İçeriğe geç

Darbe Mesajları ve Sıkıyönetim Direktifi MİT Müsteşarı Daha Genelkurmay’dayken Gönderilmiş…

21 Eylül’de “Darbe Gecesi Genelkurmay Karargahı’nda olan Askerden Hulusi Akar, Hakan Fidan ve Yaşar Güler’i Zora Sokacak İfade” başlıklı bir haber yazdık.

Haber, Genelkurmay Personel Başkanlığı General Amiral Atama Şubesi’nde çalışan ve darbeden sonra tutuklanan Binbaşı Yusuf Akpınar’ın Savcılık ifadesi ile o geceye ilişkin ağabeyine anlattıklarına dayanıyordu.

Binbaşı Akpınar’ın anlattıklarının en çarpıcı bölümü şöyleydi:

Kendileri Çakmak Salonu’nda YAŞ hazırlıkları için çalışırken, General Amiral Şube Müdürü Cemil Turhan gelmiş ve onları buradan çıkarıp, odalarına götürmüştür. Turan, bu sırada telefonla görüşmektedir. Binbaşı Yusuf Akpınar işte bu telefon görüşmesiyle ilgili olarak şunları söylüyordu:

“Sonradan anladığımız üzere sıkıyönetim listesiymiş. Anladığım kadarı ile Şube Başkanı ile görüşüyordu. Kendisine bir sıkıyönetim listesi geldiğini ve ne yapması gerektiğini soruyordu. Karşıdan kimden geldiği sorulmuş olacak ki, Genelkurmay İkinci Başkanından (Yaşar Güler) geldiğini söyledi. Daha sonra ‘birliklere gönderin’ direktifi almış olacak ki, ’emredersiniz komutanım’ diyerek kapadı telefonu ve bizi şubeye kapatırken, yanında ki 2 astsubaya bunu ‘çok gizli’ ibaresiyle birliklere göndermelerini emretti. Onlar da yan odaya geçtiler.”

Bu yazıdan sonra adeta “kıyamet koptuğunu” belirtelim. Ağabeyi, Akpınar’ın sözlerinin arkasında dururken, eşi ve ailenin diğer fertleri (Bu haberden sonra tahliye edilmez endişesi veya belki de adı geçen komutanların ailelerinden gelen tepkiler yüzünden) yazdıklarımızın “yalan” olduğunu öne sürdü. Yusuf Akpınar’ın avukatı da dava açtı.

Tepki gösteren sadece onlar değildi. Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı, şimdinin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler’i çok seven bazı dostlar da Yusuf Akpınar’ın yalan söylediğini belirterek, “Bunlara inanıp, yayınladığım için” beni kınadı.

-Cemil Turan’ın İfadesiyle Gerçek Ortaya Çıktı-

Neyse ki, gerçeklerin er-geç ortaya çıkmak gibi bir huyu var. General-Amiral Şube Müdürü Kurmay Albay Cemil Turhan’ın Savcılık ifadesiyle de işte bu oldu.

Turhan ifadesinde, son 2 yıldır bu şubenin müdürü olduğunu, darbe gecesi olaylar sırasında Genekurmay’da personeli ile birlikte YAŞ provası yaptığını belirterek, şunları anlattı:

“Ben birimimde YAŞ provası yaparken 2. Başkan Yaşar Güler’in özel karargâhında görevli Binbaşı Mehmet Akkurt olayların olduğu gün saat 20.00 sıralarında bana bir CD getirdi. Bana Yaşar Güler Komutanın emri olduğunu söyledi. Bu CD içeriğinde 5 adet mesaj ve sıkıyönetim direktifi vardı. Kaleme alan ve müsaade eden bölümler dolu ve hazırlanmıştı. Bu yazılı bölümler içinde benim ismim de geçiyordu. Mesajların gönderilecek adresler ayrıydı. Genel olarak bu adresler de kuvvet komutanlıkları ve ilgili askeri birimlerdi. Bu 5 mesajı adreslerine aynı gün saat 20.30 sularında gönderdim. Akabinde sıkıyönetim direktifinin benim alanımda olmadığını belirterek Mehmet Akkurt Binbaşıya bildirdim. Bana tekrardan komutanın emri olduğunu, çekmem gerektiğini söyledi. Ben de emri yerine getirerek, ilgili askeri birimlere çektim. Benim bulunduğum ortamda sivil makamlara mesaj gönderme imkanım yoktur. Bağlı olduğum üstüm Tuğgeneral Mehmet Partigöç’tür. Bu olaylar olduğu esnada kendisi de Karargâhtaydı. Ben Tuğgeneral Mehmet Partigöç’e, mesajlar ve sıkıyönetim direktiği dağıtımı yapmam için ilk getirildiğinde telefonla bilgi verdim. Kendisi de 2. Başkanın emri olup olmadığını benden teyid etti. Ben de doğruladım. Bunun üzerine emri yerine getirmem gerektiğini söyledi. Sonrasında aynı gün 20.30 sıralarında emri yerine getirdim. Bu benim için her ne kadar kanunsuz emir olsa da askeri geleneklerde 1. ve 2. Başkandan gelen emirler sorgusuz yerine getirilir. Ben de gereğini yaptım.”

Binbaşı Yusuf Akpınar’ın yalan söylemediği, bizim de yalan yazmadığımız ortada, değil mi?

Darbe mesajları ve sıkıyönetim direktifinin dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler’in emriyle çekildiği iddiasına gelince; Burada da bir yanlışlık yok, ama Cemil Turhan’a yalan söylediği anlaşılan biri var. Bu kısmını da yine Turhan’ın ağzından aktaralım.

Turhan ifadesinde, “Bunu planlayanın Akkurt olduğunu Yaşar Güler Paşanın odasına gidip, Özel Kuvvetler tarafından tutuklandığını öğrendiğimde, bilgisi dışında olduğunu anladım. Binbaşı Akkurt beni yanılttı” dedi.

Binbaşı Mehmet Akkurt’un kim olduğuna gelince; Yaşar Güler’in emir subayıydı. Darbe gecesi önce darbecilerle çatıştığı için vurulduğu sanıldı. Ancak sonradan darbeciler arasında yer aldığı, kendilerine müdahale eden bir Yarbayı ağır şekilde yaraladığı, bunun üzerine Yarbayın yanındaki bir Üsteğmen tarafından vurularak, öldürüldüğü anlaşıldı.

-Yukarıdakiler Aşağıdakiler-

Söyledikleri doğruysa, Cemil Turhan’ın ifadesiyle önemli bir detay daha ortaya çıkıyor. Şöyle ki;

Saat 16.00’da Genelkurmay Başkanlığı’na giden Fidan’ın buradan ayrılış saatine ilişkin belirsizlikler malum.

Darbeden sonra tutuklanan bazı askerlerin, Fidan’ın saat 20.30, hatta 21.00’e kadar karargâhta olduğu yönünde ifade verdiği biliniyor.

Kamera görüntüleri itibarıyla ise Fidan’ın 20.50’de Genelkurmay’dan ayrıldığı belirtiliyor.

Darbeden sonra Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamalarda da şöyle denilmişti:

“Değerlendirmelerden sonra Silahlı Kuvvetler Komuta Merkezi, Hava Kuvvetleri Harekat Merkezi ile Eskişehir’deki Hava Harekat Merkezi telefonla aranıp, tüm uçuşların durdurulması talimatı verildi. Uçuşların durdurulmasına ilişkin işlemler saat 19.26 itibarıyla tamamlandı. Direktif, 19.56 ve 20.31 itibariyle tüm birliklere teyiden yeniden iletildi.”

O saatlerde MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da Genelkurmay’da olduğu, bir anlamda uçuşları durdurma talimatını birlikte verdikleri dikkate alındığında, Cemil Turhan’ın ifadesinden şu anlaşılıyor:

Onlar üst katta hava sahasıyla uğraşırken, hemen bir alt katta saat 20.00’de darbe mesajları, 20.30’da da sıkıyönetim direktifi fakslanıyormuş.

Müyesser YILDIZ

28 Kasım 2016

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/darbe-mesajlari-ve-sikiyonetim-direktifi-hakan-fidan-genelkurmaydayken-gonderildi-2811161200.html