
Milletin Meclis’i tatile girmedi. Çünkü bölücü teröristlerin affı için acilen bir yasa çıkarmaları gerekiyor. Ki, bu bittiği tükendiği, teslim olduğu söylenen PKK’nın bir dizi talebinin ilk adımı olacak.
İktidarı ve medyasıyla herkes bu açılıma ilişkin teklifin TBMM Başkanlığı’na sunulmasının coşkusunu yaşarken, eşzamanlı bir başka yasa teklifi daha gündeme geldi.
Bununla da şehit ve gaziler ile 15 Temmuz’da yaralanan, ama gazi sayılmayanlara güya yeni haklar verilecek. Söz konusu yasa kapsamında en dikkat çekeni; bizatihi PKK terörüyle şehit edilen er aileleri ve er gazilerin olması. Çünkü sayıları 5 bin civarında olan bu insanlar 13 Temmuz’da Ankara Güvenpark’ta oturma eylemi, 3 Ağustos’tan itibaren de açlık grevi başlattı. Tek istekleri, emsalleriyle aynı özlük haklarına sahip olmak.
Tam 4 yıldır kapı kapı bunun mücadelesini veriyorlardı.
Kısmet (!) PKK yasasınaymış… Hemen hemen hiçbir taleplerinin yer almadığı yasa teklifi, TBMM Milli Savunma Komisyonu’nda görüşüldü. Meclis PKK için açık tutulmasa, gündeme gelmelerinin bir başka bahara kalacak olmasına mı yanarsınız, şimdi aynı kefeye konmalarına mı?!
Önceki gün itibarıyla tam 24 gündür gece-gündüz Güvenpark’taydılar. Herkes geldi de iktidardan bir Allah’ın kulu yanlarına varıp hâl hatırlarını dahi sormadı.
Bunun üzerine bir heyet halinde TBMM Milli Savunma Komisyonu’na gidip o yetersiz teklifin görüşmelerine katılma talebinde bulundular. İYİ Parti’nin girişimleri olmasa, buna da imkân verilmeyecekti; ama neyse ki TBMM’ye girebildiler.
Meclis’e kabul edilecekleri belli olunca öncelikle komisyon üyelerine ikram etmek üzere PKK’nın 1993’te 33 erimizi şehit ettiği kalleş saldırıdan yaralı kurtulan, Güvenpark’taki eylemin de ilk günlerine katılmasının ardından, rahatsızlandığı için memleketine gönderildikten sonra vefat eden arkadaşları Erdal Özdemir’in ruhu için helva hazırladılar. Ancak helvanın Meclis’e sokulmasına izin verilmedi. Onlar da görevli polislere ikram etti.
Peki komisyon toplantısında neler oldu?
Gece geç saatlerde sadece “şehit aileleri ve gazilere yönelik kanun teklifinin kabul edildiği” duyuldu.
Akar ve Çelebi Onlar Gidene Kadar Gelmedi
Oysa öyle şeyler yaşandı ki!..
Şehit aileleri ve gaziler komisyon kapısına vardığında, içeri alınmayacakları söylendi. Onlar da, “Bizi buraya oturtanlar utansın” diyerek, koridorda yerlere oturup beklemeye başladı.
Onlara refakat eden İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, şöyle bağırdı:
“Bölücülerin, hainlerin itibar gördüğü bu Meclis’te gazilerin, kendileriyle ilgili komisyon toplantısına izleyici olarak katılması bile yasak. Hulusi Akar, yazıklar olsun sana. Yıllardır hak ararken gündeme gelmeyip de bölücü yasa, Cumhuriyeti ortadan kaldıracak yasayla birlikte bu yasayı getirdiniz. İçinde de bir şey yok.”
Şehit aileleri ve gaziler, “İstifa… İstifa” deyip, Türkoğlu da bu yaşatılanlar için tekrar tekrar özür dilerken, komisyona MSB temsilcisi olarak katılacak generaller geldi. Gaziler, onlara da “Bizleri emir verip ölüme gönderenler rahat rahat komisyona giriyor, biz burada kalıyoruz.” sözleriyle tepki gösterdi.
Bu arada komisyon toplantısı geciktikçe gecikti. Neden mi? Gaziler kapının önündeyken, Başkan Hulusi Akar ve komisyon üyesi eski teğmen Mehmet Ali Çelebi gelmemiş, gelmek istememişti.
Komisyonun Başkanvekili AKP’li Refik Özen yanlarına gelip, yaklaşık 2 yıldır kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü, birçok dernekle istişare yapıldığını, kalan sorunların çözümü için de çalışmaların sürdüğünü anlatarak, onları ikna etmeye çalıştı. Sonuçta Er Şehit Aileleri ve Er Gaziler Platformu Sözcüsü Erdem Çerçioğlu’nun, hepsini temsilen komisyon toplantısına katılmasına izin verilince, diğerleri oradan ayrılıp aşağıda beklemeyi kabul etti. Bunun ardından da Akar ve Çelebi geldi, komisyon toplantısı başladı.
Komisyon toplantısı sürerken, bir salonda ağırlanan er gazilere, çay ve kuru pasta ikram edilmek istendi. Açlık grevinde olduklarını hatırlatıp kabul etmediler… “Sayın Hulusi Akar ve Mehmet Ali Çelebi’nin ikramı” olduğu vurgulanınca da, “O zaman hiç istemiyoruz.” diyerek, topluca buradan da ayrıldılar.
“Sayemizde Bu Koltuklarda Rahat Rahat Oturuyorsunuz”
Komisyon toplantısına dönelim; tesadüfen masada Mehmet Ali Çelebi’nin isminin olduğu yere oturan Platform Sözcüsü Erdem Çerçioğlu, toplam 3 dakikalık konuşmasında kelimesi kelimesine şunları söyledi:
“Burada bize emir veren komutanlarımı görüyorum. Ölüme gönderilen, o sıvasız evlerden çıkan insanlardan biriyim. Böyle komisyon toplantılarında daha önce hiç konuşmadım, bir hatam olursa şimdiden özür dilerim. Sayın vekil, ‘Bu teklifle ilgili çok inceledik, araştırdık.’ diyor. 2.5 yıl sonra gelen teklif hiçbir sorunumuzu çözmemekte. Bu ülkede sırtına sıvazlayarak ölüme gönderdiğiniz, gözünüzü kırpmadan ölüme gönderdiğiniz, işte siyasetini yaparken, ellerine kına yakarak vatana kurban edilsin diye gönderilen insanlar bizleriz ve kapının önündeler. (Mehmet Ali Çelebi’nin isimliğine işaret ederek) Hatırlatmak isterim; sanki bize cep harçlığı veriyormuş gibi, bize bir para veriyorsunuz, ‘Maaş artışı yaptık’ diyorsunuz. 24 gündür Güvenpark’ta eylemdeyiz. Bizim parasal hiçbir sorunumuz yok. Biz parayla pulla ilgili herhangi bir şey söylemiyoruz. Biz insan yerine konmak istiyoruz. Milli Savunma Bakanlığı bizi ölüme gönderirken, hiçbir problem yok. İş sosyal haklarımızı vermeye kalktığında, çöp gibi bir kenara fırlatıyorsunuz, Aile Bakanlığı’nın içine atıyorsunuz. Aynı üniformanın içinde, aynı şartlarda, aynı terörist kurşunuyla yaralandığımız halde bizi yok sayıyorsunuz. Neden yok sayıyorsunuz, onu da anlamadım. Siz bugün bu masalarda, koltuklarda, burada rahat, huzur içinde oturuyorsanız, o dışarıdaki arkadaşlarım ve benim sayemde oturuyorsunuz. Bizim buraya girmememiz ne demek? Bunu çok yadırgıyorum. Devleti devlet yapan ana unsur biziz, biz. Şehit aileleri ve gaziler. Buyurun, hodri meydan, bir taneniz elinize iğne batırın. 20 yaşında bizim dal budar gibi budanmamıza müsaade ettiniz. Belki yanlış emir verdiniz, belki yanlış şeyler söylediniz, burada bizim cebimize koyacağınız üç kuruş paranın tartışmasını koca koca adamlar tartışıyorsunuz. Biz bunu asla kabul etmiyoruz, asla. Aynı üniforma içerisinde, aynı şartlarla yaralandığımız arkadaşlarımızdan hiçbir farkımız yok. Dikey geçişli emsal özlük hakkımızı alıyoruz. O hakkımızı alana kadar da Güvenpark’tan kalkmıyoruz.”
Çerçioğlu’nun sözlerini bitirip salondan çıkmasının ardından Komisyon görüşmelere geçti ve hiçbir değişiklik olmadan teklif aynen kabul edildi. Kabulün ardından Başkan Hulusi Akar da şu açıklamayı yaptı:
“Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hakkını hukukunu korumak ve daha iyiye gitmesi için ne yapabilirsek, bunları yapmak için gayret gösteriyoruz. Memleketimizin, milletimizin ve devletimizin imkânları nispetinde… Gönül çok şeyler istiyor, fakat belli bir noktadan sonra bazı kısıtlar bizleri durduruyor, ama biz burada durmayacağız. Bu çıkan kanun teklifinin ötesinde de komisyon olarak çalışmamızı sürdüreceğiz. Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hayatlarını daha da iyiye götürmek için gece gündüz azimle çalışmayı sürdüreceğiz.”
Gaziler Ne İstedi Özgür Özel Ne Dedi?
O hararetli ve hareketli gecenin ardından dün sabah Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel Güvenpark’taydı.
Platform Sözcüsü Erdem Çerçioğlu, Meclis’te yaşananları ve tepkilerini aktarırken, “Biz 20 yaşında hayatı söndürülen insanlarız. Bu bize reva değil. Bu yasayı terör örgütü hazırlasa, daha iyisini hazırlardı. Yazıklar olsun. 5 bin kişiyiz. 20 bin kişi olmadığımız için mi böyle oldu?” dedi.
Ardından da Özgür Özel’den şunu istedi:
“Bizim, bu yasaya ‘evet’ deseniz bile, o çerçeve yasayı hiçbirimiz kabul etmiyoruz. Eğer bu çerçeve yasada şehit ailelerini ve gazileri ağlatırsanız, size de hakkımızı helâl etmiyoruz. Lütfen çok iyi değerlendirin, ölçün, biçin. Ne karar verirseniz vicdanınıza bırakıyorum. Bu sürece karşı duracağınıza yürekten inanıyorum.”
Buna karşılık Özgür Özel’in cevabı ne mi oldu?
Maalesef, tabir-i caizse top çevirdi; “Türkiye’de bir daha kan akmaması için bütün düzenlemelerin demokratik zeminde yapılmasını savunduklarını”, bunun kendilerinin “bin yıllık fikri” olduğunu, “bunun Meclis’te konuşulmasını savunduklarını”, “dikkatle takip ettiklerini” anlatıp, “Biz şehit ailelerinin, gazilerin yanına varamayacağımız, gözüne bakamayacağımız işlerin içinde hiçbir zaman olmayız.Türkiye’nin geleceği açısından, terörün bitmesi açısından, bir daha gazilerin, şehitlerimizin olmaması, terörün durdurulması ve demokratik meselelere de doğru bir yerden yaklaşıyoruz.” dedi.
Özel’in konuşması bittikten sonra gaziler yine, “Çerçeve yasayı imzalamayın. Umudumuzu yitirtmeyin” diye seslendi. Özel’in yanındakiler de, “İmzalamadık” karşılığını verdi.
İmzalayıp imzalamamak önemli değil ki!.. Komisyonda ve Genel Kurul’da bu PKK yasasına destek verilecek mi verilmeyecek mi; aslolan bu.
Parti Programı’na bir yandan “Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyetin kurucu felsefesi”, öte yandan “eşit vatandaşlık, ana dilde eğitim, yerel yönetimlere özerklik” konmuşken, umudu olan var mı bilemem; ama şunu kaydedelim:
Mademki, Yeni Parti’yi millet kurdu, o zaman programı da millet yazsın ve PKK yasası konusunda bugünden, “milletimizin sesini dinleyeceğiz” denilsin. MHP’li Feti Yıldız, teklifin gelecek hafta 430’un üzerinde oyla yasalaşmasını beklediklerini söylediğine göre, zaten oylarına ihtiyaçları da yok.
Ez cümle; er şehit aileleri ve er gazilerimize şu 26 gündür yaşatılanlardan ve onların haklı tepkilerinden utansak yeter!..
Müyesser YILDIZ
7 Ağustos 2026