İçeriğe geç

Baransu’ya “Casusluk” Soruşturması Nasıl Kapatıldı?

Sözde “Balyoz darbe planları” Taraf Gazetesi Yazarı Mehmet Baransu’ya bavul içinde teslim edildikten sonra yaşananlar malûm.

O dönemde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iki soruşturma açıldı; Biri “darbeci” subaylarla ilgiliydi. Yüzlerce asker mahkûm oldu, yıllarca hapis yattı.

Diğeri Mehmet Baransu’yla ilgiliydi; “Devletin gizli belgelerini temin ve yayma suçundan” 2010/227 nolu dosyayla soruşturma başlatıldı.

Balyoz’un tutuklu sanıklarından emekli kurmay Albay Mustafa Çalış Silivri’deki bir duruşmada bu soruşturmanın akıbetini sordu. 10. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na yazdı. Savcılığın cevabı 9 Şubat 2012 tarihli celsede şöyle okundu:

“Soruşturmanın devam ettiğine dair Cumhuriyet Savcılığından cevabi yazı geldi, hangi soruşturma idi numarasından bakalım. Mehmet Baransu hakkında 2010/227 Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma numarasındaki soruşturmanın devam ettiğine dair CMK 250 ile yetkili Cumhuriyet Savcılığından cevabi yazı geldi.”

Dava bittiğinde 16 yıl hapis cezasına çarptırılan emekli Albay Çalış işin peşini bırakmadı, 27 Haziran 2013’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaat edip, Baransu hakkındaki soruşturmada müşteki sıfatıyla ifade verdi. Çalış, Baransu’yla ilgili soruşturmanın genişletilmesini ve ilgililer hakkında yasal işlem yapılmasını istedi.

Peşinden hem dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a, hem de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’e mektup yazdı. Baransu’nun yaptığı işin “askeri casusluk” olduğunu belirten Çalış, Genelkurmay’ın bu davaya müdahil olması gerektiğini bildirdi. Ancak ne Erdoğan, ne Özel cevap verdi.

-Savaş Planlarımız Yunanistan’ın Elinde-

Çalış’ın, Baransu’nun peşine düşmesi ve bunun bir “casusluk” faaliyeti olduğunu öne sürmesinin sebebine gelince;

Balyoz yargılamasına konu olan belgelerden birisi, “Egemen Harekât Planı”ydı. Bu plan, 5-7 Mart 2003’te 1. Ordu Komutanlığı’nda yapılan seminerde tartışılmış, görüşülmüştü. Planın içinde gizlilik dereceli başka belgeler de yer alıyordu. İşte bu planın hazırlanmasına katkıda bulunan, hatta seminerde Yunanistan ile ilgili bölümün sunumunu yapan Albay Çalış’tı.

Davada sanıklara bu savaş planlarıyla ilgili herhangi bir suç yöneltilmedi, zira tamamen TSK’nın işleyiş ve yönergelerine uygun olarak hazırlanmıştı.

Ancak Baransu gerek Askeri Savcılığa verdiği ifadesinde, gerekse köşe yazıları ve kitabında, “Kendisine teslim edilen belgeler içinde gizli belgelerin bulunduğunu, bunları taradıklarını, çoğalttıklarını, bir kısmını sorumluluk doğuracağı için imha ettiklerini” söylüyordu.

Bunların anlamı ise Çalış’a göre, “Devletin onaylı savaş planları ve gizli belgelerinin Baransu’nun elinde” olduğuydu. Sözkonusu planların Yunanistan ve NATO’nun eline geçmiş olma ihtimali de büyüktü. Nitekim 15 Nisan 2012’de Milliyet Gazetesi’nde yer alan bir haberde, “Gizlilik dereceli bu belgelere vakıf olan Yunanistan hükümetinin, davaya müdahil olma konusunda değerlendirmeler yaptığından” söz ediliyordu.

-Kapatılan Mahkemeden İlginç Cevap-

Dosya No: 2010/227…

10. Ağır Ceza Mahkemesi 9 Şubat 2012’de bu soruşturmanın devam ettiğini tutanaklara geçiriyor.

Mustafa Çalış 2010/227 sayılı dosyayla ilgili 27 Haziran 2013’te ifade veriyor. Anlıyoruz ki, soruşturma sürüyor.

Baransu hakkındaki soruşturma dosyası ile ilgili bu bilgileri özetledikten sonra devam edelim:

Balyoz sanıkları, o dönemde Baransu ile görüşüp, “Balyoz darbe planı” ile ilgili hazırlattığı bilirkişi raporunu onunla paylaştığı iddiasıyla dönemin 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcısı Bülent Münger hakkında “görevini kötüye kullandığı” suçlamasıyla dava açtı.

Halen Askeri Yargıtay’da devam eden bu davaya müdahil olan emekli Albay Mustafa Çalış, burada da Baransu soruşturmasının peşini bırakmadı; 5 Eylül 2014 tarihli duruşmada, 2010/227 esas sayılı soruşturmanın akıbetinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sorulmasını ve Münger davasıyla birleştirilmesini talep etti.

Cevap İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan değil, kapatılan 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nden geldi. 3 Aralık 214 tarih ve 2014/329 sayılı cevapta şöyle deniyordu:

“Sanık Mehmet Baransu hakkında devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin gizli kalması gereken bilgileri açıklamak suçundan İstanbul 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.7.2011 tarihli ve 2010/329 Esas, 2011/187 Karar sayısı hükmüyle beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmemek suretiyle 29.7.2011 tarihinde kesinleştiği…”

Kapatılan mahkemenin bahsettiği dosya 2010/227 nolu dosya mıdır?

2012’de soruşturmanın devam ettiğini kayıtlara geçiren aynı mahkeme, 2011’de davayı nasıl bitirmiştir?

Dava 2011’de bittiyse, 2013’te alınan ifade neyin nesidir?

Savcı Münger hakkındaki davada yarın Askeri Savcı mütalaa verecek. Büyük ihtimalle beraati, zayıf ihtimalle “görevi ihmalden” küçük bir ceza istenecek. Ancak Baransu soruşturması hakkında kapatılan 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Askeri Yargıtay Mahkemesini yanılttığı kanaatinde olan emekli Albay Mustafa Çalış bu çelişkileri gündeme getirecek.

Albay Çalış’ın, bu uzun soluklu Baransu maratonundan sonra kumpas ve Balyoz davasından çıkardığı sonuç da çok dikkat çekici.

“Yaşananlar aslında baştan sona bir casusluk faaliyetiydi. Balyoz sadece araya sıkıştırıldı, dikkatler oraya yoğunlaştırıldı” diyor.

Baransu’nun böylesine “korunup-kollanmasına” bakınca, hiç de yabana atılmayacak bir görüş!..

Mamak, Şirinyer, Eskişehir, Malatya, Antalya ve Foça’ya kucak dolusu sevgiler

Müyesser YILDIZ

8 Ocak 2015

Kategori:Uncategorized