İçeriğe geç

41 Kişiyi “Ergenekon” Öldürmedi Mi?

“Müslümanlıkla, Türklüğün ayrılma zamanı geldi.” diyenlerle el ele, nesillerimize “dindarlık” öğreteceklermiş!..

Hadi milletvekillerinize “dokundurmamanızı”,

Deniz Feneri’ni “söndürmenizi”,

Hrant Dink cinayetinde ihmali olanları “koruma-kollamanızı” hazmettik!..

Yahu şu 2004’teki hızlandırılmış tren “çılgın proje”niz yüzünden hayatını kaybeden 41 insanı ölüme gönderenleri niye kurtardınız? “Her kazada bakan istifa ederse bakan kalmaz.” diyerek bakana dokundurtmadınız… Genel Müdür yerindeymiş… Diğer sorumluların soruşturulmasına da izin verilmemiş. Tüm fatura 2 makiniste çıkarılmış… Ve nihayet dava zaman aşımına uğramış.

Kuran-ı Kerim’de çok geçer: “Kalbiniz bu kadar mı paslandı?”. Kalbi böylesine paslananlar dindar nesiller yetiştirecek, öyle mi? Hadi canım sende!..

41 can!.. Kanları yerde kalmamalı!..

Bari gelin bu katliamı da “Ergenekon”a fatura edin. Bakın ben talibim. Hem boş yere yatmamış olurum hem de o zavallıların ruhu huzura erer; belki!..

Hiç: “Ssize yazık değil mi?” demeyin… İktidar bile Silivri’nin Guantanamo”ya benzediğini kabul etmişken, “haksızlığın” lafı mı olurmuş?..

“Nasıl yani?” sorunuzu duyar gibiyim… AKP’nin 2 numarası, MHP’li Oktay Vural’ın ifadesiyle “Hz. Hüseyin Çelik”, Gençliğe Hitabe’yi hallettiği gün ABD Büyükelçisi Ricciardone’ye de laf yetiştirdi; ama kaynadı gitti. Büyükelçinin, gazetecilerin tutuklanmasına yönelik eleştirilerine aynen şu cevabı verdi:

“Sizin Guantanamo’da yıllarca büyük eziyetlere maruz bıraktığınız insanlar var. Niye gittiğini bilmeden nice insan oraya gitti. Şimdi eğer biz bu defterleri açarsak Sayın Ricciardone de bundan çok kârlı çıkmaz…”

Bu kadar iftira ve haksızlıktan sonra, böylesi bir itiraf!.. Gözlerim yaşardı da ondan hızlandırılmış tren cinayetini üstlenmeye talip oldum!..

Silivritanamo’dan kucak dolusu sevgiler,

Müyesser YILDIZ

6 Şubat 2012

Kategori:Uncategorized