İçeriğe geç

Türkiye-Katar “Tek Millet İki Devlet”miş… Acaba?

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile özelleştirilmesine karar verilen Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nı alan Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen “Eski sosyalist, yeni Müslüman” Ethem Sancak’ın BMC firmasına Katar’ın nasıl ortak yapıldığını kendi ağzından öğrendik.

Savunma Sanayi Başkanlığı’nca 12-13 Aralık tarihlerinde Saray’da düzenlenen Türk Savunma Sanayii Zirvesi’nde yaptığı konuşma geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan Sancak, BMC’yi alması için kendisini Erdoğan’ın yönlendirdiğini belirttikten sonra şunları anlattı:

“Liderimiz bana dedi ki; ‘Sen o otomotiv şirketinin altından kalkabilir misin?’ Valla ne emrederseniz onu yaparım. Ama buna gücüm yetmeyebilir. Elimdeki varidatım bu. Savunma sanayine girmek o gün için bir macera. Ben de eski bir sosyalist yeni bir Müslüman olarak kardeşlerim arasında adil bölüşmüştüm serveti. 16’da bir parçası kalmıştı. Dedim; ‘Bu para var. Bununla alınabiliyorsa, ihaleye gireyim. Ama diyelim ki, aldım. Bunu emrettiğiniz gibi güçlü bir sanayi şirketi haline getirebilmem için güçlü bir fon olması lazım arkamda. ‘Ne yaparız’ dedi. Sizin büyük ferasetinizle Arapların onurlu bir bölümünü kendine getirttiniz. Katar’la neredeyse tek millet, iki devlet haline geldik. Allah da gani gani para vermiş Katar’a. Emir de sizi kırmaz. Katar Devletini ve Silahlı Kuvvetlerini bana ortak ederseniz, bu işin altından kalkarız. Sağ olsun Sayın Emir’i aradı o da kırmadı. BMC’nin yüzde 50 eksi birini Katar Ordusuna sattım. Tek başına yapmak istemiyordum. Benim gibi deli bir Laz ortak da önerdi bana Sayın Cumhurbaşkanım. Onu da yanıma aldım; Talip Öztürk, eşit bölüştük.”

Katar Milli Meselelerimizde Nerede Duruyor?

Sancak’ın bu vahim itiraflarının hukuki, siyasi, ekonomik boyutu bir yana, “Katar’la neredeyse tek millet, iki devlet haline geldik” sözünü mercek altına alalım.

Bugüne kadar sadece Azerbaycan’la “Tek millet, iki devlet” olduğumuzu biliyorduk.

Demek ki, artık Katar’la da böyleyiz.

Madem öyle, önce Ethem Sancak, sonra da ona “Yürü ya” diyenlerin öncelikle şu iki soruyu cevaplandırması gerekmiyor mu?

– Katar, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü hedef alan PKK-PYD-YPG’yi terör örgütü sayıyor mu?

– Kıbrıs milli davamızda nerede duruyor? KKTC’yi tanıyor mu? Rum kesiminde Büyükelçiliği varken, KKTC’de herhangi bir temsilcilik açtı mı?

Kıbrıs’tan devam edelim.

Daha dün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Antalya açıklarındaki sondaj çalışmalarının sürdüğünü açıklarken, şöyle konuştu:

“Kıbrıs Türk halkının Ada’da haklarının gasbedilmesi, oldu bittiye getirilmesine rıza göstermeyeceğiz. Nitekim Türkiye Petrolleri, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kendisine vermiş olduğu ruhsat alanlarında sismik araştırmalarını yapıyor. Belki kısa bir gelecekte ilk sondajımızı da o bölgede yapabiliriz. Özellikle Kıbrıs Rum Kesimi’ni bu vesileyle bir kez daha ikaz etmiş olalım. Biz kendi sahamızda, ekonomik bölgemizde istediğimiz sondaj ve çalışma hakkına sahibiz. Kimsenin malında ve kaynağında da gözümüz yok. Kimsenin de gerek Türkiye Cumhuriyeti gerekse Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Türk toplumunun hak ve menfaatlerini ihlal etmesine de rıza göstermeyeceğimizi ifade ettik. Adilane bir paylaşımdan yanayız.”

Peki Doğu Akdeniz’de KKTC’nin hakları gaspedilmek istenirken, devlet şirketi olan Katar Petrol, kimin yanında duruyor; Türkiye’nin mi, Rum-Yunan-ABD-İsrail-Mısır’ın mı?

Katar Petrol, 2017’de hangi şirketle anlaşma imzaladı; Türkiye Petrolleri’yle mi, ABD Exxon Mobil’le mi?

Exxon ve Katar Petrol, Rum kesiminin verdiği sözde 10 numaralı parselde doğalgaz arama faaliyetine başlama kararı aldığında, Katar’a, “Dur, ne yapıyorsun? Biz tek millet, iki devletiz?” diyebildik mi?

Ya Türkiye’nin Tank Palet Fabrikası’nı, BMC üzerinden Katar Ordusu’na verdiği günlerde ABD’nin 13 bin askerinin bulunduğu El-Udeyd Hava Üssü’ndeki askeri varlığını daha da güçlendirmek için Katar’la mutabakat zaptı imzalaması ve burasının ABD’nin daimi üslerinden birine dönüştürülmesinin planlanması neyin nesidir?

Askeri Birliğimizi Bir “Haydut” mı Teslim Ediyoruz?

Daha önceki yazımızda, Tank Palet Fabrikası’nın Kıbrıs Barış Harekatı’nda ABD’nin ülkemize uyguladığı ambargo üzerine kurulduğunu hatırlatıp, “Akdeniz’de sular yeniden ısınırken, özelleştirmenin Kıbrıs için kurulan fabrikadan başlanması ne garip” demiştik.

Ayrıca, burasının sadece fabrika değil, hukuki anlamda TSK’nın diğer tabur, alay veya tugaylarıyla aynı konumda bulunduğuna dikkat çekip, sözkonusu özelleştirme ile aynı zamanda bir birliğin de özelleştirilmiş olacağını vurgulamıştık.

Geçen hafta bugün ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani “mutabakat zaptı” imzalarken, Erdoğan da yanında Katar Emiri Temim Bin Hamed Al Sani ile Sakarya Karasu’da BMC Üssü’nün temelini atıyordu.

Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, “Biz dışa bağımlılığın acısını çok çekmiş bir milletiz. Bunu en son 74’te Kıbrıs’ta yaşadık, bizi yarı yolda bıraktılar. Muhabere sistemlerimiz çöktü, neden? Stratejik ortaklarımız telsizleri susturdular. Şimdi biz onlardan kurtulduk. Şimdi kendi telsizimizi yapıyoruz” dedikten sonra Katar’la ilgili şunları söyledi:

“Küresel sermaye olarak değerli dostum Katar Emiri Şeyh Temim’e şükranlarımı sunuyorum. Burada bir Katar ve Türkiye işbirliği var. Bu işbirliği gerçekten iki ülkenin kazan- kazan esasına göre, geleceğe yönelik örnek bir adımıdır. Nasıl Türkiye, belli güçlerin Katar’ı kuşatmasında dost olduğunu göstermişse, Katar da bunu ispatlamıştır. El ele verilerek üstesinden gelinen her türlü hadise, iki ülkenin kardeşliğini perçinlemiştir. Bundan sonra da savunma sanayinden ticarete, turizmden enerjiye kadar Türkiye-Katar iş birliği güçlenmeye devam edecektir.”

Şimdi de Erdoğan’ın 2.5 ay önce İstanbul Tershanesi’nde düzenlenen törende yaptığı konuşmaya dönelim. Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere değinen Erdoğan’ın, sözleri şöyleydi:

“Türkiye’ye rağmen Doğu Akdeniz’de veya Ege’de adım atabileceklerini sananlar, ne kadar büyük bir hata yaptıklarını anlamaya başladılar. Suriye’deki teröristlere nasıl günlerini gösterdiysek, denizlerdeki haydutlara da meydanı bırakmayacağız.”

Katar’ın özellikle Kıbrıs milli meselemizde kimlerin yanında durduğunu aktardık.

Bu durumda TSK’nın en stratejik kuruluşu olan Tank Palet Fabrikası aslında bir “hayduta” teslim edilmiş olmuyor mu?

Müyesser YILDIZ
20 Ocak 2019

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/askeri-birligimizi-bir-hayduta-mi-teslim-ediyoruz-20011911.html

Odatv yeni link: https://odatv4.com/makale/askeri-birligimizi-bir-hayduta-mi-teslim-ediyoruz-20011911-154379

Kategori:Uncategorized