İçeriğe geç

Genelkurmay’a Çağrımdır: Murat Albay Şehit Sayılsın

Balyoz kumpasının beraat kararıyla sonuçlanmasının ardından bir açıklama yapan Genelkurmay Başkanlığı, “Beraat eden personelimizin, ailelerinin ve TSK mensuplarının sevincini yürekten paylaşır, kendilerine sağlıklı ve mutlu günler temenni ederiz” dedi.

Sizce bu açıklamada büyük bir eksiklik yok mu? Beraat eden, ama bu kararı göremeyen, sevinemeyen bir personeli ve ailesini, yani merhum Albay Murat Özenalp’i de hatırlamak, çok geç de olsa “üzüntü” belirtip, bir “rahmet” dilemek gerekmez miydi?

Dahasını sormadan önce “beraat kararının” Özenalp Ailesi’ne yansımasını anlatmak istiyorum.

Sema Özenalp duruşmaya gitmedi, gelişmeleri Ankara’dan takip etti. Mahkemeye heyeti karar için toplandığında heyecandan yerinde duramıyordu, çığlık atmak için bekliyordu. Karar açıklandı, çığlık atamadı, kötü oldu. Diğerlerinin sevincini kıskanıyormuş gibi bir duyguya kapılmaktan utandı. Lâkin gerçek oydu, ne ayıp, ne günahtı; Kıskanmamak mümkün müydü?

Sevinemeyen sadece onlar değildi ki; Beraat kararını alıp, daha duruşma salonundan Sema Özenalp’i arayanlarda da aynı duygu vardı. Herkesin boğazına bir şey takılmıştı, suçluluk hissi içinde, “İnan ki havalara uçmuyoruz, eğlenmiyoruz” der gibilerdi.

Ya Duru’nun, Batu’nun tepkisi?

Yine Sema Özenalp’in ifadesiyle, “Pavlov’un köpekleri gibi burada sevinmen gerekiyor” komutu verilircesine haber, “Yaşasın beraat etmişler” diye duyuruldu.

Duru sadece şunu söyledi:

“Gerçekten mi?”

Bir de gece annesiyle yatağa girerken şöyle mırıldandı:

“Keşke o gün dışarı çıkmasaydık!..”

Kastettiği Mamak Cezaevinde babasıyla yakan top oynamak için bahçeye çıkmalarıydı. Demek yavrucuk hâlâ babasını top oynarken, düştüğü için kaybettiğini sanıyor!..

Batu mu; Tamamen tepkisiz kaldı, duymazdan geldi…

-Onu Vatan Hainleri Esir Alıp, Katletti-

19 Aralık’ta adalet şehidi Yarbay Ali Tatar’ı mezarı başında andıktan sonra hep birlikte Murat Albay’a da gitmiştik.

Anne Samiye Özenalp mezar başında bir dileğini seslendirdi; “Devletin parasını, pulunu istemiyorum. Tek isteğim oğluma şehit unvanının verilmesidir” dedi.

Engin Alan da oradaydı. Murat Albay’ın mezar taşına “şehit” yazdırılmamasına kızdı, ailenin mutlaka bunu yazdırması gerektiğini söyledi.

Evet, Genelkurmay’a “dahasını soracağım” dediğim bu.

Aile, Murat Albay’ın mezar taşına “şehit” yazısını yazdırmaya karar verdi, ama;

Madem ki, bugünkü açıklamada “Balyoz davasında çeşitli sahte delillerin kullanıldığı” kabul edildi,

Madem ki, “Silah arkadaşlarımızı, ailelerini ve TSK’yı derinden yaralayan kişilerin tespit edilerek, adil bir yargılama sonucunda hak ettikleri şekilde cezalandırılmaları beklenmektedir” denildi,

Hemen bugün harekete geçip, Murat Albaya “şehit” unvanının verilmesi için çalışmalara başlanacağı duyurulamaz mıydı? Böylece bu ailenin acısı da “yürekten paylaşılmış” olmaz mıydı?

“Kanun buna cevaz vermiyor, görevi başında hayatını kaybedenler şehit sayılıyor” mu diyeceksiniz?

Durun, bunu söylemeden önce Sema Özenalp’in şu sözlerine bir kulak verin isterseniz:

“O kanun normal durumlar için yazılmış. Burada anormal bir şey yaşandı. 5 yıl eziyet çektiler. Cezaevine, göreve gider gibi gittiler. Her şeye rağmen onlar içerde, biz dışarda TSK’yı temsil etmeye çalıştık. Vakarımızı koruduk, ‘bu da vatan hizmetidir’ dedik. Vatan hainleri tarafından esir alındılar ve Murat katledildi. Neresinden bakarsanız bakın, Murat şehit olmuştur. Eğer, kumpası kuranlar için ‘vatan haini, casus’ açıklamalarında samimilerse, gecikmeli de olsa bunu yapar ve hakkını teslim ederler.”

Sema Özenalp da anne Samiye Özenalp gibi, şunu vurguladı:

“Yemin ediyorum, şehitlerin bir ayrıcalığı var mı, yok mu bilmiyorum bile. Eğer varsa hiçbirini istemiyorum. Tek dileğim, sadece şehitlik unvanını alıp, Murat’a götürmek…”

Haydi “aldatılan” iktidar, haydi “kumpasa düşürülen” Genelkurmay; Acılarını bir nebze olsun hafifletmek için ailenin bu tek dileğini yerine getirin!..

Foça ve Paşakapısı’na kucak dolusu sevgiler

Müyesser YILDIZ

1 Nisan 2015

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/murat-albay-sehit-sayilsin-0104151200.html

Kategori:Uncategorized