İçeriğe geç

Saray Darbeyi Kimden Öğrendi?.. Atama Listeleri Nerede Hazırlandı?

Yargıtay’ın bozma kararından sonra 1 yıldır yeniden görülen Genelkurmay Çatı Davası’nda sona gelinirken; “darbeciyim” itirafında bulunan tek isim olan eski tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş, 15 Temmuz’un istihbarat açığı vermeleri ve Saray’ın planı öğrenmesi nedeniyle başarısız olduğunu belirterek, “Saray nasıl öğrendi? Bir numaralı şüpheli Hulusi Akar ve yakın ekibi.” dedi. Sözde sıkıyönetim direktifi ve atama listelerinin altında ismi bulunan, dönemin Genelkurmay Başkanlığı General-Amiral Şube Müdürü eski kurmay albay Cemil Turhan ise atama listelerinin Saray’da hazırlandığını duyduğunu söyledi.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülen davanın dünkü celsesinde, geçen hafta yarım kalan savunmasını tamamlayan Gökhan Şahin Sönmezateş, Erdoğan’ı almak üzere gittiği Marmaris’te yaşananları anlatmaya devam etti. Kendilerinin öldürdüğü iddia edilen iki polisten birisinin bıçakla, diğerinin pompalı tüfekle öldürüldüğünü belirten Sönmezateş şunları kaydetti:

Burada bir de özel silah bulundu. Bu silah bize ait olmadığı gibi, Emniyet ve TSK da kabul etmedi. Biz Marmaris’te ateş altındayız, Genelkurmay Harekat Merkezi uyuyor. Akıncı’daki hiçbir tape kaydında Marmaris’ten bahsedilmiyor. Yönetici diyerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdiğiniz kimsenin Marmaris’ten haberi yok. yönetici dierek kimsenin Marmaris’ten haberi yok. O iki polisin faili meçhul. Eski bir istihbaratçı olarak bildiklerimi söyleyeceğim; Türkiye’de 90’lardan itibaren önemli faili meçhuller yaşandı. Hala da faili meçhul. Eğer bu faili meçhuller dönemindeki Genelkurmay Başkanı, MİT Müsteşarı, Özel Kuvvetler Komutanına gitmiyorsanız, failleri bulmak istemiyorsunuz demektir.”

15 Temmuz Neden Başarısız Oldu?”

Sönmezateş, darbe işine başarılı olacağı için girdiğini ve bu yüzden “15 Temmuz niye başarısız oldu?” sorusunun cevabını aradığını vurgularken de şöyle konuştu:

Muhalif medya dahil herkes halkın Erdoğan için sokağa dökülmesinin, Ergenekon-Balyozcuların Erdoğan için kahramanca mücadele etmesinin, Zekai Aksakallı’nın Semih Terzi’yi öldürtmesinin ve O.K.’nın MİT’e gitmesinin darbenin başarısız olmasını sağladığını söylüyor. Bunlar benim için hamaset. Bu hikâye halka anlatılır, ama bana değil. En kritik konu, planın deşifre olmasıdır. İstihbarat açığı vermişiz. Hem Saray hem MİT aylar öncesinden konudan haberdar. Saray nasıl öğrendi? Bir numaralı şüpheli Hulusi Akar ve yakın ekibi. Sonraki çözülme Abidin Ünal ve Bülent Bostanoğlu’nun da katılmasıyla oldu. Belli ki, korkmuşlar, bizi satmışlar. Başarısızlığın ikinci sebebi; plan dışına çıkılmasıdır. Plan, ne olursa olsun Erdoğan’ın alınmasıydı. O alınmadan, kimse alınmayacaktı. O alınmazsa, başarısız olacağımızı biliyorduk. Çiğli’deyken Boğaz Köprüsü’nde olanları görünce, ‘Bunlar kim?’ dedim. Hâlâ anlam veremiyorum. Planda yok. Ankara’da uçakların uçması; bunlardan sonra git al, nasıl alacaksın? Komutanlar sizi satarsa, tüm plan deşifre olursa, her adımınız içerden MİT’e aktarılırsa başarısız olursunuz tabi, ne bekliyorsunuz ki?”

Yaşar Güler Küfretti”

Sönmezateş, geçtiğimiz günlerde Tümosan Konyaspor-Fenerbahçe maçı sırasında stadın üstünden savaş uçağı ve helikopter uçurduğu için merkeze çekilen 3. Ana Jet Komutanı Tümgeneral Mete Kuş’la ilgili olarak ise şu iddiayı dillendirdi:

Eski FETÖ’cü, cemaatçi. Onlardan ayrılıp Erdoğan’ın tarafına geçen biri. 15 Temmuz’dan önce bana geldi, ‘İstihbarat başkanlığı yaptınız. FETÖ’yle mücadele için Saray’da kurulan merkezde çalışır mısınız?’ dedi. Yaşar Güler izin verirse, çalışacağımı söyledim. Sonra Yaşar Güler’e anlattım. Mete Kuş’a küfrederek, ‘Hayır, gitmiyorsun’ dedi ve bana teşekkür edip, gerisini halledeceğini söyledi.”

Kandırıldık mı Kandırılmadık mı?”

15 Temmuz’a para veya makam için değil, ülke yönetimindeki kötü gidişata son vermek için katıldığını bildiren ve “Kendinizce idealler belirler ve başarısız olursanız bedelini ödersiniz. Ben de bu bedeli ödüyorum. Hapse gireceğimi düşünmemiştim.” diyen Sönmezateş, şöyle devam etti:

Aradığım nihai gerçek ve tek merak ettiğim şu: gerçekten kandırıldık mı kandırılmadık mı? Erdoğan’la ilgili yolsuzluk iddiaları doğru değilse, hapiste olmam haktır. Bunu bilmiyorum. Ama muhalefetten kimsenin de sesi çıkmıyor. Akın Gürlek’le ilgili iddia topu topu 10 milyon dolar. Ben 450 milyon dolardan bahsediyorum.”

Sönmezateş son olarak, genel affın kendileri yüzünden çıkarılmadığının konuşulduğunu belirterek şunları söyledi:

Kendi adıma hiçbir şekilde af beklentim yok. Adli, siyasi, Gezi tutukluları ve AİHM’in hakkında karar verdiklerinin af kapsamına alınması şartıyla, böyle bir genel aftan yararlanmayacağım konusunda dilekçe vermeye hazırım. Dönersem, namerdim. Yeter ki diğer mağduriyetler, zulümler bitsin.”

Sönmezateş’in avukatı Nevra Hükkamoğlu da kovuşturmanın genişletilmesine ilişkin tüm taleplerinin reddedildiğini, delillerin toplanmasından hukuka aykırı olarak kaçıldığını bildirerek, “Tarafsız ve bağımsız bir mahkemede savunma yapma hakkımızı saklı tutmak kaydıyla heyeti sorumluluğuyla baş başa bırakıyorum.” demekle yetindi.

Savunmalar Bitti Son Sözlere Geçildi

Sönmezateş’in savunmasıyla birlikte tüm sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaları tamamlanmış oldu ve son sözlerin alınmasına geçildi.

Mahkeme Başkanı, sanıkların Hulusi Akar, Yaşar Güler, Hakan Fidan, Zekai Aksakallı, Şirin Ünal, binbaşı O.K., gizli tanık Abdullah kod gibi isimlerin tanık olarak dinlenmesi başta olmak üzere tüm taleplerinin oybirliğiyle reddedildiğini açıkladıktan sonra, son sözler için eski general Erhan Caha’ya son sözlerini sordu. Caha beyanda bulunduktan sonra avukatlar, savcının salonda olmadığına dikkat çekti. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “Savcı geldikten sonra baştan alıyoruz.” dedi. Savcı geldikten sonra da Başkan alınan ara kararları, Erhan Caha ise son sözlerini tekrarladı.

Diğer bazı sanıkların son sözleri şunlar oldu:

Gökhan Şahin Sönmezateş: “İlk ifademden bu yana, 10 yıldır söylediklerime ekleyecek bir şey yoktur.”

Cengiz Aydın: “Örgüt mensubu, FETÖ’cü değilim. Komutanlarımın verdiği emirleri yerine getirdim. Delilleri toplayıp savcıya teslim ettim. Birliğimden hiç kimse tutuklu değil. Aleyhime tanık veya gizli tanık ifadesi yok. Tahliye vermenizi bekliyorum.”

Serkan Sağ: “Birkaç fotoğraftan yargılanıyorum, ama bu fotoğraflarla ilgili gerekli inceleme yapılmadı. Fotoğraflardaki kişi ben değilim, Özcan Kurt. Bu nasıl Özcan Kurt sevgisi, korumasıdır; anlayamadım.”

Akın Öztürk: “İlk ifademde ne söylediysem, bugün de aynı. Hiçbir fark yok. Yurtta Sulh Konseyi yöneticisi olmadığımı anlatmaya çalıştım. Tüm mahkemeler böyle bir konsey olmadığını kabul ettiği halde, olmayan konseyin üyesi olmadığımı ispatlamaya çalıştım. Zaten FETÖ üyeliği konusunda bir suçlama yok. Derdimi BM’ye anlattım; fakat bizim adli, idari makamlardan duyan yok. Milliyetçilik, dindarlık gibi birçok kavramın içi boşaltıldı; bari “Adalet mülkün temelidir” sözünün içi boşaltılmasın.”

Abdulvahap Berke: “Biz içeri girdiğimizde Mehmet Akif Ersoy, ‘Islah olsunlar’ demişti. İnşallah kendi ıslah oluyordur.”

Abdurrahim Aksoy: “FETÖ diye bir terör örgütü yoktur, hiç de olmamıştır. FETÖ’yü ilk Doğu Perinçek, paralel devleti de ilk Abdullah Öcalan kullandı. Bu, ikisinin ortak yapımıdır. 15 Temmuz yozlaşmış, yolsuzluk altında ezilmiş olanların TSK ve Türk Milleti’ne kurduğu bir tuzaktır. Buradan çıkacağımızdan ve itibarımızın iade edileceğinden şüphem yok. Bu kumpası kuranlar Meriç’ten kaçacak.”

Abdurrahman Aydoğan: “ÖKK mensubuyum. Balistik raporlarıyla da silah kullanmadığımız ortaya çıktı. Ama o gece 4 bin mermi kullanan iki polise bir şey sorulmadı. Darbe diyorlar da; arkasındaki Hulusi Akar, Zekai Aksakallı, Hakan Fidan’a kimse bir şey sormuyor.”

Bünyamin Tuner: “Savunmamı dinlemeye tahammül etmediniz, son sözlerimi nasıl dinleyeceksiniz? Hukukun gereğini yapmanızı bekliyoruz.”

Cemal Turgut: “Gülistan Doku olayında Tunceli Valisinin yaptığını, Genelkurmay Başkanı ve emrindekiler yaptı. Kahramanmaraş’ta okula saldıran öğrencinin nasıl ana-babası görevlerini yapmadığı için tutuklandıysa, darbenin içinde olmasa bile Genelkurmay Başkanından da sorumluluğu nedeniyle hesap sorulması gerekiyor.”

Sönmezateş’e Etkin Pişmanlık Çağrısı

Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Daire Başkanı’yken, 15 Temmuz’da Etimesgut Zırhlı Birlikler Okul Eğitim ve Tümen Komutanlığı’nı işgâl edip tankların sokağa çıkma emrini vermekle suçlanan eski tuğgeneral Ahmet Bican Kırker ise son sözlerinde hem Gökhan Şahin Sönmezateş’i hem de iktidarı ağır ifadelerle suçladı.

Duruşmaya Diyarbakır Cezaevi’nden SEGBİS’le katılan Kırker, darbeden yargılanan bazı komutanlar ile Sönmezateş hakkında, “Sözün bittiği yerden geldiğimiz için Mustafa Özsoy, Yıldırım Güvenç, Metin İyidil başta olmak üzere bu büyük komplonun hiçbir mağdurunu suçlamamaya çalıştım. Gökhan Şahin Sönmezateş her dönem millete karşı kurulan komplolarda yer aldığını itiraf etti. Şark kurnazlığı yapıyor.” dedikten sonra Sönmezateş’in salonda olup olmadığını sordu.

Mahkeme Başkanı’nın, “Ne önemi var? Salonda değil.” cevabı üzerine Kırker, “Kendisini şiddetle kınıyorum. Kendisini, ilgililerden özür dilemeye ve etkin pişmanlıktan yararlanmaya davet ediyorum.” diye konuştu.

Kırker devamında, TSK’nın iç savaş çıkarma planını canı pahasına önlediğini, 15 Temmuz muamması çözülmedikçe Türkiye’nin, Türk Milleti’nin ve Orta Doğu’nun huzura kavuşamayacağını anlatıp, Erdoğan’ı ve iktidarı ağır ifadelerle eleştirerek, “Anayasa Mahkemesi’nin bypass, Anayasa’nın da paspas edildiği yerde Anayasayı ihlalden söz edilemez.” deyince de Mahkeme Başkanı, “Tamam. Siyasi konuşmayın diyorum, peş peşe sıralıyorsun. Son söz böyle olmaz.” uyarısında bulundu.

Kırker ise, “Anlamadan, dinlemeden nereye? Size selamet diliyorum. Engizisyon mahkemesine taş çıkartan mahkemeniz, hakkımda beraat kararı verse bile kabul etmiyorum.” karşılığını verdi.

Listeler Saray’da mı Hazırlandı?

Dünkü celsede son sözünü söyleyen son isim, sözde sıkıyönetim direktifi ve atama listelerinin altında ismi bulunan, dönemin Genelkurmay Başkanlığı General-Amiral Şube Müdürü eski kurmay albay Cemil Turhan oldu. Atama listelerini kesinlikle kendilerinin hazırlamadığını, bunu MİT’in, özellikle Sadık Üstün’ün hazırladığını düşündüğünü bildiren Turhan, “Sadık Üstün’e sorulmuş. Doğru, yanlış – bilemem; ama onun da listeyi kendilerinin değil Cumhurbaşkanlığı’nın hazırladığını söylediği kulağıma geldi.” dedi.

Müyesser YILDIZ
12 Mayıs 2026

12punto link: https://12punto.com.tr/yazarlar/muyesser-yildiz/saray-darbeyi-kimden-ogrendi-atama-listeleri-nerede-hazirlandi-138566

Kategori:Uncategorized