İçeriğe geç

“Neden Ölüyoruz?” Değil, Ne İçin ve Kim İçin Ölüyoruz!..

İnsanlığa, vatana, millete, ecdada, ideale dair en güzel kavramları, değerleri ters yüz edip kirlettiler. Bizi biz olmaktan çıkardılar.

Tanksız, tüfeksiz sadece algı yönetimiyle, beyin yıkamayla müthiş bir “yok oluş veya yok ediş” projesi!..

Sıra, “ölümü” sorgulama üzerinden “öldürmeye” geldi…

Şehit cenazelerindeki: “Çocuklarımız neden ölüyor?” feryatlarını çarpıtıyorlar şimdi de.

Yarbayın haklı isyanından hareketle TSK’nın bile “Neden ölüyoruz?” diye sorduğunu öne sürüyorlar.

Türklerdeki “ordu-millet” kavramını çökertmek emperyalistlerin en büyük hayaliydi. İşte sinsice tam da buna oynuyorlar.

Bir ülke ve milletin varlık, bütünlük ve bağımsızlık mücadelesini, “kirli savaş” gibi gösterme, bunu da en arsız biçimde, en ağır bedeli ödeyen şehitler üzerinden yapma peşindeler.

HDP kontenjanından seçim hükümetine giren ve Kalkınma Bakanı yapılan Müslüm Doğan: “Ülke çocuklarının bir hiç uğruna canlarını vermesini kabul edilemez bir durum olarak görüyoruz.” diyor.

Şehitlerimiz “bir hiç uğruna” can vermiyor!.. Vatan için, millet için, bayrak için can verdiler, veriyorlar!..

Bölücü terör 20-30 yıldır binlerce cana maloldu. Evet, ilk kez şimdi, “Neden?” diye soruluyor. Ama bu sorunun anlamı, onların anlamak veya göstermek istediği gibi değil.

Soruluyor; çünkü geride, son 13 yılda büyük bir yara yığınağı var. Liste çok uzun; ama ana hatlarıyla hatırlatalım:

Askerinizin başına çuval geçirilmiş,Habur’da teröristlere karşılama törenleri yapılmış,Her kanlı saldırıdan sonra terör örgütüyle masaya oturulmuş,Türk Ordusu üç-beş CD ile zindana atılmış,Asker kışlaya, polis karakola hapsedilmiş,Teröristlerin, güvenlik güçlerinin önünden “alay ederek” geçmelerine göz yumulmuş,“Kürt sorunu” adı altında terör örgütü “ne istiyorsa verilmiş”,“Elinde silah olanla masaya oturulmaz” diyenler kan sevici ilân edilmiş,Teröristbaşından “lider” yaratılmış,Devlet “Anonim Şirket” yapılmış, Devletin başı sitem eden şehit bacısına, “Ağabeyin de bu mesleği seçmeseydi” demiş,Daha 3 ay öncesine kadar, “Dağa taşeronluk yapıyorlar… Bunları dağ yönetiyor… Bunlara verilen oy Kandil’e mermi oluyor… Bunlar 6 ay siyasetçi, 6 ay terörist… Parti değil, PKK’nın seçim ofisi… Listelerini Kandil belirledi” dedikleri ve birlikte havaalanı açılışı yapmayı bile zûl gördükleriyle hükümet olmuşlar…

Vatandaş işte bunlara isyan edip, “Çocuklarımız neden ölüyor?” diye soruyor. O “neden” in içinde “ne için” sorusu var: vatan, millet, bayrak için mi? Artık böyle olmadığını gördüğünden soruyor.

O “neden” , “kimler ve kimlerin projeleri için” sorusunu da kapsıyor. Bunu ise sadece “Erdoğan’ın başkanlık hevesiyle” izah ediyorlar. Evet, o da var; lâkin emperyalist projeleri, Türkiye üzerinde yürütülen ameliyatları hiç konuşmuyorlar, konuşturmak istemiyorlar. İncirlik anlaşması, Türkiye’nin IŞİD’le doğrudan savaşa sokulması, adım adım Orta Doğu batağına çekilmesi, Kıbrıs’taki pazarlıklar ne de güzel perdeleniyor!..

İktidar, PKK konusunda “aldatıldım” dedi… Yani aslında milleti “aldattığını” da itiraf etti. Millet aldatıldığını anladı, isyanı ondan!.. Yoksa kesinlikle vatan, millet, bayrak için ölmeye değil!..

Yeterince aldandılar ve aldattılar… Artık bitti mi? Devlet, devlet gibi olacak mı?

Nutuklara bakılırsa, öyle… Satır aralarına bakılırsa, değil.

“Ya silahlar gömülecek, ya ülke dışına gidecekler” ne demek? Gömülen silah yeniden çıkmaz, giden geri gelmez mi?

“Huzur gelirse, çözüm süreci buzdolabından iner” in açılımı, “Teröristler eylemlerini bırakınca, yeniden masaya oturulur” demek değil mi?

“Terörle sonuna kadar mücadele edeceğiz” diyenler, seçim hükümeti görev dağılımında Terörle Mücadele Yüksek Kurulu’nu boşta bırakıyorsa, bu en azından seçim döneminde terörle mücadele edilmeyeceğini göstermiyor mu?

Ne yazık ve galiba, “Yeter ki, analar ağlamasın” operasyonunun bir başka örneğiyle karşı karşıyayız. Hem şehit cenazeleri üzerinden “terbiye” edilmek, hem de en kutsal değerlerin savunulmasından ricat ettirilmek isteniyoruz.

Müyesser YILDIZ

1 Eylül 2015

Kategori:Uncategorized