İçeriğe geç

Görevdeki MİT’çilerin Adını Deşifre Eden O Komutan Veya Savcı Hakkında da İşlem Yapılacak mı?

Libya’da şehit edilen MİT personelinin kimliğini açıkladığı gerekçesiyle önce Barış Terkoğlu ve muhabir Hülya Kılınç tutuklandı.

Ardından sadece o haber değil, topyekün Odatv için erişim yasağı kararı alındı.

Haberde, adı-soyadı günler öncesinden deşifre edildiği halde şehidimizin soyadı yok… Görevi, nasıl şehit düştüğü yok… Ailesi, köyü yok… Sadece yine daha önce arkadaşları tarafından sosyal medyada paylaşılmış bazı fotoğraflar var… Bir de adsız-soyadsız mezarı…

MİT Yasası ne diyor; “MİT mensupları ve ailelerinin kimliklerinin, makam, görev ve faaliyetlerinin herhangi bir yolla ifşa edilmesi yanında bunların radyo, televizyon, internet, sosyal medya, gazete, dergi, kitap ve diğer tüm medya araçları ile her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim araçları vasıtasıyla yayımlanması, yayılması veya açıklanması yasaktır” diyor.

-Zekai Aksakallı’nın İfadeleri-

O halde bir “İfşa” olayını daha hatırlatalım.

15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında Özel Kuvvetler Komutanı olan Zekai Aksakallı’nın nasıl mücadele ettiğini biliyorsunuz. Aksakallı’nın Semih Terzi’yi öldürmesi emrini verdiği merhum Ömer Halisdemir bu emri yerine getirmiş, ardından şehit edilmişti.

Konumuz, 15 Temmuz gecesi Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda yaşananlar değil, Aksakallı’nın o geceye ilişkin ifadeleri.

İlki, 6 Aralık 2016 tarihli. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği 8 sayfalık ifadesinde halen önemli görevlerde olan iki MİT mensubunun ismini ve faaliyetlerini açık açık anlattı. Biz Aksakallı’nın verdiği bu isimlerin baş harflerini kullanarak, ifadenin ilgili bölümlerini aktaralım:

“Milli İstihbarat Teşkilatından K.E. Bey ile karşılıklı durumları konuştuk. Özel Kuvvetler Komutanlığı kışlasını darbecilerden temizlemek için gönderdiğimiz arkadaşlarımın tabancadan başka silahlarının olmadığını belirterek, silah ve mühimmat talebinde bulundum. O da Cumhurbaşkanlığı Külliyesini korumaya yönelik faaliyette bulunduğunu ifade etti. Darbe girişiminin bastırılması için her türlü silah ve mühimmat yardımı yapabileceğini ifade etti.”

“MİT Müsteşarlığından S.Ü. Bey ile görüştük. Görüşmede medya ile iletişime geçebilmeme yardımcı olabileceğini söyledi. Saat 01.11’de TGRT Televizyonuna, saat 01.47’de NTV televizyonuna canlı yayın bağlantısına geçtim. Durumu ve darbecilere karşı mücadele ettiğimizi beyan ettim.”

“Koruma/Emir asb.larım ile beraber MİT’te görevli K.E. Bey tarafından sağlanan zırhlı araç ile kışlaya geldim ve faaliyetlerin kontrolü maksadıyla emir ve talimatları verdim.”

Aksakallı, ikinci kez 17 Mart 2017’de Şehit Ömer Halisdemir ve ÖKK davalarının görüldüğü Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ifade verdi.

Aksakallı, özel celsede yani sanıklar ve avukatların olmadığı bu duruşmada sadece bir MİT personelinin ismini yine açık şekilde vererek, şunları söyledi:

“MİT Müsteşarlığından S.Ü. ile görüştüm. Kendisinin aracılığıyla saat 01.11’de TGRT, saat 01.47’de NTV televizyonuna canlı yayın bağlantısı ile bağlandım. ‘Eşkıya ve ihanet şebekeleri darbe girişiminde bulunmaya çalışıyorlar, fakat başarılı olamadılar, olamayacaklar. Biz görevimizin başındayız. Yüce milletimiz bizim arkamızda. Bunun üstesinden geleceğiz, bu içerideki paralel ihanet şebekeleri, bunlar korkak, yüreksiz. Silahlı Kuvvetler komuta kademesi bunların hiçbirisini tasvip etmez. Kısa sürede duruma el koyacağız. Yüce milletimiz merak etmesin’şeklinde ifadelerim oldu. Hatta bu konuşmalardan sonra gece saat 02.00 gibi MİT Müsteşarı da beni aradı.”

Gaziantep’te görülen Silopi darbe davası için Gelibolu’da talimatla alınan 9 Kasım 2017 tarihli ifadesinde ise Aksakallı, yine o MİT mensuplarından birisinin ismini açık haliyle verirken, diğeri için “Tanıdığım daire başkanı” diye söz etti. Aksakallı’nın bu son ifadesi de şöyle:

“Korgeneral Metin Temel ile ilk görüşme 22.45 civarında, onun beni araması ile gerçekleşmiştir… İkinci görüşmemizden itibaren durum aydınlanmaya başlayınca, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunduk. Kendisine MİT Müsteşarlığında görevli S.Ü.’ün büyük çabaları ile görüştüğüm NTV Televizyonundan Deniz Kilislioğlu’nun telefonunu vererek, kendisine darbeye karşı açıklama yapmasının faydalı olacağını söyledim.”

“Koruma Astsubayım Makbul Uluğ ile beraber güvendiğim bir arkadaşımızın evine gittik. Buradan MİT’ten tanıdığım daire başkanından araç talep ettim. Bu araç bir hayli geç geldi. Bu süre zarfında Komutan olarak darbeye karşı güvenilir personelin toplanmasını, organize edilmesini sağladım, sevk ve idare ettim.”

Aksakallı’nın bu ifadeleri birçok yerde yayınlandı… MİT’çilerin isimleri de açık olarak…

MİT Kanunu’nun ilgili maddesi o zaman da yürürlükteydi… Ama ne tutuklanan oldu ne de yayın yasağı getirildi…

Haydi halen Korgeneral ve 2. Kolordu Komutanı olan Aksakallı’nın MİT Kanunu’nu bilmediğini düşünelim.

Peki bu ifadeleri alan Savcı -ki sonradan Yargıtay üyeliğine seçildi- ve hakimler de mi bilmiyordu ki, MİT mensuplarının isimlerini açık açık tutanaklara geçirerek, alenileştirdiler?

Madem ki böylesi büyük bir hassasiyet sözkonusu, o halde soralım:

Bu 2 MİT mensubunun adını deşifre eden Aksakallı ile o savcı ve hakimler hakkında da acaba herhangi bir soruşturma açılacak mı?

Müyesser YILDIZ

6 Mart 2020

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/gorevdeki-mitcilerin-adini-desifre-eden-o-komutan-veya-savci-hakkinda-da-islem-yapilacak-mi-06032033.html

Kategori:Uncategorized