
Biz de “sonuç olarak” şunları soralım:
Ne yanlış ve eksik, kim kamuoyunu yanıltıyor ve TSK’nın itibarını zedeliyor?!
Bir soru daha:
Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, Erdoğan’ın Çin gezisi nedeniyle üç okulun mezuniyet töreninin ortak yapılacağını duyururken, “Geçen yıl Kara Harp Okulu Mezuniyet Töreni, ‘alternatif yemin ve kılıç çatma’ gösterisine sahne olmuş ve olay 5 teğmenin TSK’dan ihraç edilmesi ile sonuçlanmıştı.” hatırlatmasında bulunup şunları eklemişti:
“Tören sonrası genç teğmenler, geçit resmine katılacak ve ardından komutanlarının eşliğinde alandan ayrılacak. Böylece, alternatif tören yapılması gibi fiili bir duruma da geçit verilmemiş olacak.”
Acaba Müderrisoğlu’nun bu ifadeleri de MSB kaynaklarınca, “yanlış, eksik, kasıtlı, kamuoyunu yanıltma ve TSK’nın itibarını zedeleme amaçlı” sayıldı mı?!
Drone’lu Kameralı Takip
Harbiye’de tören öncesine ilişkin son durumu aktarmadan önce yeni edindiğimiz bir ayrıntıyı paylaşalım.
Geçen yılki mezuniyet töreninden sonra Kara Harp Okulu yönetimi okulu, özellikle de öğrencilerin yatakhane bölümünü pencerelere alabildiğine yakınlaştırılan drone’la izlemeye almış. Ayrıca yine yatakhane koridorlarına ses kaydı da yapan kameralar konmuş.
Tören için alınan tedbirlere gelirsek;
MSB kaynakları sadece “provaların erken sonlandırılmasını ve teğmenlerin okuldan uzaklaştırılmasını” yalanlamıştı ya; aslında bunun doğru olduğu, ancak konunun medyaya yansıması üzerine vazgeçildiğini öğrendik.
Başka iddialar da var.
Örneğin; okulda “Alay Bahçe” diye bir yer varmış ve burada Mehmetçikler silahlı nöbet tutuyormuş. İşte Harbiyelilerin burada toplanmaması için Mehmetçiklerin izinleri iptal edilmiş…
Teğmenlere el yazılarıyla “kesinlikle herhangi bir marş okumayacağım” diye emir yazdırılmış…
MSB kaynaklarının belirttiği, “tören bitiminde mezun olan teğmenlerin aileleri ile buluşması için hazırlanan ve posterlerle süslenen” yer de okulun halı sahasıymış. Tüm protokol gittikten sonra burada buluşup fotoğraf çektireceklermiş…
Malazgirt’te “Kılıç Kınından Çıkarsa” Denirken
Bir tedbir iddiası daha var. Bundan evvel şunları hatırlatalım:
Erdoğan, geçen yılki mezuniyet töreninden bir hafta sonra İmam Hatipliler Kurultayı’nda şöyle konuşmuştu:
“Geçenlerde malum, mezuniyet töreninde bazı istismarcılar ortaya çıkmak suretiyle kılıçlar çektiler. Bu kılıçları kime çekiyorsunuz? Şimdi bunlarla ilgili olarak da gerekli bütün şu anda araştırmalar, hepsi yapılıyor ve oradaki birkaç tane kendini bilmez bunlar da evelallah temizlenecek. Biz buralara durup dururken gelmedik. Bu 30 kişi olabilir, 50 kişi olabilir. Kim olursa olsun, bunların ordumuzun içinde bulunması mümkün değil. Bunları temizleyeceğiz.”
Erdoğan’dan önce de SADAT’ın kurucusu merhum emekli general Adnan Tanrıverdi’nin ekibinden bir isim, “kılıçlar kime çekildi” başlıklı yazısında; “Sayın Cumhurbaşkanım, bu kılıçlar kime çekildi? Ne için, ne mesaj verilmeye çalışıldı? Siz merak etmiyorsanız, biz millet olarak merak ediyoruz… Adalet cesaret ister!” demişti.
İşte iddia o ki, teğmenlerin fotoğraf çektirirken dahi kılıçlarını kınından çıkarması yasaklanmış!..
Doğruysa, bu ne hâldir?!
Sadece üç gün önce, Malazgirt Zaferi’nin yıldönümünde Erdoğan, Suriye’deki bölücü teröristlerden yönünü Ankara ve Şam’a çevirmesini isteyip, “Kılıç kınından çıkarsa, kaleme ve kelama yer kalmaz.” uyarısında bulunmamış mıydı?
Not: “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” dedikleri için TSK’dan ihraç edilen 5 teğmenimiz ile üç komutanları başta olmak üzere yarın mezun olacak teğmenlerimizin ve Türk Milleti’nin Zafer Bayramı’nı can-ı gönülden kutluyor, bu toprakları bize vatan yapıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran yegâne Önderimiz Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Müyesser YILDIZ
29 Ağustos 2025
12punto link: https://12punto.com.tr/yazarlar/muyesser-yildiz/harbiyede-kilic-cekmeye-de-onlem-alindi-97211