İçeriğe geç

Yine mi Üretilmiş Delil?.. Bu Davaları Sulandıran mı Var?!.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “FETÖ çatı davasını” dikkatle izliyorum. Daha önce de vurguladım; Bunlar, değil hukuki hatalar, tek bir harf hatası bile olmaması gereken ciddi, önemli ve hayati davalar. Maalesef öyle gitmiyor. Bu hataların kime/kimlere yarayacağı da malûm.

Davada 1 numara Fetullah Gülen olmak üzere 73 sanık var. 65’i firari, 1’i vefat etti. Sadece 7 sanık tutuklu.

Tutuklu sanıklardan biri 2000 yılında DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’in hazırladığı iddianame ile açılan, ancak AKP iktidarı döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, “Cemaat silahlı terör örgütü değil” raporu vermesi, iktidarın da TCK’yı değiştirmesi sonucu Fetullah Gülen’in kurtarıldığı davada Gülen’in avukatlığını yapmış olan Abdülkadir Aksoy.

Önce 2015’te hakkında soruşturma olduğunu UYAP’tan öğrenince kendi ayağıyla Emniyet ve Savcılığa gidip ifade veren, çocukluğunda geçirdiği çocuk felci nedeniyle yüzde 64 engelli olduğu için adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Aksoy, “çatı davası” kapsamında hakkında yakalama kararı verildiğini yine UYAP’tan öğrenip, müzekkere yazılmasını bile beklemeden teslim olmuş.

Sağlık durumu kötü olduğu için mahkeme Ocak ayındaki celsede, Aksoy’un sağlık koşullarına uygun olarak tutulması için cezaevine yazı yazdı. Ancak Cezaevinden, “Tutuklandığı suç itibarıyla barındılacağı daha iyi şartlarda bir oda/koğuş bulunmadığını” bildirdi.

Kumpas davalar Balyoz ve Ergenekon’da avukatlık yapan, Anayasa Mahkemesi önünde “adalet nöbeti” düzenleyen, şimdi de çatı davada mağdur/müştekilerin Avukatlığını yapan Şule Nazlıoğlu Erol gibi bir ismin bile, “Abdülkadir Aksoy FETÖ’cü olamaz. Tahliyesini talep ediyoruz” dediğini belirtip, Aksoy ile ilgili iddialar ve ortaya çıkan bazı “yanlışları” aktaralım.

-40 Yıllık Cemaatçiler Tanımadı-

Aksoy’la ilgili iddialardan biri; Polislerin hazırladığı şemaya göre, “Yargı İmamı Ahmet Can’ın yardımcısı” olduğu.

Lâkin davada tanık olarak dinlenen “40 yıllık Cemaatçi” Nurettin Veren, Kemalettin Özdemir, Latif Erdoğan, Hüseyin Gülerce gibi isimler Aksoy’u tanımadıklarını söyledi.

Keza Avukatları, itirafçı olduktan sonra tahliye edilen HSYK üyelerinin anlattığı “yargı yapılanması” içinde Abdülkadir Aksoy’un adının yer almadığına, ismen sorulduğunda da “tanımadıklarını” beyan ettiklerine dikkat çekti.

-Ankara’da Sinyal Verdi Denilen Kişi Kayseri’deymiş-

Gerek örgüt şeması, gerek HTS, gerekse de MASAK analiz raporunu aynı polislerin hazırladığını ve bu polislerin amirinin 9 Eylül’de “FETÖ operasyonunda” tutuklandığını kaydedip, Aksoy’la ilgili ikinci iddiaya geçelim:

23 Mart 2016 tarihli HTS analiz raporunda, “FETÖ/PDY mensuplarıyla değişik tarihlerde sık sık ortak baz verdikleri anlaşıldığından, bu şahıslarla örgütsel toplantılar yaptığı” öne sürülüyor.

Aksoy’un avukatları bu rapor üzerine TİB’den kayıtların çıkartılmasını istedi. TİB’den gelen kayıtlarla, Aksoy’un “telefonu sinyal verdi” denilen yerde gerçekte hiç sinyal vermediği veya “Aynı yerden sinyal verdi, biraraya geldi” denilen kişilerle tamamen farklı yerlerde olduğu ortaya çıktı.

Mesela; Analiz raporunda şöyle deniliyor:

“12 Eylül 2011’de Çiftlik Caddesi Gençlerbirliği Tesisleri Emniyet Mahallesi Yenimahalle Ankara adresinde Mehmet Rasim Kuseyri, Süleyman Savat, Tamer Tıbık ve Hüseyin Kara ile birlikte baz verdiği ve birlikte örgütsel faaliyet yaptıkları anlaşılmıştır.”

TİB’den gelen ve bilirkişilerin raporlaştırdığı kayıtlara göre ise belirtilen tarih ve saatte Aksoy’dan belirtilen güzergâhta baz sinyali alınırken, örgütsel toplantı yaptığı iddia edilen Rasim Kuseyri Bayraktar Tower’daki ofisinden, Hüseyin Kara Ostim’den, Süleyman Savat Mamak’tan, Tamer Tıbık ise Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nden sinyal vermiş.

-Avukat : Ergenekon ve Balyoz’da Üretilen Deliller Gibi-

TİB’den gelen kayıtlar ve bilirkişilerin verdiği rapordan sonra Abdülkadir Aksoy’un avukatları neler mi söyledi?

Avukat Süleyman Kavak, “Ergenekon ve Balyoz’da şikayet ettiğimiz dijital olarak yaratıldığını söylediğimiz delillerin tipik bir örneği. O kadar âlâkâsız yerler ki, 2 polis memuru oturmuş, sinyal ortak demiş. Müvekkilim üretilmiş delille örgüt üyesi, yöneticisi yapılmak isteniyor” dedi.

Avukat Mehmet Fuat Aksoy da babası olan müvekkilinin hiç konuşmadığı kişilerle konuşmuş gibi gösterildiğini, ayrıca aylarca dinlendiği, takip edildiği ve 40 ayrı tutanak tutulduğunu ve tek bir suç unsuru bulunamadığını belirterek, şöyle devam etti:

“Tutuklanmasının yegâne sebebi, Fetullah Gülen’in eski avukatı olmasıdır. Tüm kolluk raporlarında bu söyleniyor. Dedem Urfa Barosu’nu kuran kişidir. Bir davaya baktığı için katledildi. Babam da bir davaya baktığı için cezaevinde.”

Mahkeme Cuma günkü son celsede de “Üzerine atılı suçun niteliği, kaçma ve delillerin karartılması ihtimali, delillerin henüz toplanmamış” olduğu gibi gerekçelerle Aksoy’un tutukluluğunun devamına karar verdi.

Müyesser YILDIZ

19 Şubat 2017

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/feto-davalarini-sulandiran-mi-var-1902171200.html

Kategori:Uncategorized