İçeriğe geç

Libya’ya Hangi Komutan Gitti?.. Yerine Kim Geldi?..

Meclis’ten Libya’ya asker gönderme kararı çıktıktan sonra Erdoğan 5 Ocak’ta bir televizyon programında, Türk askerinin üstleneceği misyon ve burada kurulacak harekat merkezinin başında kimin olacağına ilişkin olarak şu açıklamaları yaptı:

“Bütün güvenlik kurumlarımız arasında eğitim ve öğretim programlarının düzenlenmesi noktasında teknik bilgi ve tecrübe paylaşımı noktasında bizim askerimizin oradaki görevi koordinasyondur. Şu anda bu koordinasyonu yapıyorlar. Orada bir harekat merkezi, bu harekat merkezinde de bizim bir korgeneralimiz bulunacak. Oradaki bu süreci onlar yönetecekler. Şu anda zaten peyderpey gidiyorlar. Şu anda yoğunlaşma… Şu anda muharip güç olarak bizim orada farklı ekiplerimiz olacak. Bunlar bizim askerimizin içinden değil. Bu farklı ekiplerle, o muharip güçler orada çalışacak. Ama işin koordinasyonunu bizim üst düzey askerlerimiz… Bunun içinde korgeneralimiz olmak üzere ve bunun yanında korgeneralimizle birlikte özellikle oradaki emir komuta zincirini elinde tutan gayet iyi yetişmiş ekiplerimiz olacak. Onlarla beraber bu süreci işletmiş olacağız.”

Her gün Libya’yı konuşuyoruz; ama ilginçtir, o günden beri Libya’daki Türk gücünün komutanının kim olduğu veya olacağını merak eden, soran, yazan olmadı. Sadece bazı internet siteleri, Erdoğan “Bir korgeneralimiz bulunacak” dediği halde Şırnak Piyade Tümen Komutanı Tuğgeneral Halil Soysal’ın Libya’ya atandığını yazdı.

O Komutanın Özelliği

Bizim edindiğimiz bilgiye göre ise Libya’ya Genelkurmay 2. Başkanı Korgeneral Metin Gürak gönderildi.

Kimdir Korgeneral Gürak, hemen hatırlatalım.

15 Temmuz sürecinde 4. Kolordu ve Ankara Garnizon Komutanı’ydı. Darbe teşebbüsü sırasında Genelkurmay Başkanlığı’nda derdest edilip Akıncı’ya götürülen isimlerdendi. O akşam dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın emriyle Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu ve Kara Havacılık Komutanlığı’na giden ve Akar’ın, “İkinci bir emre kadar tank hareketi olmayacak, hiçbir hava aracı uçmayacak” şeklindeki emirlerini ileten Gürak’ın yaşadıklarını kendi ifadesinden özetleyelim:

“Kara Havacılık Komutanlığından ayrılıp Dışişleri Bakanlığı civarına geldiğim sırada Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar aradı ve ‘Genelkurmay’da patlamalar oluyor, silah sesleri duyuluyor’ dedi. Derhal Genelkurmay’a gittim. Forsu bulunan makam aracım için kapılar açılmadı. Aracımdan indim. O esnada megafondan, ‘Durma, vururuz. Aracınıza binip gidin’ diye bağırıldı. Buna rağmen aracımdan indim ve ellerimi de kaldırarak ‘Ben Garnizon Komutanı Korgeneral Metin Gürak’ım. Ne oluyor, ona bakmaya geldim’ dedim. ‘Durmayın, binin arabanıza’ diye tekrar tekrar bağırdılar. Buna rağmen yaya giriş kapısını açtım. Kapıyı açtığımda yolda yatan sivil giyimli bir erkek cesedi gördüm. Nizamiye binasına yöneldim. Nöbetçiler rutin Genelkurmay nöbetçileri görünümündeydi. Askerlere, ‘Çocuklar sakin, ne oluyor anlatın’ diye sorduğumda, kimi, ‘İçeride bir suikast var’, kimi ‘Dışarıdan teröristler girdi, çatışma sürüyor’, kimi de ‘Tatbikat var’ diye cevap verdi. O esnada 5 kişilik Özel Kuvvetler personeli düşmanca bir tavırla binaya girerek üzerime yürüdü. Biri, ‘Sizi tanıyorum’ diyerek yakama yapıştı. ‘Korgeneral morgeneral dinlemem. Oturun burada’ diyerek beni bir sandalyeye oturttu. Ben, ‘Ne oluyor, ne yapılıyor burada?’ dediğimde, 4-5 kişi silahlarını bana doğrultup bağırarak ‘Kes sesini, ses çıkarma’ dediler. ‘Ne biçim askersiniz. Benim Korgeneral olduğumu görmüyor musunuz? Buraya Garnizon Komutanı olmam hasebiyle geldim’ dediğimde, ‘Sen artık Garnizon Komutanı değilsin. Çok konuşuyorsun’ diyerek beni ayağa kaldırdılar. 4 kişi yumruklarla bana saldırdı ve beni yere indirdiler. Kendilerine mukavemet etmeye çalıştım. Bana böyle muamele ettiklerine göre Türk askeri olamayacaklarını söyledim ve ‘Her ne yapıyorsanız bunun hesabını mutlaka vereceksiniz’ dedim. Gözlerim komandoların kullandığı bandana ile kapatıldı, ellerim arkadan plastik kelepçeyle sıkıca kelepçelendi ve bir odaya atıldım. Daha sonra bizi helikopterle bir yere götürdüler. Uçak seslerini duyunca oranın Akıncı olduğunu anladım. Ayaklarımı da bağlayıp, beni bir odaya koydular. Üzerime kapıyı kilitlediler. O vaziyette bulunduğum yerde saat 17.45’e kadar bekledim. Bu saate kadar beni rehin tuttular. Bulunduğum yere birisi geldi. Bana ‘Kurtuldunuz’ dedi. Bandanayı açtı. El ve ayaklarımdaki kelepçeyi çıkardı, sarıldı. Bu kişi TAİ’nin güvenlik müdürü olan benim devre arkadaşım Emekli Topçu Albay Sefa Eman ve diğer askeri personeldi. Dışarı çıktığımda derdest edilmiş aralarında Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler’in de bulunduğu birçok kişi gördüm. Birbirimize sarıldık. Bir araçla oradan şehre doğru bizi getirdiler.”

15 Temmuz’un ardından önce Kara Kuvvetleri Komutanlığı EDOK Muharebe Hizmet Destek Eğitim Komutanı ve Kocaeli Garnizon Komutanı, daha sonra KKK Kurmay Başkanı olan Gürak, 2018’de Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na getirilen Ümit Dündar’ın yerine Genelkurmay 2. Başkanlığına atandı.

Bu atamanın önem ve özelliği şuydu; 1960 darbesindeki 1 yıllık dönemi saymazsak, 1943’ten bu yana Genelkurmay 2. Başkanlığı görevine ilk kez Korgeneral rütbesiyle atama yapılmış, yani bu makam tenzili rütbeye uğramıştı.

2019 YAŞ’ında Korgenerallikte 4 yılını geride bırakan Gürak’ın Orgeneralliği terfi ettirilmesine kesin gözüyle bakılıyordu, ancak bu beklenti gerçekleşmedi, görev süresi uzatıldı.

Mardinli olan Korgeneral Metin Gürak’ın en büyük özelliği, İngilizce’nin yanı sıra Arapça da bilmesi.

Geçici 2. Başkan

Korgeneral Gürak’ın Libya’da görevlendirilmesinden sonra Genelkurmay 2. Başkanlığına ise vekaleten Korgeneral Selçuk Bayraktaroğlu getirildi.

15 Temmuz döneminde Erzincan’daki 3. Ordu’nun Kurmay Başkanlığı ve Garnizon Komutanlığı görevlerini yürüten, 2016 yılında Korgeneralliğe terfisiyle birlikte Genelkurmay Başkanlığı Personel Başkanlığı’na atanan Bayraktaroğlu’nun da 2019 YAŞ’ında Orgeneral olması bekleniyordu, ama o da Korgenerallikte kaldı.

10 gün önce Genelkurmay 2. Başkanlığı koltuğuna oturan Bayraktaroğlu’nun Personel Başkanlığı görevini de sürdüreceği öğrenildi.

Libya’ya Gürak’ın gönderilmesi ve 2. Başkanlığa Bayraktaroğlu’nun getirilmesinin, 2020 YAŞ kararlarıyla ilgili olarak şimdiden önemli ipuçları verdiğini kaydedelim.

Müyesser YILDIZ
20 Ocak 2020

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/yerine-kim-geldi-20012054.html

Odatv yeni link: https://www.odatv4.com/yazarlar/muyesser-yildiz/yerine-kim-geldi-20012054-176862

Kategori:Uncategorized