
Jeffrey Epstein Amerikalı finansör ve iş insanı zannediliyordu. Ancak “çocuk cinsel istismarcısı, seri tecavüzcü, insan kaçakçısı” olduğu, bu ilişkileriyle bağlantılı olarak kurduğu şantaj sistemiyle de dünyadaki birçok ülkenin siyaset ve ekonomisini yönlendirdiği ortaya çıktı.
ABD Adalet Bakanlığı’nın şu ana kadar açıkladığı Epstein belgeleri dahi birçok ülkeyi sarsmaya yetti. Örneğin Norveç’te “güvenilir ve merkezi pozisyonlarında bulunan” kişiler ile Epstein arasındaki bağlantıların kanıtlanması üzerine Norveç Parlamentosu birkaç gün önce konuyu incelemek üzere bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulmasını oybirliğiyle kabul etti. ABD’nin yayımladığı dosyaların, “yeterince zenginseniz nüfuz satın almanın ve bunu kötüye kullanmanın mümkün olduğunu açıkça gösterdiğini” açıklayan Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre’un şu vurguları da önemliydi:
“Bu bağlantıların hukuka ve toplumun etik kurallarının birçok yönüne aykırı olup olmadığına dair makul sorular ortaya atılmıştır. Bu durumların ve ortaya çıkardıkları soruların açıklığa kavuşturulması ve gerçeklerin ortaya konulması büyük önem taşımaktadır.”
Sık sık Erdoğan’ı çok sevdiğini söyleyen ABD Başkanı Trump’ın da Epstein’le ilişkileri malûm; sırf bu konuyu gündemden düşürmek için sağa sola saldırdığı konuşuldu. Son olarak İran’a düzenlenen saldırıyla ilgili olarak Abdülkadir Selvi bile, “Trump, Epstein belgelerinde İsrail’e paçayı kaptırmış durumda.” dedi.
Beşi de Sustu
Epstein belgelerinin sıcaklığını koruduğu günlerde, olayın ülkemize de yansımaları oldu.
Epstein’in özel uçağının 9 kez Türkiye’ye geldiği, kimi yazışmalarda bazı Türklerin adlarının yer aldığı ortaya çıkınca öncelikle başta deprem bölgeleri olmak üzere kayıp çocukların bu iğrenç ağla bağlantısı bulunup bulunmadığı sorgulandı.
İşte o süreçte İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, verdiği önergelerle tam 5 bakana çeşitli sorular yöneltti.
Taşçı, 6 Şubat’taki bu önergelerinde öncelikle şu tespitlerde bulundu:
“ABD Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan Jefffey Epstein davası dosyaları, çocukların cinsel istismarı, insan ticareti ve kayıplarına ilişkin küresel boyutlu suç ağlarını yeniden gündeme taşımıştır. Yayınlanan belgeler, kayıp çocuk vakalarına bakış açısında potansiyel tehdit sıralamasını ciddi ölçüde değiştirmiştir. Türkiye’de de başta deprem bölgelerinde olmak üzere kayıp çocuklar konusu sıkça gündeme gelmektedir. Epstein’in özel uçağı Lolita Express’in 9 defa Türkiye’ye geldiği, Türk çocuklarının bu özel uçakla yurt dışına kaçırıldığı, yine Türk çocuklarını kaçırmak için İncirlik Hava Üssü’nün kullanıldığı, Esptein’in Rusya’daki aracı bankalar üzerinden Türkiye’ye milyonlarca dolar yolladığı iddialarının kamuoyunda yol açtığı infial ortadadır. Keza dosyalarda bazı tanınmış Türklerin adlarının da yer alması, Türkiye’de akıbeti tespit edilememiş, kayıp çocuklarla ilgili şüpheleri derinleştirmektedir.”
Ardından da şu bakanlara şu önemli soruları yöneltti:
Dönemin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a; “Türkiye’deki kayıp çocuk vakaları ile Epstein dosyalarıyla ortaya konulan uluslararası istismar ve insan ticareti ağı arasında bir bağlantı olup olmadığını ortaya çıkarmak üzere bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?.. ABD’de yürütülen ve kamuoyuna yansıyan Epstein dosyaları kapsamında, söz konusu soruşturmayı yürüten ABD adli makamlarıyla Türkiye Cumhuriyeti yetkili kurumları arasında herhangi bir temas, bilgi paylaşımı veya adli iş birliği tesis edilmiş midir?.. Dosyalarda adı geçen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla ilgili olarak herhangi bir bilgi/belge talebinde bulunulmuş mudur?.. Türkiye’deki kayıp çocuk vakalarına ilişkin soruşturmalarda ihmali, gecikme veya kurumsal sorumluluğu olan kamu görevlileri var mıdır; bu araştırılmış mıdır, varsa bugüne kadar herhangi bir idari veya adli işlem yapılmış mıdır? Epstein dosyalanyla ortaya çıkan küresel suç ağı üzerine kayıp vakalarında ihmali bulunan kişilerin uluslararası bağlantısı olup olmadığı araştırılmış mıdır/araştırılacak mıdır?”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a; “Epstein davasına konu suçlarla ilgili olarak Türkiye’yi, Türk vatandaşlarını veya Türk topraklarını ilgilendiren iddialar hakkında, Bakanlığınızca ABD makamlarından talep edilen herhangi bir bilgi, belge, uçuş kaydı, banka hareketi vs. bilgisi var mıdır?”
Dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya; “Güncel olarak toplam kayıp çocuk sayımız kaçtır?.. 6 Şubat depremleri sonrasında yürütülen adli kriminal kimliklendirme çalışmaları sonucunda, kimliği tespit edilemeyen ve akıbeti belirlenemeyen çocuk sayısı kaçtır?.. Epstein suç yapılanmasının parçası olduğu (insan kaçırma, çocuk bulma vb. görevlerde bulunan) iddia edilen şahısların Türkiye’ye giriş ve çıkışlarına ilişkin herhangi bir pasaport veya sınır geçiş kaydı Bakanlığınızda mevcut mudur?.. Son on yıl içerisinde askeri hava üsleri veya özel uçuşlar aracılığıyla Türkiye’ye giriş yaptığı tespit edilemeyen ya da kayıt dışı olduğu anlaşılan çocuk vakası bulunmakta mıdır?.. Epstein dosyalarında yer alan iddialar kapsamında, ABD veya başka ülkelerin yetkili makamları tarafından Bakanlığınıza iletilmiş herhangi bir bilgi, uyarı ya da iş birliği talebi bulunmakta mıdır?”
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e; “Jeffrey Epstein’e ait özel uçağın İncirlik Hava Üssü’nü iniş, kalkış ya da transit amaçlı kullandığına ilişkin olarak Bakanlığınız kayıtlarında herhangi bir bilgi bulunmakta mıdır?.. Askeri hava üslerinin insan ticareti ve çocukların yasa dışı taşınmasına karşı korunması amacıyla, Bakanlığınızca uygulanan özel bir denetim veya risk önleme mekanizması bulunmakta mıdır?”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na; “Jefffey Epstein’e ait özel uçağın Türkiye’ye iniş yaptığına dair Bakanlığınızda kayıt mevcut mudur?.. Türkiye’ye giriş yapan özel uçaklarda çocukların veya refakatsız kişilerin taşınmasına yönelik olarak. Bakanlığınızca uygulanan özel bir denetim, bildirim veya kontrol mekanizması bulunmakta mıdır?.. İncirlik Hava Üssü askeri statüde olmakla birlikte, bu üsse iniş veya bu üsten kalkış yapan özel uçakların Türkiye hava sahasını kullanması nedeniyle söz konusu uçuşlara ilişkin radar izi, uçuş planı veya hava sahası geçiş kaydı Bakanlığınız bünyesinde tutulmakta mıdır; tutuluyorsa Epstein’e ait uçak İncirlik Hava Üssü’nü kulanmış mıdır?.. ABD veya başka ülkelerin yetkili makamlarından bu bilgilerin paylaşılmasına yönelik herhangi bir talep Bakanlığınıza iletilmiş midir?”
İttifak Ortağına Bile Cevap Vermediler
Bu konuda en çok önerge veren vekillerden olduğu için öncelikle Selcan Taşçı’nın sorularını aktardık. Yoksa 1 Şubat’tan bu yana çok sayıda milletvekili konuyu gündeme getirdi.
Partiler itibarıyla belirtelim; CHP’den 7 milletvekili 11, İYİ Parti’den 7 milletvekili 18, DEM’den 3 milletvekili 8, Saadet Partisi’nden 3 milletvekili 3, TİP ve Yeniden Refah Partisi’nden birer, dahası Cumhur İttifakı ortağı HÜDA-PAR’dan iki milletvekili de birer soru önergesi verdi. Böylece toplamda 24 milletvekilinin yönelttiği soru önergesinin sayısı 46’ya ulaştı.
Muhatapları ise Selcan Taşçı’nın önerge verdiği isimler dışında; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yeni Adalet ve İçişleri Bakanları Akın Gürlek ile Mustafa Çiftçi ile Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş oldu.
Milletvekillerinin yazılı soru önergelerinin en geç 15 gün içinde cevaplandırılmasının yasal zorunluluk olduğunu hatırlatıp sonuca gelelim.
4 Şubat’ta Ulaştırma Bakanı’na verilen ve ancak 9 Mart’ta, “Elimizde bilgi, belge yok” diye cevaplandırılanı saymazsak, bakanlar adeta sözleşmiş gibi sadece muhalefet partilerinin değil, HÜDA-PAR’lı milletvekillerinin dahi Epstein’le ilgili sorularına cevap vermedi.
Yeni rejim sayesinde TBMM’nin önem ve ağırlığının kalmadığının bir kez daha görülmesi ve gösterilmesinin ötesinde; iktidarın, Epstein konusundaki bu derin sessizliğinin sebebi ne ola ki?!
Not: Gazze ve İran başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında katledilen çocuklar ile haksız ve hukuksuz şekilde cezaevine atılan insanların sızısını yürekten hissederek, iyi bayramlar…
Müyesser YILDIZ
20 Mart 2026
12punto link: https://12punto.com.tr/yazarlar/muyesser-yildiz/ankaranin-epstein-suskunlugu-133956