İçeriğe geç

“Fışkırtma” Görüntüleri Yok mu Edildi?

Gölbaşı, Zir Vadisi, Poyrazköy ve Sapanca’da “mühimmat fışkırdığında” ne canlı yayınlar yapılmış, ne manşetler atılmış, Türkiye nasıl da şok geçirmişti!..

İktidara “darbe” yapılacaksa, mühimmat da lâzımdı değil mi? Bulundu, hem de “darbecilerin” kendi elleriyle çizdiği “krokiler”le.

Onlardan biri zamanında üniversite sınavlarında birinci olan Yarbay Mustafa Dönmez’di. Çok zekiydi, ama nedense evinin önüne gömdüğü mühimmatların yerinin krokisini çizmişti!

Dönmez TSK’dan ihraç edildi, yıllarca hapis yattı, 49 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sabırla, iğneyle kuyu kazarak, o mühimmatların kendisine ait olmadığını, “paralel polisler” tarafından gömüldüğünü, aynı mühimmatların oradan oraya taşındığını ispatladı.

TSK’nın hakkında açtığı davadan beraat etti, emeklilik hakları geri verildi, ama Dönmez sadece polis değil, bu kumpasa ortaklık eden hakim ve savcıların da ortaya çıkarılması için mücadelesini sürdürdü, Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nde dava açtı.

Dönmez, oğlunu kaybetme pahasına o aramaların montajlanmamış, ham görüntülerini elde etti aslında. Şimdi tek isteği şu; Polisin Gölbaşı, Zir, Poyrazköy ve Sapanca’da yaptığı aramaların ham görüntülerinin resmi kanallardan mahkemeye gönderilmesi.

27 Kasım’daki duruşmada Genelkurmay Askeri Mahkemesi, bununla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazı yazılmasını ve görüntülerin istenmesini kararlaştırmıştı.

Ne mi oldu? Dün duruşma vardı. Emniyet Genel Müdürlüğü adına cevap gönderen Ankara Emniyet Müdürlüğü Sapanca’dan bahsetmeksizin, Ergenekon davasına bakan dönemin 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine Gölbaşı görüntülerinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne, Zir Vadisi görüntülerinin de Terörle Mücadele Daire Başkanlığı’na gönderildiğini bildirdi.

Askeri Mahkeme daha önce 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne de başvurmuş, cevap alamayınca onun yerine kurulan 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazmıştı oysa. Dün bu mahkemeden de cevap gelmediği görüldü.

-Gönderemezler, Çünkü Yok Ettiler-

Bunun üzerine Dönmez, şöyle tepki gösterdi:

“Gönderemeyecekler biliyorum. Çünkü bu kumpası kuran Cemaat polisleri Emniyet’ten ayrılırken, bu kayıtları da yok ettiler. Benim daha sonra sizlere ibraz edeceğim kayıtları hep birlikte izlediğimizde, bu kumpasın içerisinde sadece Emniyet görevlilerinin olmadığı ve Cemaatçi hakimlerin de onlarla birlikte ne şekilde hareket ettikleri açık bir şekilde görülecektir. Elimdeki ham kayıtları şu ana kadar hiçbir yere vermedim, çünkü bugüne kadar ne verdiysem, bunlar bir şekilde tahrif edildi ya da ortadan kaldırıldı. Elimdeki ham kayıtları verdiğimde, bu kumpasın içinde olan ilgili hakim ve savcılar hakkında da işlem yapılması gerekecek. Ben bu konunun, yani mahkemenin ne şekilde yanıltıldığının anlaşılabilmesi için bu ham kayıtların kesinlikle getirtilmesini istiyorum.”

Jandarma ve Polis Kriminal ile Adli Tıp’ın, krokinin kendisine ait olduğu yönünde rapor verdiğini hatırlatan Dönmez, Mahkeme’den şu talepte de bulundu:

“Son dönemdeki gelişmeler izlendiğinde, daha önce benimle ilgili evimde bulunduğu belirtilen kroki hakkında rapor tanzim eden Adli Tıp görevlilerinin görevlerinden alındığı, yine aynı hususta rapor tanzim eden Emniyet Kriminal’deki personel hakkında da sahtecilik suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğü bilinmektedir. Dolayısıyla bahsi geçen krokiyle ilgili olarak fulaj (baskı izi) incelemesi yapılmasını istiyorum.”

-Mahkeme Dönmez’den İstedi-

Sonuç mu? Askeri Mahkeme, görüntülerin gönderilmesi için 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yeniden yazılmasını ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden Sapanca görüntülerinin de sorulmasını kararlaştırdı.

En önemlisi, Mahkeme de o görüntülerin geleceğinden umudunu kesmiş olmalı ki, Mustafa Dönmez’den elindeki ham kayıtların orijinallerini veya “orijinaline uygun” diyeceği kopyalarını kendilerine vermesini istedi.

Duruşma 30 Nisan’a ertelendi.

“Cemaatçi hâkim ve savcıların” korunmak istediğinden endişe duyan ve kendisindeki görüntülerde nelerin olduğunun öğrenilip, tedbir alınacağından şüphelenen Mustafa Dönmez’in bu yüzden elindeki görüntüleri Askeri Mahkemeye vermemeyi düşündüğü öğrenildi.

Şimdiye kadarki duruşmalara bir başına, en fazla Yeniçağ Gazetesi Yazarı Yavuz Selim Demirağ’la giden Mustafa Dönmez dünkü duruşmada yalnız değildi. Ankara’daki yoğun kar yağışına rağmen bazı Balyoz sanıkları, TESUD mensupları ile Ergenekon sanığı emekli Gazi Üsteğmen Avukat Serdar Öztürk ve eşi Avukat Demet Reçber Öztürk, Dönmez’e destek için mahkemeye geldi.

Foça ve Paşakapısı’na kucak dolusu sevgiler

Müyesser YILDIZ

20 Şubat 2015

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/fiskirtma-goruntuleri-yok-mu-edildi-2002151200.html

Kategori:Uncategorized