İçeriğe geç

“Kuvvet Komutanlarının Terfiler Üzerinde Çok Az Etkisi Olduğunu Düşünüyorum” Demişsiniz…

104 emekli amiralin, Montrö Sözleşmesi’ne sahip çıkılması ve TSK’da yeni tarikat yapılanmalarına izin verilmemesi amacıyla yaptığı, ancak İktidar tarafından “darbe çağrısı” olarak nitelendirilen açıklamaya ilişkin “Devletin Güvenliğine ve Anayasal Düzene Karşı Suç İşlemek İçin Anlaşma” suçlamasıyla başlatılan soruşturma devam ediyor.

İlk etapta 20 emekli amiralin ifadesinin alınıp adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakılmalarının ardından, önceki gün itibarıyla kalan 84 ismin de ifadelerinin alınmasına başlandı. Peki son iki günde ifadeye çağrılan 21 emekli amirale ne soruldu?

Daha öncekilerde olduğu gibi, dernek, vakıf, sendika üyeliği ve gazete-dergi aboneliği” olup olmadığı, bildiriyi kimin hazırladığı”, bildirinin yayımlanmasını kim/kimlerin sağladığı”, bildirinin hangi amaçla ‘Yüce Türk Milleti’ne’ şeklinde başladığı”, “Aksi halde Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama riski ve tehdidi ile karşılaşabilecektir.” ifadelerin ne amaçla yazıldığı şeklinde sorular yöneltildi.

Sarıklı Amiral(ler) Gökten Zembille İnmedi

Özel sorulara gelelim.

Örneğin 70 yaşındaki bir emekli amirale, açıklamayı kaleme aldığı belirtilen Ergun Mengi’den elde edilen dijital materyallerin incelenmesi sonucunda, WhatsApp Grubu’nda şunları yazdığı hatırlatıldı:

Sevgili Ergun amiralim, aşağıdaki görüşlerimin karşılaştığımız bu durumdan bağımsız olmadığını düşünüyorum. Ancak yazdıklarım somut veri ve kaynaklara dayanmadığından eksikler ve hatalar olabilir. Bu konulara benden daha ehil, daha vakıf bu dönemlerde görevde bulunmuş Sayın komutanlarım, büyüklerim, değerli amiral arkadaşlarım bu çevrimdedirler. Yazdıklarımı düzeltebilirler. Daha doğrusu bilgi verebilirler. Maalesef sözünü ettiğim yıllarda bedel ödeyen, acı çeken amirallerimiz mevcut. Onların katkıları daha da kıymetlidir. Yayımlanacak bildiri kanaatimce bu gerçekleri içermelidir. Burada bir sebep sonuç ilişkisi vardır. Bu sarıklı amiral (ler) gökten zembille inmedi. Böyle bir bildiri çok sayıda katılım, redaksiyon ve mutabakat ile yayımlanmalıdır. Konu ile bağlantılı olduğunu düşündüğüm oluşumları aşağıda dikkatlerinize sunuyorum: Yüksek Askeri Şura diye bildiğimiz bir heyetin 2016 yılından itibaren hiç olmadığını, bunun yerine ‘Yüksek Sivil Şura’nın almış olduğunu, 2009-2010 yıllarından itibaren bir komutanın da belirttiği üzere havaya F harfi çizerek ne olduklarının bilinmelerine karşın siyasi kesimin dayatması ile bunların terfi ettirildiklerini, 15 Temmuz sonrasında kalkışmaya iştirak eden bunlardan 33 tanesinin tasfiye edildiğini, ancak bunların birçoğunun ‘bile bile lades’ şeklinde yükseltildilerini, tasfiye edilenlerden sonra meydana gelen vakumun öncekilere benzer biçimde başka mensubiyetlere sahip kişilerce doldurulduklarını, söz konusu terfilere ilişin tercihlerin kısmen MSB kısmen de diğer partili çevrelerden kaynaklandığını, Kuvvet Komutanlarının terfiler üzerinde çok az bir etkilerinin kaldığını düşünüyorum. Tabii ki, böyle bir şahsın içinden çıkmış olduğu kurumda bulunması olukça üzücüdür, ama şaşırdım mı, hayır şaşırmadım Bir süre sonra ordumuz maalesef devrim muhafızlarına benzeyecek. Allah bize o günleri göstermesin. Saygılarımla.”

Ardından Ergun Mengi’nin, “Sayın amiralim sağolun çok güzel özetlemişsiniz. Kaleminize sağlık. ‘Hayır şaşırmadım’ ifadenize, ‘yeni normal’ tanımını yapıyorlar. Maalesef yeni normal bu. Bu kadar ayrıntılı bir görüşün bu grupta uzlaşı bulacağını sanmıyorum. Bu nedenle basit ve sadece sarıklı amiral ve Harp Okulu giriş kriterlerindeki irticanın çıkarılmasına yönelik kısa basit bir şey yazmak istedim. Sizin yazdıklarınızın altına imza atmamak mümkün değil. Katkınız için sağolun, saygılar.” şeklindeki cevabı gösterilip, bu içeriklerle ilgili ifade vermesi istendi.

Malumun İlânı” Düşünceler

Emekli amiralin bu soruya cevabından önce, yazışmada geçen bir komutanın havaya F harfi çizerek” diye dikkat çektiği olayın ne olduğunu aktaralım.

15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra Ekim 2016’da Uğur Dündar’ın Halk Arenası programına konuk olan Balyoz kumpası mağduru emekli Tümamiral Semih Çetin, yayından önce Dündar’a Gölcük Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı olduğu dönemde yaşadığı şu ilginç anıyı anlattı:

Komutanımız, Oramiral Murat Bilgel (Daha sonra Deniz Kuvvetleri Komutanı oldu) güzel bir uygulama başlatmıştı. Buna göre; amirallik sırası gelmiş komodor albaylardan, denize çıkmadan önce, o tatbikat veya eğitimde uygulayacakları harekat planlarını sunmalarını istiyordu. Gemi komutanları başta olmak üzere ilgili subay ve astsubayların da izledikleri bu sunumlar, o yılki amiral adaylarını karşılaştırmalı olarak değerlendirme imkanını veriyordu. Karargaha döndüğümüzde komutan benim de fikrimi alıyordu. Bu toplantıların birinde, daha önce adını duyduğum, ama hiç tanımadığım bir albay, başarılı bir sunum yaptı. Komutan her zaman olduğu gibi ‘Nasıl buldun bugünkü takdimleri?’ diye sorduğunda, ‘Bahse konu komutanı tanımadığımı, ancak sunumunu beğendiğimi’ belirttim. Komutan hiçbir şey söylemedi. Dinlenme ihtimalini de düşünerek, eliyle havada büyükçe bir ‘F’ harfi çizdi. Onunla da yetinmeyip ‘F’yi daire içine aldı. Ben hareketlerini şaşkınlıkla izlerken, dudaklarından kısık sesle iki sözcük döküldü: Fetullah Gülenci!..”

O vakitler Semih Çetin’in gerek bu açıklamaları, gerekse söz ettiği kişinin 15 Temmuz’da tutuklanan eski Tuğamiral İrfan Arabacı olduğuna ilişkin çok sayıda haber yapıldığını kaydedip, emekli amiralin cevabına gelelim. Şunları söyledi:

Sormuş olduğunuz ekran resminde ifade ettiğim konu, görsel ve yazılı basında onlarca kez ifade edilmiş olan görüşlerdir. Yüksek Akeri Şura’nın yapı değiştirdiği birçok kez gündem olmuştur. Benim düşüncelerim ‘malumun ilânı’ niteliğindedir. Burada konuşulanlar benim şahsi fikirlerim ve değerlendirmelerimdir. Tekrar güdeme getirme nedenim, yakın dönemde fotoğrafları çıkmış olan tarikatçı amiralin TSK bünyesinde bulunmasından dolayı duyduğumuz rahatsızlıktır. Burada konuşulan hususlar grupta paylaştığım şahsi fikirlerimdir. Kimseyi bağlayıcılığı söz konusu değildir. Bu görüşlerim grupta genel manada kabul görmemiştir. Bundan sonra da tarafımdan herhangi bir görüş beyanına bulunulmamıştır. Kaldı ki, bu düşüncemi açıkladığım 28 Mart 2021 tarihinde henüz bir duyuru metni hazırlanmamıştır.”

Sonuç mu? Bu emekli amiralimiz de “il ve yurtdışı çıkış yasağı” adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı!..

Müyesser YILDIZ
29 Mayıs 2021

Odatv link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/bir-komutanin-havaya-f-isareti-cizerek…-29052121.html