
Gazeteci-Yazar Yavuz Selim Demirağ bundan tam 7 yıl önce bir televizyon programından çıktıktan sonra evinin önünde saldırıya uğradı, sopalarla öldüresiye dövüldü ve uzun süre hastanede yattı.
Saldırıyı düzenleyen 7 şüpheli hemen bulunup gözaltına alınsa da adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. İddianame ise ancak 2 yıl sonra hazırlandı ve şüphelilerin “kasten yaralama, silahlı tehdit, hakaret” suçlarından 20’şer yıl hapisle cezalandırılması istendi.
O dönem gazetecilere ve siyasilere yönelik olarak çok yaygın şekilde gerçekleştirilen saldırılarda olduğu gibi, bu da “kasten yaralama” kapsamında asliye ceza mahkemesinde görülecekti.
Ancak Demirağ’ın avukatı Erhan Tokatlı, “Bu, adam öldürmeye teşebbüstür. Davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesi gerekir.” diye itiraz etti. Ankara 54. Asliye Ceza Mahkemesi de bu itirazı kabul etti. Mahkemeler arasında gidip gelen “yetkisizlik” kararlarının ardından nihayetinde dava Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.
Yaklaşık 2 yıllık yargılamanın ardından da sanıklar “kasten yaralama ve tehdit” suçlarından 9’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı.
İstinaf: “Bu Ceza Az”
Hem Yavuz Selim Demirağ hem de sanıkların karara itirazı üzerine dosyaya bakan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, geçtiğimiz Aralık’ta verilen hükümleri oybirliğiyle ve kesin olarak iki yönden bozdu.
Bunlardan ilki, “tehdit ve hakaret” suçlamalarına ilişkindi. Daire, davanın ilk açıldığı 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verdiği görevsizlik kararında tehdit ve hakaret suçları yer almadığı halde 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nin davaya bu suçlardan da bakmasının CMK’ya aykırı olduğuna dikkat çekti.
İkinci ve daha önemli bozma ise “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan verildi. Daire, “Yavuz Selim Demirağ’ın ikametinin önüne kadar takip edilerek, akşam vakti, birden fazla kişi tarafından ellerindeki kesici alet ve sopalarla darp edilmesi, yaratılan tehlikenin ağırlığı, Demirağ’daki yaralanmanın niteliği ve TCK’nın orantılılık ilkesi” gereğince “temel cezanın yazılı şekilden daha fazla miktarda belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine” hükmetti.
Üç Sanığa Zorla Getirme Kararı
İşte bu bozma kararının ardından Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın yeniden görülmesine başlandı.
Dünkü ilk celseye Yavuz Selim Demirağ’ın yanı sıra 6 sanıktan sadece üçü ve avukatları katıldı.
Mahkeme Başkanı, Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin ilamı doğrultusunda Ankara 54. Asliye Ceza Mahkemesi’ne ihbarda bulunulduğunu, mahkemenin de “tehdit ve hakaret suçlarına” ilişkin eksikliği gidererek, gerekli birleştirme kararını verip dosyayı gönderdiğini bildirdikten sonra taraflara söz verdi.
Yavuz Selim Demirağ, söz konusu saldırı kaynaklı rahatsızlıklardan dolayı 1 ay önce yeni bir ameliyat daha geçirmek zorunda kaldığını vurgulayıp, sanıkların adam öldürmeye tam teşebbüsten yargılanmasını istedi.
Sanıklardan Adem Yavuz, “Ben vurmadığım halde en yüksek cezayı aldım. Şimdi daha fazla ceza verilmesi isteniyor.” derken avukatı, müvekkiline haksız tahrik indirimi uygulanmamasından yakındı.
Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Haksız tahrik indirimini hangi sebepten istiyorsunuz?” diye sordu. Avukat da, öncesinde sanıklar ile Demirağ arasında trafikte bir tartışma yaşandığını öne sürüp Demirağ’ı kimin neyle darp ve tehdit ettiğinin belirsiz olduğunu söyledi.
Sanıklardan Emrah Yavuz da olayın içinde olmadığını, kavgaya katılmadığını savunurken Furkan Çelik herhangi bir beyanda bulunmayacağını bildirdi.
Beyanların ardından Mahkeme, Bölge İdare Mahkemesi’nin bozma ilamının kısmen sanıklar aleyhine olduğunu değerlendirerek, tebliğe rağmen ilk celseye katılmayan sanıklar Orhan Çoban, Necmettin İnan ve Ali Adanur hakkında zorla getirme kararı alıp duruşmayı 10 Eylül’e erteledi.
Gelişmeleri değerlendiren Demirağ’ın avukatı Erhan Tokatlı, Demirağ ile sanıklar arasında herhangi bir tanışıklık ve husumet bulunmadığını, bunun ise saldırının bir talimatla yapıldığını gösterdiğini vurgulayarak, “Suçun vasfındaki eksiklik yani öldürmeye teşebbüs değil, ağırlaşmış yaralama olarak görülse de bu tür saldırılar için örnek bir karardır. Bu şartlarda buna da şükür.” dedi.
Müyesser YILDIZ
1 Mayıs 2026