İçeriğe geç

MHP 15 Temmuz’da Nerede Durmuştu?!

15 Temmuz darbe teşebbüsünün 5’inci yıldönümünde hemen herkes bir kez daha o gece yaşadıklarını anlattı, şehitler anıldı, gazilere şükranlar sunuldu.

Düne dair sadece Erdoğan’ın yaptığı açıklamaları özetleyelim.

TBMM’deki 15 Temmuz Şehitlerini Anma Programı’nda, “15 Temmuz; milletin, milli iradenin, demokrasiye gönül verenlerin zaferidir. 15 Temmuz; hakkın batıla, adaletin zulme, istiklalin istiskale galip gelmesinin adıdır. Milletimiz 15 Temmuz’daki direnişiyle hem bir darbe girişimini püskürtmüş hem de ülkemizi teslim almayı hedefleyen bir işgal teşebbüsünü engellemiştir… Özgürlüğüne, ezanına, bayrağına, vatanına, devletine, geleceğine sahip çıkan milletimin tüm fertlerine şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

Fedakârlıklarıyla o karanlık geceyi millet ve demokrasi için kardan aydınlık bir sabaha kavuşturan yiğitlerle ilgili şunları söyledi:

O gece çıplak elleriyle tankları durduran, ölüm kusan silahlara meydan okuyan cesaret abidelerinin hakkını ödeyemeyiz. O gece yurdu yaşatmak için can veren ama canından aziz bildiği vatanından vazgeçmeyen kahramanların haklarını ödeyemeyiz… Milletimiz 15 Temmuz’daki direnişi ile hem bir darbe girişimini püskürtmüş hem de ülkemizi teslim almayı hedefleyen bir işgâl teşebbüsünü engellemiştir. Genci yaşlısıyla bu millet Türkiye’nin geçilmez olduğunu tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.”

Saray’da düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı’nda şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlara hitabında da “darbe girişimi gecesinde şehitler tepesini boş bırakmamak için sokaklara çıkan, yolları dolduran, darbecileri önüne katıp kovalayan kahramanlar sayesinde Türkiye’nin geçilmez olduğunun bir kez daha görüldüğünü” vurguladı.

Son olarak 5’inci yıldönümü vesilesiyle millete seslenişinde, şöyle konuştu:

Erkeği ve kadınıyla, genci ve yaşlısıyla, öğrencisi ve hocasıyla, işvereni ve işçisiyle, memuru ve esnafıyla, velhasıl her yaştan, her meslekten, her kesimden insanıyla… ‘Bu hayâsızca akına gövdelerini siper ederek’, sokakları ve meydanları doldurarak, gördükleri her yerde darbecilerin önlerini keserek, yeri geldiğinde önlerine katıp kovalayarak, anadan, yardan, evlattan, serden geçerek verdikleri mücadele sırasında gazilikle şereflenen kardeşlerimize de en kalbi şükranlarımı sunuyorum.”

Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP Lideri Bahçeli’nin 15 Temmuz’a dair değerlendirmesine gelirsek; dün değil, ama Salı günü partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda bu konuya değindi.

Öncelikle Cumhur İttifakı’nı şöyle tarif etti:

Cumhur İttifakı, Kuvayı Milliye ruhudur. Cumhur İttifakı, Milli Mücadele şuurudur. Cumhur İttifakı, felahı vatan ufkudur. Cumhur İttifakı, bizatihi Türk milletinin duruşudur. Bu duruş icazetli bir duruş değildir. Bu duruş ipotekli bir duruş da değildir.”

Devamında, özetle şunları anlattı:

Cumhur İttifakı’nın gıyabında polemik şantiyesi kuranların, yalan çarkı inşa edenlerin asıl gayesi Türkiye’nin tökezlemesi, iki gün sonra beşinci yıl dönümünü idrak edeceğimiz 15 Temmuz FETÖ işgâl girişiminin rövanşının alınmasıdır. Çünkü beş yıldır uykuları kaçmıştır. Çünkü beş yıldır dirilen ve yükselen bir Türkiye gerçeği karşılarındadır. Cumhur İttifakı sipariş üzerine kurulmadı. Pazarlık usulüyle, koltuk sevdasıyla, para pul kaygısıyla vasat bulmadı. Cumhur İttifakı, dini kisveye bürünen FETÖ’cülere karşı meydanlarda, köprülerde, yol ağızlarında, havaalanlarında, caddelerde, sokaklarda, kısaca vatanın her karışında ‘Ya istiklâl ya ölüm’ inancıyla teşekkül etti. 7 Ağustos Yenikapı kucaklaşmasıyla yol haritasını çizdi. Adam gibi adam olamayanlar bu gerçekleri asla kavrayamaz. Ahlaken bunalım geçirenler bu milli ve tarihi tutumu hayatta algılayamaz… 15 Temmuz; inancın, işgâle karşı kahramanca direnişidir. 15 Temmuz; salaların vicdanlarda oluşturduğu inşirahtır. 15 Temmuz; milli birlik ve dayanışma hissiyatıyla Türkiye’nin dibi zehirli haşeratlarla dolu karanlık bir uçurumun kıyısından çekip alındığı tarihtir. 15 Temmuz, bu nedenlerle Demokrasi ve Milli Birlik Günü’dür. Elbette bu gün Türkiye için aynı zamanda bir eşik, aynı zamanda bir dönüm noktasıdır. Yıllarca TSK’ya yasa dışı yollarla sirayet eden FETÖ’cüler, en sonunda Türk milletine silah doğrultmuş, mermi ve bomba yağdırmışlardır. Bir defa şu gerçeği yalın bir dille netleştirmemiz gerekmektedir: 15 Temmuz FETÖ kalkışmasına karışan kim varsa, bu hain teşebbüse kim ortak olmuşsa; ismi, unvanı, mevki ne olursa olsun Türk askeri değildir, asla da olmamıştır. Türk askeri şereflidir, Türk askeri onur sahibidir; vatan ve millet sevgisinin bedelini de gerektiği zaman canıyla, kanıyla ödemektedir.”

Son olarak teröristbaşı Fetullah Gülen’in İmralı canisi gibi başına çuval geçirilip, getirilmesini isterken de, “251 şehidimizin dökülen kanları hala yerdedir. 2 bin 194 gazimizin sorulacak hesabı da mahşere bırakılamayacaktır.” dedi.

Halkın Sokağa Daveti Vahim Tehlikedir”

Peki Erdoğan gibi, Cumhur İttifakı’nın 15 Temmuz’da meydanlarda kurulduğunu savunan Bahçeli, o gece nasıl bir duruş sergilemişti?

Erdoğan, halkı sokaklara çıkıp, darbecilere karşı direnmeye davet ederken, Bahçeli bir yazılı açıklama yapıp, evvela şunları söyledi:

Türkiye Cumhuriyeti olağanüstü ve gayri meşru bir durumla karşı karşıyadır. Türk Silahlı Kuvvetleri içinden bir grubun askeri müdahalede bulunmak, yönetimi devralmak istediği iddia edilmektedir. Demokrasiyi askıya alma, millet iradesini yok sayma teşebbüsünün ülkemize yapılacak büyük bir hata olacağı açık ve meydandadır. Türkiye yakın tarihinde defalarca askeri darbe girişim ve tecrübesini yaşamıştır. Türk milleti her seferinde darbelerin yıkım ve acı sonuçlarına muhatap kalmıştır. Şu anda ülkemiz kriz ve belirsizlik sarmalının dibindedir. Herkes bilmelidir ki, demokrasiden taviz istikbal ve istiklalden kopuş demektir. Milliyetçi Hareket Partisi her türlü demokrasi dışı arayışa tavırlı ve karşıdır. Türkiye’nin pek çok sorun ve sıkıntısı olduğu tartışmasızdır. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün çok ciddi tehdit ve taciz altında bulunduğu da ortadadır. Ancak her sorununun çözüm yolu demokrasidir. Türkiye’nin iç savaş ve kaos ortamına savrulması halinde Türk milletinin ödeyeceği bedel vahim ölçüde yüksek ve pahalı olacaktır. Bu itibarla geleceğimizi karartacak, milli birlik ve bütünlüğümüzü sabote edecek her türlü müdahaleye milletçe mesafeli durmamız şarttır ve tarihi bir sorumluluktur. Nitekim hiçbir kalkışma kabul edilemeyecektir. Askeri darbe teşebbüsünde bulunanların derhal hukuka teslim olmaları en samimi beklentim ve tavsiyemdir.”

Ardından ise şu uyarılarda bulundu:

Milletimizin sağduyulu olması, teenni ve soğukkanlı hareket etmesi önem ve aciliyet arz etmektedir. Halkın sokağa daveti, Türk askeriyle muhtemel bir çatışma içine girmesi vahim bir tehlike olarak önümüzde durmaktadır. Bilhassa Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in provokasyon ve ajitasyonlara karşı teyakkuzuyla birlikte, sokaklara çıkarak iç savaş şartlarına hizmet etmesi düşünülemeyecektir. Hiçbir dava arkadaşım karanlık sürecin taraf ve faili olmayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ülkemizin sancılı tablosunu dikkatle ve demokrasiye tam bir riayet ve sadakatle takip edecektir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, Türk Milleti bu badireyi atlatacaktır. Milli birlik ve beraberliğimizi bozmaya hiç kimsenin gücü de yetmeyecektir.”

Hatırlatalım istedik… Bu açıklamanın 5 yıldır MHP’nin internet sitesinde durduğunu da kaydedelim…

Müyesser YILDIZ
16 Temmuz 2021