İçeriğe geç

Düşman Genelkurmay’ın kapısına dayandı… Kovduk..

Dile kolay, tam 132 hafta… Tutuklanan askerlerin aileleri ve ülkenin başına örülen çorabın farkında olan vatandaşlar kar-kış, kavurucu sıcak demeden “Sessiz Çığlık” atıp, kumpasları haykırdı.

Gerçeğin, azmin ve hakkın gücü, bir kez daha yalanı da hukuksuzluğu da zulmü de alt etti ve tutsaklar önce özgürlüğe, sonra beraate ulaşırken, kumpasçılardan hesap sorulmaya başlandı.

Nihat Genç, bu mücadeleyi “muhabereye” benzetti; Genelkurmay’ın kapısına dayanan düşmanın kovulduğunu, Silivri’de yere düşen bayrağın kaldırıldığını belirtip, “Bu, zaferin ilk adımıdır” diye haykırdı.

Evet, “Vardiya Bizde” diyen asker eşlerinin başlattığı Sessiz Çığlık bugün son kez yapıldı. Daha doğrusu bir süre ara verildi. Vardiyacılar, “Ara verdik, ama gereken zaman ve yerde mücadelemiz sürecek” dedi.

Gurur, sevinç ve hüzünle karışık bu son eylemde konuşan Avukat Hulusi Coşkun, bir hukukçu olarak yaşatılan hukuksuzluklar için özür diledi. Coşkun, bu hukuksuzlukları yapanların hukukçu değil, tetikçi olduğunu vurguladı.

Kumpasların ilk kurbanlarından olan ve ikinci kez cezaevine giren Yüzbaşı Murat Eren’in babası Hikmet Eren de Paşakapısı’ndan Ankara ve Foça’ya selamlar getirdi. Eren, oğlunun girdiği gibi çıkacağına inandığını söyledi.

Sessiz Çığlık eylemlerine her zaman destek veren Gazeteci-Yazar Nihat Genç de son çığlığa şöyle nokta koydu:

“Bizimle baş edemezsiniz dedik. Bizi 2-3 milyonluk Güney Amerika ülkesiyle karıştırmayın dedik. Biz Orta Doğu ülkesi değiliz dedik. Bugün burada bir zaferi konuşuyoruz. Ki, bu zaferin ilk adımıdır. Kurtuluş Savaşı’nda düşmanlar Polatlı’ya kadar geldi. 2011’de Genelkumay’ın kapısına geldiler. Kovduk onları. Silivri’de çok feci bir şey gördük. Bayrak, 2011-2012’de yere düştü. Buradaki insanlar, bu komutan eşleri bayrağı kaldırdı. Odatv, Aydınlık, Ulusal Kanal kaldırdı. Bu kumpası, paralel dedikleri 3 gazeteci mi yaptı? Türkiye’de kollektif bir suç işlendi. İşadamları, televizyon patroları neredeydi? Biz bu toprağın gerçek sahipleriyiz. Bu sürecin ruhu burada ayağa kalkacaktır. Burası savaşın ilk muharebe yeriydi. Gördünüz, kazandık. O günlerde bu çağda niye doğdum, milletimin bu hale düştüğünü neden gördüm diyordum. İyi ki, böyle bir çağda doğmuş bu günleri yaşamışım. Yürekli insanların içindeyim. Şimdi yeni projeler konuşuluyor; AKP mi, HDP’mi diye. CHP’yi de onların kuyruğuna takıyorlar. Muharebenin ikinci, üçüncü aşamasında bizden olan yazarlarımızı, siyasetçilerimizi, onurlu insanları asla yalnız bırakmayalım.”

Eylemin sonunda Vardiya Bizde Platformu Ankara Sözcüsü Ali İhsan Gönüldaş, bu süreçte verdikleri destekler için Odatv, Ulusal Kanal, Aydınlık, Hürriyet, Cumhuriyet’in bazı yazarları ile Nihat Genç ve Yavuz Selim Demirağ’a teşekkür etti. Gönüldaş’ın, 132 haftadır basın mensubu gibi eylemleri izleyen polislere da ayrıca teşekkür etmesi hem eylemcileri, hem polisleri güldürdü.

Müyesser Yıldız

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/turkiye-ile-ilgili-oyle-kritik-bir-madde-var-ki-31102003.html

Kategori:Uncategorized