İçeriğe geç

Erdoğan TSK’yla İlgili KHK’sını Unuttu mu?

Dün Brüksel’e giden Erdoğan dönüş yolunda birçok konuda önemli açıklamalar yaptı.

Haliyle Putin’le görüşme öncesi heyetimizin bekletilme görüntülerine verdiği cevap ön plana çıktı.

Ancak TSK ve Milli Savunma Bakanlığı ile ilgili söyledikleri de çok önemliydi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bazı eleştirileriyle ilgili olarak neler mi söyledi; Şunları:

“Bay Kemal bir defa ne Milli Savunma Bakanlığımızı tanıyor ne TSK’yı tanıyor. Buralardan cahil kalmış birisi. Bir defa TSK’nın yapısı bellidir. 2014 itibarıyla Avrupa Birliği çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin Milli Savunma Bakanlığına bağlanma süreci vardır. Tabi bu yerine getirilmemiştir. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Milli Savunma Bakanlığı mevcut şekle dönüştükten sonra da TSK Milli Savunma Bakanlığımıza bağlanmıştır ve şu anda da faaliyetlerini bu şekilde yürütmektedir. Kuvvet Komutanları ise Genelkurmay Başkanımıza bağlıdır. Herhangi bir değişiklik söz konusu değildir ve Genelkurmay Başkanımız aynı temsil kabiliyetine sahiptir. Gerektiğinde ABD Genelkurmay Başkanı ile de Rusya Genelkurmay Başkanı ile de görüşme yapmaktadır. Yine katılması gerekli olan uluslararası toplantılara -örneğin NATO toplantıları- o katılmaktadır. Bu adam bunların hiçbirini takip etmiyor. Nerede, ne oluyor, ne bitiyor, kim, nerede haberi yok; çünkü derdi başka. Bütün derdi, acaba biz ülkenin kurumsal yapılarıyla nasıl oynarız, bunları nasıl yıpratırız! Bunu gerek parlamentodaki çalışmalarda gerek bakanlarımıza olan saldırılarda görüyoruz.”

Cümle cümle gidelim.

Herkes biliyordu, ama belki de ilk kez en üst düzeyde TSK sisteminde 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra gerçekleştirilen değişikliklerin 2014’ten beri AB tarafından istendiği belirtilmiş oldu.

Erdoğan’ın, “Tabi bu yerine getirilmemiştir” ifadesine de bakalım.

Peki 15 Temmuz’a kadar bunları kim, neden yerine getirmedi veya getiremedi?

Darbe teşebbüsünden sonra birkaç kez; Erdoğan’ın tüm ısrar ve baskılarına rağmen dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in, TSK’da büyük bir direnç olduğu için Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanma projesini gerçekleştiremediğini yazdık. O dönemde kulislerde, Özel’in sırf bu yüzden Zona olduğunun konuşulduğunu da kaydedelim.

Erdoğan’ın, “15 Temmuz darbe girişiminden sonra Milli Savunma Bakanlığı mevcut şekle dönüştükten sonra da TSK Milli Savunma Bakanlığımıza bağlanmıştır ve şu anda da faaliyetlerini bu şekilde yürütmektedir. Kuvvet Komutanları ise Genelkurmay Başkanımıza bağlıdır. Herhangi bir değişiklik söz konusu değildir” sözlerine gelelim.

Evet, 15 Temmuz 2018’de çıkarılan 4 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bu yapıldı. Ancak Erdoğan’ın söylediği gibi, sadece Genelkurmay değil, Kuvvet Komutanlıkları da MSB’ye bağlandı.

İşte o KHK’nın ilgili maddeleri:

– Genelkurmay Başkanlığı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları Milli Savunma Bakanına bağlıdır. Cumhurbaşkanı gerekli gördüğünde Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanları ve bağlılarından doğrudan bilgi alabilir, bunlara doğrudan emir verebilir. Verilen emir herhangi bir makamdan onay alınmaksızın derhal yerine getirilir.

– Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları Milli Savunma Bakanına ayrı ayrı bağlı ve sorumludur.

– Genelkurmay Başkanlığı ile Kuvvet Komutanlıklarının teşkilatı Milli Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda gösterilir.

-Genelkurmay Başkanının Görevi Nedir?-

Malûm, 27 Şubat’ta İdlib’de yaşanan, 34 askerimizin şehit olduğu saldırılardan sonra yapılan harekatlarda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler değil, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın ön planda olması da çok tartışıldı.

Erdoğan’ın, “Genelkurmay Başkanımız aynı temsil kabiliyetine sahiptir. Gerektiğinde ABD Genelkurmay Başkanı ile de Rusya Genelkurmay Başkanı ile de görüşme yapmaktadır. Yine katılması gerekli olan uluslararası toplantılara -örneğin NATO toplantıları- o katılmaktadır” şeklindeki sözleri ise muhtemelen bu eleştirilere bir cevaptı.

Ancak mesele Genelkurmay Başkanı’nın mevkidaşları ile görüşüp görüşememesi veya NATO toplantılarına katılıp katılmaması değil, Anayasa’daki, “Genelkurmay Başkanı savaşta başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanı namına yerine getirir” hükmünün uygulanıp, uygulanmadığıdır.

-Kapalı Oturumda Bunlar mı Oldu?-

Erdoğan’ın, Brüksel dönüşünde yaptığı açıklamalar arasında önemli bir ayrıntıya daha dikkat çekelim.

Bilindiği gibi, İdlib saldırısından 5 gün sonra TBMM’de tam 6.5 saat süren kapalı bir oturum yapıldı.

Kapalı oturumların özelliği belli; 10 yıl boyunca gizli kalması.

Erdoğan’ın sözlerine gelirsek; şunları anlattı:

“Düşünün; bu ülkenin bakanının parlamentoya girmesini engelleme gayretlerine varıncaya kadar edep dışı hareketler yapıyor. Niçin geliyor o bakanlar oraya? Parlamentoyu bilgilendirmek için geliyor. Parlamentoyu bilgilendirmek için gelen bakanlara, ‘Neden geldi bunlar?’ diyecek kadar ileri gidiyor. Bu kadar hadsizlik olabilir mi! Daha sonra Meclis Başkanımızın tekrar daveti ile arkadaşlarımız içeri giriyor. Bunlar Türkiye Cumhuriyeti’nin parlamento tarihinde olan şeyler değil. Neymiş, milletvekili değilmiş! Vekil değiller, ama ülkenin bakanı ve parlamentonun, Meclis Başkanının daveti üzerine geliyorlar. Mevcut gelişmeler sebebiyle parlamentoyu bilgilendirmek için buraya geliyorlar. Bu işin bir boyutu.”

Anlaşılan o ki, kapalı oturumda sunumu yapacak isimler konusunda tartışma yaşanmış, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un “Tekrar daveti” ile bakanlar içeri girmiş!..

Müyesser YILDIZ

10 Mart 2020

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/erdogan-tskyla-ilgili-khksini-unuttu-mu-10032040.html

Kategori:Uncategorized