İçeriğe geç

Bahçeli Talabani Formülüne Ne Der?!

Birinci PKK açılımının mimarı MİT’ti. Bahçeli’nin başlattığı ikinci açılımda da başrolde.

MİT Başkanı İbrahim Kalın ay başında Bağdat’ta Irak merkezi yönetiminin yetkilileri, Erbil’de Mesut Barzani, Süleymaniye’de de KYB’nin başı Bafıl Talabani ile görüştü. Kalın’ın bu yoğun diplomasi trafiğinin ana gündeminin, PKK’nın silah bırakma süreci ve TBMM’ye gelmesi beklenen PKK yasası olduğu bildirildi.

Üzerinde duracağımız, Bafıl Talabani’yle görüşülmesinin sebebi. Görüşmeden sonra KYB, Türkiye’deki barış sürecine desteğini ileten Talabani’nin, “Cumhurbaşkanı Mam Celal’in çizgisini sürdürerek, birlikte yaşamı pekiştirmek ve Orta Doğu genelinde güvenlik ile istikrara katkı sağlayacak kapsamlı bir barışa ulaşmak amacıyla bu önemli ve tarihi adımın başarıya ulaşması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dediğini açıkladı.

Süreç alıştıra alıştıra yürütülüyor ya; Kalın-Talabani görüşmesinin içeriği de haftalar sonra duyuruldu.

İddialara göre; ilk etapta Türkiye’ye gelmesine izin verilmeyecek olan Kandil’deki 200 civarında üst düzey teröristin “üçüncü ülkelere gönderilmesi” formülü yerine Talabani’nin kontrolündeki Süleymaniye’de kalmaları seçeneği üzerinde duruluyormuş. Strateji değişikliğinin sebebi ise bu teröristbaşlarının, “yabancı istihbarat örgütleri tarafından kullanılma potansiyeli nedeniyle Türkiye’nin takip ve kontrolü açısından daha uygun olan bölgenin tercih edilmesi” imiş.

Bu kapsamda Kalın’ın Erbil ve Süleymaniye’deki temasları sırasında “PKK’nın yönetim kademesinden isimlerle de dolaylı veya doğrudan görüşmeler gerçekleştirdiğinin” öne sürüldüğünü de vurgulayalım.

Çuvalın Baş Faili

Millete hafızasını kaybetmiş muamelesi yapıldığı için, gel de, PKK’lı üst düzey terörişkoların emanet edileceği Bafıl Talabani’nin kim olduğunu hatırlatma!..

ABD Irak’ı işgâl ettikten sonra 4 Temmuz 2003’te Süleymaniye’deki Özel Kuvvetler Komutanlığı karargâhına peşmergelerle birlikte baskın düzenleyip 3 subay ve astsubayımızın başına çuval geçirdi ya; işte bu olayın baş faili Celal Talabani’nin oğlu, Fransız lejyonu ve İngiliz Özel Kuvvetleri’nde resmi eğitim görmüş olan bu zattı. Daha o dönemde bugünler için hazırlanmıştı.

4 Temmuz ABD’nin bağımsızlık günü, malûm. Bu yılki 250’nci kuruluş yıldönümünü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü ABD bayrağının renkleriyle ışıklandırıp kutlamışız; şimdi Talabani’nin 23 yıl önceki ihanetinin lafı mı olur!..

PKK’nın Helikoptercisi

Öyleyse kimi başka icraatlarını sıralayalım:

– ABD, HTŞ’nin lideriyken Suriye’nin başına geçirilen Colani/Şara ile Suriye PKK’sının başı Mazlum Kobani’yi masaya oturtana kadar buradaki PKK’lıları eğitti, onlar için Süleymaniye’de hastane kurdurdu ve havaalanını kullandırdı

– Mart 2023’te Irak’ın kuzeyinde düşen helikopterin PKK’lı teröristleri taşıdığı ortaya çıkınca dönemin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü olan İbrahim Kalın, “Süleymaniye ayağında PKK’nın çok ciddi bir yapılanması olduğunu bildiklerini” ve “buna asla göz açtırmayacaklarını” belirterek, olayın “takipçisi olacaklarını” söyledi. Dışişleri Bakanlığı da, “PKK terör örgütünün faaliyetlerinin yoğunlaşması, terör örgütünün havalimanına nüfuz etmesi ve böylece uçuş güvenliğinin tehdit edilmesi çerçevesinde” Türk hava sahasının Süleymaniye’deki uçuşlara kapatıldığını açıkladı…

– Helikopter olayından 1 ay sonra bu defa Mazlum Kobani’nin Süleymaniye Havaalanı yakınlarında ABD’lilerle toplantı yaptığı ve konvoyunun belirsiz bir SİHA tarafından hedef alındığı ortaya çıktı. Ankara yine Talabani’yi uyarıp, “PKK’ya müzahir tutumunu değiştirmediği takdirde daha ileri tedbirler alınacağını” bildirdi

– Talabani hiç oralı olmayıp Suriye PKK’sı için özerklik istemeyi, kadim Türkmen şehri Kerkük için de “Kürdistan’ın Kudüs’ü” demeyi sürdürürken, Erdoğan 1.5 yıl sonra Neçirvan Barzani’nin ricası üzerine Süleymaniye’ye uygulanan uçuş yasağını kaldırttı

– Lozan Antlaşması’nın 2023’teki 100’üncü yıldönümünde; “Bundan 100 yıl önce Kürtlerin katılımı olmadan, hatta görüşlerine başvurulmadan Kürt halkına karşı, Kürt halkının kadim hayalini yıkmanın ve topraklarımızı dörde bölmenin başlangıcı olan Lozan Antlaşması imzalandı.” iddiasını dillendirip, “Hep birlikte büyük Kürdistan uğruna ve kimliğimizi korumak için çalışmalı, farklılıklarımızı yüce amaçlarımız yolunda bir kenara bırakmalıyız… İlişkilerimizi en yüksek çıkarları korumak ve iyi komşular olmak çerçevesinde geliştirmek istiyoruz, fakat meşru haklarımızdan taviz vermeyeceğiz ve bunları her şekilde savunacağız. Başkan Mam Celal’in şu sözlerini de aklımızdan çıkarmamalıyız: Orta Doğu’da Kürt sorunu çözülmeden bölgede kalıcı barış sağlanamaz.” dedi

– 2025 Nevruz’unda Diyarbakır’a gönderdiği mesajda; “Kürt halkı onurlu bir yaşama sahip bir halktır, kalıcı bir barışın sağlanması için el ele verelim, Kürdistan’ın zaferi için çalışalım.” çağrısında bulundu

Sömürge Valisi: “Harika İş Çıkarıyorlar”

Son bir hatırlatma daha:

Trump’ın önce Suriye, ardından Irak özel temsilcisi yaptığı sömürge valisi Tom Barrack geçtiğimiz Nevruz arifesinde Türkiye ile PKK arasındaki barış sürecine “hayran” olduğunu belirterek şunları söyledi:

Bence bu 40 yıllık bir kafa karışıklığı ikilimi. Yürütülen barış sürecine baktığınızda çok iyi profesyoneller var. Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Hakan Fidan ve İbrahim Kalın, Öcalan ve diğer Kürtlerle ilişki kurma konusunda harika bir iş çıkardılar. Ve bence bu yol daha uzun. Bu, Kürtlerin yaşadığı dört büyük ülke arasındaki yanlış anlamaların tüm parçalarını kapsıyor. Herkesi bir araya getirme ve Kürtlerin kendi yaşamlarını kendilerinin belirlemesine imkân tanıma fırsatı. Bu yüzden Kürtler için umutluyum. Suriye bunun harika bir örneği oldu. SDG ve mazlum Kürtler ile entegrasyon iyi gidiyor. Ayrıca Irak dosyasına yeni bakmaya başladım. Barzani ve Talabani ailesine de hayranım. Kürtler harika ve tarihleri de harika. Mirasları etkileyici. Zaman içinde kendi devletlerini kuramamış olmaları üzücü. Bu yüzden hayal kırıklığı yaşadıklarını anlıyorum. Ama umut şu ki, artık bulundukları ülkelerde entegrasyonla hak ettikleri refaha ulaşabilirler.”

Bafıl Talabani’ye gelince, bu yılki Nevruz’da da Diyarbakır’a mesaj gönderip İmralı’daki teröristbaşını “yoldaş Apo” diye selamladı… En yakın zamanda onun hizmetine geleceğini ve özgür ortamda birbirlerini göreceklerini bildirdi… Ve dahi, “Bu hassas dönemde değerli olan birliğimizdir, dört parça Kürdistan’ın birliğidir. KYB sürekli olarak sizin için var olmuştur… Benim bir özelliğim var, burada da yerine getiriyorum. Hepinize söz veriyorum, gelecek yıl beni videodan izlemeyeceksiniz. Gelecek yıl hizmetinizde olacağım.” dedi.

Karnesi böyleyken; Kandil’deki baş teröristlerin Talabani’nin himayesine sokulmasının, kediye ciğer teslim etmekten ne farkı var?

İnşallah onlara “iyi bakması” için üste para da vermeyiz!..

Sahi, geçmişte Talabani’ye “çete”, “PKK/YPG ile aynı kundağa sarılan”, “fitne ateşine odun atan”, “Kemal Kılıçdaroğlu’na umut bağlayan” sözleriyle tepki gösteren Bahçeli bu projeye ne diyor?!

Müyesser YILDIZ
27 Temmuz 2026

Kategori:Uncategorized