İçeriğe geç

Siz Adamı Kanser Edersiniz!..

Başbakan Erdoğan devlet televizyonu TRT’den, teröristbaşı Öcalan ile görüşmelerin başladığını açıkladı.

Ertesi gün Şanlıurfa’ya gidip, herkesten “terörle arasına mesafe koymasını” istedi.

Söylediğine değil, yaptığına bakmamızı gerektiren son örnekti!..

Türkiye yeni yıla Öcalan’ın “başmüzakereci” oldu müjdesiyle(!) girdi.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ne denli canla-başla çalıştığı anlatıldı. Şu fedakârlığa bakın ki, teröristbaşı ile anlaşabilmek için geceyi İmralı’da geçirmiş. Kimbilir ne “empati” yapmıştır!..

12 Eylül 2010 Anayasa referandumundan önce İmralı ile pazarlığa oturdular. PKK, o süreçte AKP’ye destek için “silahları susturdu”. Sonra paketler açıldı, ama PKK değil, “milletimiz istediği için”!..

12 Haziran 2011 genel seçimlerinden önce İmralı ile pazarlığa oturuldu. PKK seçim üzeri AKP’yi sıkıntıya sokmamak için “silahları susturdu”. Yeni paketler gecikince terör başladı. Erdoğan da İmralı’ya “ceza” verip, görüşmeleri kestirdi. Sözümona görüşmezlerken, paket üstüne paket açıldı. Tabi yine PKK değil, “milletimiz istediği için”!..

Ve bugün “cezalı” Öcalan birden bire “başmüzakereci” yapıldı. Herhalde karşısındaki “başmüzakereci” bir devlet memuru olan MİT Müsteşarı değildir. Yine ne var da masa kuruldu derseniz; Anayasa referandumu, bunun seyrine göre, belki bir erken genel seçim…

Bu defa karşılığındaki paket anayası, daha ne olsun!..

Amma velakin, yeni masanın yegâne işlevi belli; Öcalan’ın çıkartılması. Bu defa da Öcalan çıkana kadar “silahlar susturulur”, sonra örgüt yoluna devam eder. Öcalan’ı “başmüzakereci” kabul edenler, PKK’nın uluslararası bir terör, uyuşturucu, kara para, insan kaçakçılığı şebekesi olduğu yönündeki söz ve raporlarını nasıl da unutuverdiler!..

Şu üç masa, koca bir devletin, bir terör örgütü karşısındaki “diplomasi grafiğinin eğrisidir” aynı zamanda.

Pazarlıkların propagandisti, Erdoğan’ın Başdanışmanı Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, “Halkın ve kurumların da çözüme psikolojik olarak hazırlanması lâzım” demişti.

Öcalan lokması gündeme atıldı. Tabii bir hazım süreci lâzım.

Genelkurmay eski Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın gözaltına alınmasıyla anti asidimiz yetişti işte!..

Geçmişte İmralı sorgusunu askerler yaptı. Bunu, “PKK’yı asker yönetiyor” propagandasına çevirdiler.

Öcalan’ın sorgulayan Albay Hasan Atilla Uğur’du. 4.5 yıldır Silivri’de.

Şimdi MİT Müsteşarı Hakan Fidan İmralı’da geceliyor. Hemde sorgu değil, pazarlık için.

Atilla Uğur, Öcalan’ın bir “bukalemun” olduğunu, “Apo’ya elini verenin kolunu mutlaka kaptıracağını, koldan sonra vücudun tamamının da garantisi olmadığını” söyledi.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Öcalan’ın “düşünsel evrime ulaştığını” belirtip, “İmralı’daki çözüm iradesinin iyi niyeti”nden söz ediyor.

Atilla Uğur Silivri’de, Hakan Fidan ise baş köşelerde alkışlanıyor.

Tahliye olduğu gece Soner Yalçın’ı Silivri’den almaya gittiğimizde duydum; Hasan Atilla Uğur’un pankreasında ciddi bir rahatsızlık başlamış. İnşallah yanlış duymuşumdur, doğru değildir.

Ama şu tablo var ya; Sadece Atilla Uğur değil, hepimizi kanser eder!..

Silivri, Hasdal, Hadımköy ve Maltepe’ye kucak dolusu sevgiler

Müyesser YILDIZ

3 Ocak 2013

Kategori:Uncategorized