İçeriğe geç

Genelkurmay “Fişleme” Listelerinden Öyle Bir İsim Çıktı ki!..

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar TBMM 15 Temmuz Darbesini Araştırma Komisyonu’na gönderdiği yazılı cevapta, TSK’daki “FETÖ yapılanması” konusunda bazı “Hassas kaynaklardan bilgi aldıklarını” bildirmişti.

Ankara’da devam eden ve sona gelen Genelkurmay Çatı Davasında da dönemin Genelkurmay Personel eski Başkanı İlhan Talu, Akar’ın talimatı ve Erdoğan’ın onayıyla, devlet kurumları dışındaki elinde bilgi-belge bulunan bazı kişilerle temasa geçilerek, TSK’daki “FETÖ’cülerin” tespitine çalışıldığını anlatmıştı. Talu’nun “kaynak” olarak verdiği isimler arasında; AKP Milletvekili Şirin Ünal, Kozmik Oda operasyonunda adı geçen emekli Albay Baki Kaya, Ahmet Zeki Üçok ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga vardı.

Dün Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen şehit Ömer Halisdemir davasında ilginç bir “Fişleme” tartışması yaşandı.

Sanık Avukatlarından Emir Yakın, Genelkurmay Çatı Davası’nın ek klasörlerinde bazı fişleme listelerinin yer aldığını, bu listelerde Hulusi Akar ve Yaşar Güler’in adının da geçtiğini öne sürdü. Av. Yakın, bu listelerde bulunan bir kişiyle ilgili olarak ise isim vermeden, “Burada yüz yüze bakıyoruz. Kuzuyu kurda teslim etmektir bu. İnşallah doğru değildir” dedi.

Sert tartışmalar yaşandı. Av. Emir’e tepki gösterenlerden birisi de Başbakanlık Avukatı Alaaddin Varol oldu. Varol, “Fişleme listeleriyle” ilgili olarak şunları söyledi:

“Ne idüğü belirsiz bir belge ile Hulusi Akar ve Yaşar Güler’i suçlamak doğru değildir. Bu FETÖ yöntemidir.”

-Sadece “FETÖ”cüler mi?-

Tartışma yaratan 222 nolu klasörü açtık ve şunları gördük:

Evet birkaç listede hem Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın, hem Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Güler’in isimleri var.

Mesela “TSK Bilgileri” başlıklı 1 sayfalık notta, 5’inci sırada “Kara Kuvvetleri Komutanı-Hulusi Akar”’ın karşısında şunlar yazıyor:

“Ordudaki cemaat yapılanmasını temizleyeceğim diyerek Cumhurbaşkanı ile anlaştı. Bu kişi değil, Jandarma Genel komutanı atanabilir. Kesinlikle Genelkurmay ona teslim edilmemelidir. Asıl tehlike, ihtilâl o zaman olur.”

“Jandarma Kurmay Albay … ile yapılan görüşmede FETÖ/PDY’nin TSK içerisindeki yapılanması hakkında elde edilen bilgiler” konulu bilgi notu ise 33 ismin bulunduğu bir liste. Birinci sırada “Hulusi Akar (Kara Kuvvetleri Komutanı”, ikinci sırada da Genelkurmay Adli Müşaviri Muharrem Köse yazıyor.

“TSK içinde gizlenmiş bulunan FETÖ grubu isim listesi” başlıklı bir bilgisayar çıktısı; İlk sıradaki isim Hulusi Akar. Düşünceler bölümünde, “KHO, Harp Ak. 3. kol. k. yap. balyoz Hasdal-Alb Posor, ? Korur” denilmiş.

Bir başka çizelgede; Dava dosyalarında adları geçen subayların dökümü yapılmış. Konumu “şüpheli” olarak belirtilen bu isimler arasında yine Hulusi Akar’ın yanısıra Yaşar Güler’in adı yer alıyor.

“Ne idüğü belirsiz”den öte, ucube bir hâl!.. Her iki isim de bir taraftan Genelkurmay davasının mağdur/müştekisi, öte yanda dava dosyasının eklerinde “fişlenmiş” durumda.

Diğer listelere bakalım:

Başlıksız, bilgisayar çıktısı koca bir liste. O dönem TSK’daki tüm general ve albaylar üzerinde bir araştırma yapıldığı izlenimi veriyor.

Kiminin karşısında, “PDY”; Kiminde, “PDY değil, kullanıyorlar”; Kiminde, “Sıkı personel ihraççısı”; Kiminde, “Personel başkanlığında hakim oldular” yazıyor…

Bir başkası için, “Sohbetlere devam, Kayseri paralel sucukçunun evinde sohbete iştirak”,

Üç askeri doktor hakkında, “Öğrencileri minimal vitral yetmezlik teşhisi ile katletti” deniyor…

Kiminde, 3 soru işareti var…

Biri için, “PDY değil, ahlâk”, bir başkası için “Bülent Arınç destekli terfi etmiş olabilir” ifadeleri kullanılıyor.

Bir başka liste; “Kaynak-1’den gelen bilgiler” başlığını taşıyor ve 19 Nisan 2016 tarihli.

4 asker için “Paralel değil Alevi”, biri için “Paralel değil Komünist”, bir başkası için de “Paralel değil sol” tespiti yapılmış.

Aralarında halen TSK’nın tepe yönetiminde olan bazı isimlerin de bulunduğu çok sayıda ismin karşısında soru işaretinin konduğu bu listedeki iki dikkat çekici hususu belirtelim; Önemli bir isim için “Paralel değil” denmiş, ama ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Keza karşısında soru işareti olan üç önemli isim de sözde Yurtta Sulh Konseyi’nde yer almaktan yargılanıyor.

İsimler aynı, bilgisayarda hazırlanmış, ama notların elle yazıldığı bir diğer liste;

Bir öncekinde “paralel” denilen ismin karşısında “paralel değil” notu var… Yine halen ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılan bir isim için “paralel değil”, bazı generaller için, “Parelel değil, Alevi” veya “Komünist” denmiş.

Bir de “Kırmızı liste” var… İsimler aynı ve el yazısıyla hazırlanmış. Önceki listelerde “Paralel değil” denilen, bunda “paralel” olmuş… Darbe emrini yayınlayan Mehmet Partigöç’ün karşısına soru işareti konmuş vs.

Bu “Kırmızı liste” bir de kuvvetlere göre tanzim edilmiş. Bilgi ve tespitler yine diğerleriyle çelişiyor.

Kuvvetlere göre hazırlanmış “Mavi Listeler” de var. Bunlarda “Paralel” olmayan isimlerin yanına artı işareti konmuş. Ama mesela halen çok üst düzeyde görev yapan bir komutan için soru işareti kullanılmış.

Ve son olarak “Kaynak 3- 22 Haziran 2016” tarihli bilgisayar çıktısı liste:

1 korgeneral, tümgeneral ve tuğgeneral için “Ulusalcı”, bir başka tuğgeneral için de “Ulusalcı, din düşmanı”,

Bir korgeneral için “Paralel- N. Özel’e bilgi taşıyor”,

Halen ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan bir general için “Üç yıldız ve olumlu”,

Bir başka general için “28 Şubat din düşmanı, N. Özel bağlantılı”,

Sözde Yurtta Sulh Konseyi’nde yer alan bir isim için “Uzatılabilir”,

Bir albay için, “PDY, Mason”,

8 albay için de “Ulusalcı” deniyor.

Sözkonusu listelerin, 15 Temmuz öncesinde TSK’daki “FETÖ’cüleri” tespit etmede nasıl bir karmaşa yaşandığını ortaya koyması bir yana, Hulusi Akar’ın “Hassas kaynaklar” dediği bilgi kaynaklarının da ne denli çeliştiği görülüyor.

Asıl mesele ise şu; Bunların hiçbir elemeden geçmeden ve dahi “Bilgi kaynaklarının” ortaya çıkmasından da endişe duyulmadan olduğu gibi dava dosyasına konmasının sebebi nedir?

-Yargının En Tepe İsmi-

Dünkü duruşmada gündeme gelen Hulusi Akar ve Yaşar Güler iddiasını böylece izah ettikten sonra Av. Emir Yakın’ın, “Burada yüzyüze bakıyoruz. Kuzuyu kurda teslim etmektir bu. İnşallah doğru değildir” diyerek ismini vermediği kişiye geçelim.

Genelkurmay Çatı Davasındaki aynı ek klasörde bir de yargı mensupları listesi var.

Herhangi bir başlığı olmayan listenin yargıdaki “FETÖ”, o zamanki adıyla “PDY-Paralel Devlet Yapılanması” mensuplarına ilişkin olduğunu anlıyoruz.

Nereden anlıyoruz?

Çünkü 64 kişilik listede Celal Kara, Cihan Kansız, Fikret Seçen, Gültekin Avcı, İbrahim Okur, Mehmet Berk, Muammer Akkaş, Savaş Kırbaş, Sedat Sami Haşıloğlu ve Zekeriya Öz gibi en meşhur “FETÖ”cülerin adları yer alıyor.

Bu isimlerin karşısında da kimlerin ifadesinde veya kimlerin şikayet dilekçesinde adlarının geçtiği notu bulunuyor.

İşte bu listenin 38’inci sırasında Mustafa Manga ismini görüyoruz. Alper Erdem isimli birisinin ifadesinde adının geçtiği belirtiliyor.

Kimdir Manga?.. Halen 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Savcısı… Bir başka ifadeyle, dün görülen Şehit Ömer Halisdemir davasının savcısı!..

Av. Yakın’ın o sözlerinin anlamı böylece açıklığa kavuştuktan sonra asıl “şok”u aktaralım.

Aynı listenin 20’inci sırasındaki isim Haşim Kılıç… Karşısında “Anayasa Mahkemesi eski Başkanı” yazıyor ve adının Cavit Karabulut’un ifadesinde geçtiği kaydediliyor.

Başbakanlık Avukatının ifadesiyle, “Ne İdüğü belirsiz” listeleri tartışmak “FETÖ yöntemi” midir bilemeyiz, ama sormak gerek:

Bunları Genelkurmay dava dosyasına koymanın hikmet-i sebebi nedir?.. Ve neler oldu, neler oluyor, neler olacak?!.

Müyesser YILDIZ

20 Mart 2018

Kategori:Uncategorized