İçeriğe geç

Yetmez Ama Evet!..

Dün Mamak’ta ziyaret ettiğim tutuklu komutanlar Erdoğan-Cemaat savaşını böyle özetledi: Yetmez, ama evet!..

Yaşananlar korku filmini, kabûsu geçti. Birbirlerine bunları yapan, bunları söyleyenler, kendilerinden olmayanlara neler yaptılar ve yaparlar, varın düşünelim.

-Çetenin Savcı ve Hakimleri-

Ergenekon operasyonunun nasıl başladığını hatırlıyor musunuz?

Dönemin Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, “Cesur bir savcı arıyoruz” demişti.

Şimdi Erdoğan o “cesur savcıdan” yaka silkiyor, görevden almaya çalışıyor.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da dün “nöbetçi savcıların ayarlandığını” öne sürüp, şöyle dert yandı:

“14 ay süren bir süreci gece nöbetçi savcıyı ayarlama hukuksuzluğuna da kamuoyu dikkat etmelidir. 14 ay sürdürüyorsunuz, üç tane birbirine benzemez davayı bir torbaya topluyorsunuz ve nöbetçi savcıyı ayarlıyorsunuz. Bu senaryoyu milletimizin sağduyusu görür.”

Nereden nereye? Balyoz davasına bakan Mahkemenin Başkanı Oktay Kuban 19 kişiyi tahliye ettiğinde Sanayi Bakanı Nihat Ergün şunları söylüyordu:

“Görüyoruz ki, çeteler sadece çete değilmiş, sadece çete ve avukatından oluşmuyormuş. Meğersem çetenin medyası, rektörü varmış. Maalesef çetenin nöbetçi hâkimi, savcısı oluyor. Böylesine derin bir çerçeve içine nüfus ettiğini, yayıldığını görüyoruz.”

Savcı tartışmalarında CHP’de yaşanan savrulma ise ayrı bir garabet. Ergenekon operasyonlarını yapan “cesur savcı” Zekeriya Öz, Odatv soruşturmasından sonra görevden alındığında iktidar ve cemaat günlerce onun nasıl “milli bir görevi” yerine getirdiğini anlattı. Şimdi ise yolsuzluk operasyonunu yöneten Zekeriya Öz için CHP Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin ve Sezgin Tanrıkulu, “Yolsuzluk ve rüşvet olaylarını ortaya kimin çıkardığının önemi bulunmuyor. Bu işi başlatanlar kim olursa olsun milli kahramandır” diyor.

-Erdoğan O Küfürbaz Polisleri Hatırlıyor mu?-

Dün Başbakan Erdoğan’ın yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda bakanların oğullarının evinde arama yapan polislere yönelik şu isyanını duyduk:

“Şu terbiyesizliğe bak!.. Baskın yapacak, külhanbeyi gibi eline tespih alacak, kendine bir de yemek ısmarlayacak.”

Acaba Başbakan Erdoğan Ergenekon operasyonlarını başlatan Ümraniye’deki gecekonduda arama yapan polislerin o sinkaflı konuşmalarını hatırlıyor mu? Daha Ergenekon’un adı konmamışken, “Ergenekon” kelimesini kullandıklarını, “Sözkonusu Ergenekon’sa ….. Savcısını” dediklerini ve bu görüntüleri yayınladıktan sonra Odatv’ye operasyon yapıldığını, hepimizin tutuklandığını, Silivri’ye tıkıldığını?

-Kimse O Rekoru Kıramaz-

Erdoğan yanlısı Star Gazetesi yolsuzluk operasyonunda Başsavcılığın bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan ve Egemen Bağış’la ilgili hazırladığı fezlekeyi haber yapmış. Habere göre, İstanbul Emniyeti “504 sayfa 2 saatte nasıl hazırlanır” diye çok şaşırmış, fezlekeyi parafsız ve imzasız göndermiş. Fezlekenin önceden hazırlanmış olduğundan şüpheleniliyormuş!..

Ergenekon, Balyoz ve diğer davalarda yüzlerce insan hakkında yüzbinlerce sayfalık iddianameler nasıl hazırlandı, bilen var mı?

Ya da benim Emniyet’te ifadem alınırken, bilgisayarımın incelenmesi henüz bitmediği halde bilgisayarımda “bulacakları” belgelerle ilgili soruların nasıl sorulduğunu?

Dün Mamak’taki komutanlar haklı olarak, “Hiçbir Savcı ve hakim, bizim savcı ve hakimlerin rekorunu kıramaz” diyordu.

-Emniyeti Kim Bastı?-

İnsanlar Silivri’ye gidip, yargılamaları protesto ettiğinde bir Bakan şunu söylüyordu:

“Düdük çalarak, tank yürüterek, mahkemeleri, yasa dışı örgütleri harekete geçirerek Türkiye’de netice alma dönemi kapanmıştır.”

O bakan kim miydi? Dün İstanbul Emniyet’ine gidip, ilçe müdürlerin görevden alınması operasyonunu başlatan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ.

Silivri protestoları için diğer Başbakan Yardımıcısı Bülent Arınç da, “Maalesef yargı baskına uğramıştır ve bu baskın sebebiyle görevini yapamaz hale gelmiş, mahkeme ertelenmek zorunda kalmıştır. Buna yol açan özellikle milletvekillerini şiddetle kınıyorum… Özelikle Muharrem İnce’nin adeta bir elebaşı gibi hareket ederek, ‘Bu mahkemeler faşisttir’, Bu mahkemeler Tayyip Erdoğan mahkemeleridir’ gibi sözlerini bir kenara yazmamız gerekiyor… Siyasi olarak bunun CHP’den götürüsü olacaktır” diyordu.

Acaba Arınç, İstanbul Emniyetine giden Bozdağ da kınar mı?

-Asimetrik Saldırı mı Dediniz?-

Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Aralık 2009’da Trabzon’da Oruç Reis Fırkateyni’nde kelimesi kelimesine şu açıklamayı yaptı:

“Son zamanlarda gerçek dışı olaylara, yalanlara dayalı, önyargılı olarak bazı çevreler ve kişiler tarafından TSK’ya karşı asimetrik psikolojik harekat yürütülmektedir. Ne acıdır ki özellikle medyanın Türkiye’de bir kısmının varoluşlarının temel nedeni gerçeklere ve doğrulara dayanmayan, önyargılı eleştiriler yaparak TSK aleyhine kampanya yürütmektir. Bunlar aynı zamanda kendilerini demokrasinin savunucusu olarak da göstermektedir. Demokrasiyi savunmak için tek çıkar yol, onlar için TSK’nın karşısında olmaktır. TSK, hukuk devletinden yana olduğunu her fırsatta dile getirmektedir. İçinde bulunduğumuz bu süreçten rahatsızız. Yasal olarak yapılması gerekenleri yapıyoruz. Hem ülkesini sevmek hem de TSK’ya karşı psikolojik harekat yürütmek bir arada olamaz. Amaçlı ve kendi amaçları çerçevesinde psikolojik harekat yürütenlere diyorum ki, bulunduğunuz yol ve yer doğru değildir. Adli makamlar ihbar mektuplarına, itirafçıların ve gizli tanıkların verdiği ifadelere karşı daha duyarlı olarak hareket etmelidir. TSK ile bilgi teatisi ve işbirliğinde bulunmalıdır. Aksi durumlar kurumlar arası çatışmalara neden olabilir. TSK’nın hiçbir zaman hataları örtme, suçluları koruma durumu olmamıştır. Ancak artık haksız, mesnetsiz suçlamalara karşı da TSK sessiz kalamaz.”

Başbuğ’un bu açıklamasıyla en çok Cemaat tarafı alay etti, “Gemiye çıkıp, meydan okudu” dediler. Sonunda da Başbuğ, “Terör örgütü yöneticiliğinden” Silivri’ye kondu.

Fetullah Gülen dün yolsuzluk savaşında yaptığı en sert açıklamasında şöyle konuşuyordu:

“Koskocaman camiayı, kendini Allah’a adamış insanları… Dünden bugüne -dün belki sadece ehl-i ilhad yapıyordu şimdi asimetrik bir saldırganlık var- bir bitirme cehdi ve gayreti var. Fakat bütün bunlar karşısında sarsılmadan, belki sarsılabilir ama devrilmeden, ‘Ey Yüce Rabbimiz, biz yalnız Sana güvenip Sana dayandık. Bütün ruh-u cânımızla Sana yöneldik ve sonunda Senin huzuruna varacağız’diyerek, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in cedd-i emcedi Hazreti İbrahim (aleyhisselam) gibi Allah’a dayanıp, sa’ye sarılıp, hikmete râm olmak suretiyle bu dâhiyeleri aşmaya çalışmalı; ‘Bu da geçer Ya Hû!’ demeli, onun geçeceği anı intizar etmelidir.”

Nereden nereye?

-Kim “Düşman Ceza Hukuku Uygulanıyor” Diyecek?-

Yazılacak, hatırlatılacak çok şey var; Şimdilik şu sorularla bitirelim:

12 Eylül 2010 Anayasa referandumundan sonra, “Artık Türkiye’de üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü geçerli olacak” diyorlardı.

Acaba özellikle Erdoğan kanadı hâlâ aynı görüşte mi?

Ergenekon, Balyoz davalarında, “Çıksınlar, darbe planı yaptıklarını itiraf etsinler. Özür dilesinler. Belki affederiz” diyorlardı.

Acaba şimdi, “Bakanlar çıksın, yolsuzluk yapıldığını itiraf etsin, özür dilesin, affedelim” çağrısını kim yapsın?

Ergenekon, Balyoz davalarında, “Bize düşman ceza hukuku uygulanıyor” diye feryat eden sanıklarla dalga geçiliyor, Türk hukukunda en ileri noktaya gelindiği anlatılıyordu.

Acaba şimdi “Bize düşman ceza hukuku uygulanıyor?” sesleri ilk olarak hangi cenahtan yükselecek?

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ ve kuvvet komutanlarının Silivri mahkemelerinde değil, Yüce Divan’da yargılanması gerekiyordu. Lâkin, “Darbe, internet sitesi kurmak görev suçu değildir” deyip, kestirip attılar.

Şimdi adı yolsuzluğa karışan bakanların Yüce Divan’da yargılanması konuşuluyor. Acaba, yolsuzluğun “görev suçu” olduğunu millete nasıl anlatacaklar?

Hasılı “düşman kardeşler” çırpındıkça batıyor!.. Savaş devam ederse, daha da batacaklar!..

Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Sincan, Mamak ve Şirinyer’e kucak dolusu sevgiler

Müyesser YILDIZ

22 Aralık 2013

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/tespihli-polise-ofkelenen-erdogan-o-kufurbaz-polisi-hatirliyor-mu-2312131200.html

Kategori:Uncategorized