İçeriğe geç

Genelkurmay O Suç Duyurusunu Hatırlıyor mu?

Adana’daki MİT TIR’ları meselesinde aradan 2 yıl geçtikten sonra dönemin Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hamza Celepoğlu’yla birlikte dönemin Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanı emekli Albay Burhanettin Cihangirlioğlu ve ve yine o dönemde İstihbarat Daire Başkanı olan, son YAŞ’ta Ankara Jandarma Bölge Komutanlığına atanan Tümgeneral İbrahim Aydın dün gece tutuklandı.

Operasyondan sonra Ankara’ya çekilen Celepoğlu hakkında pek çok şey yazdık, yazıldı. Bunlardan birisi de Erdoğan’ı destekleyen Sabah Gazetesi’nin olaydan 2 gün sonraki haberiydi. “TIR’cı Komutana Paralel Koruma” başlığıyla verilen haberde, Mehmet Baransu’nun yasadışı dinlenmesi olayında o vakitler İstanbul Jandarma Komutanı olan Celepoğlu’nun da adının geçtiği, açılan soruşturmada herkes ceza alırken, geçen hafta görevden el çektirilen ve yurtdışı yasağı konan dönemin özel yetkili Savcısı Fikret Seçen’in Celepoğlu için, “davaya gerek yok” dediği anlatılıp, şu iddiaya yer veriliyordu:

“Tuğgeneralliğe terfi eden ve Adana’ya Jandarma Bölge Komutanı olarak atanan Celepoğlu’nun paralel yapının iki gözde generalinden biri olduğu ve gelecekte Jandarma Genel Komutanı olmayı hedeflediği belirtiliyor.”

Genelkurmay Başkanlığı işte bu habere tepki gösterip, Sabah Gazetesi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda şöyle ifadeler vardı:

“Haberlerde, bazı yargı kararları ve bu kararları veren yargı mensupları üzerinden somut herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmaksızın, yorum yapılmak suretiyle Tuğgeneral Hamza Celepoğlu’nun yasa dışı bir yapının parçası olması nedeniyle korunduğu, diğer personelin ise aynı konuda ceza aldığı iddia edilerek, TSK personeli arasında ciddi ayrışma ve güvensizlik ortamı oluşturulmaya çalışıldığı, bu durumun askeri disiplin anlayışının bozulmasına ve personel arasında siyasi gruplaşmalara yol açabileceği, ayrıca komutanlara karşı güven hissinin zedelenmesine neden olabileceği değerlendirilmektedir.”

Geçmişte Balyoz sanıkları Celepoğlu hakkında Genelkurmay’a defelarca ihbarda ve suç duyurusunda bulunmuş, hiçbir işlem yapılmadığı gibi, aksine suç duyurusunda bulunanlar cezalandırılmıştı. Hanifi Yıldırım’a 3 yıl orduevi yasağı konması, Özgür Ecevit Taşçı’nın tahliye olduktan sonra istemediği bir yere tayin edilmesi gibi…

Celepoğlu’nun tutuklanmasından sonra acaba Genelkurmay Sabah Gazetesi aleyhindeki suç duyurusu hakkında ne yapmayı düşünüyor?

O suç duyurusunun yapıldığı dönemde Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’di. Özel’in ve Celepoğlu’nun Avukatının aynı isim olduğunun da altını çizdikten sonra 2 yıl sonra gelen bu tutukluluğa ilişkin yorumlara geçelim:

İddia o ki; Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasından sonra operasyonun en yetkili komutanı hakkında soruşturma bile açılmaması dikkat çekecek ve sorgulanacaktı. O yüzden kapsam genişletildi. Bu arada da Jandarma’daki “paralel operasyonunun” startı verilmiş oldu.

Bir diğer iddia; TIR operasyonunu yapan ve halen tutuklu olan Adana eski Jandarma Alay Komutanı Albay Özkan Çokay’ın ek ifade verip, “Bölge Komutanının haberi olmadan operasyon yapılabilir mi?” diyerek, Celepoğlu’nu işaret ettiği.

Nitekim Çokay’ın tutuklandığı 7 Mayıs günü Avukatı Hasan Tok ilginç mesajlar verip, “Kamuoyuna Çokay’ın sanki Genelkurmay Başkanı’nın bilgisi dışında keyfi olarak bir hareket yapıp, böyle bir faaliyeti yerine getirdiği izlenimi verilmeye çalışıldığını, bu olayın kuvvet komutanlarına kadar sıçrayacağını düşündüğünü” söylemişti.

Ya, Celepoğlu ve diğer komutanlardan bir gün önce dönemin Jandarma Genel Komutanı Servet Yörük ile Kurmay Başkanı Osman Eker’in de sessiz sedasız Savcılığa çağrılması, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılması ve bunun kamuoyu gündemine hemen hiç gelmemesi… Manidar değil mi?.. Tam bu noktada, Balyoz’daki subayların kısa sürede emekliye sevk edildiğini, İzmir Casusluk davasında adı geçen onlarca genç subayın tamamen iddianame esas alınarak TSK’dan atıldığını, ancak Özkan Çokay’ın TSK’dan ilişiğinin kesilip kesilmemesine karar verecek komisyonun toplantılarının birkaç defa ertelendiğine de dikkat çekelim.

-Görev Süresi Uzatılan Özel Albay-

Celepoğlu kadar bilinmeyen, ama en az onun kadar önemli bir isim de emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu.

Operasyon sırasında Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanı olan Cihangiroğlu’nun olayla ilgisi, MİT TIR’larını durduran Savcı Aziz Takçı’nin TIR dorselerinden aldığı numunenin Adana İl Jandarma Komutanlığı aracılığıyla Ankara’ya gönderilmesi, Jandarma Kriminal Dairesi’nin de 1 gün içinde 4 sayfalık analiz raporu yazması. Cihangiroğlu’nun o raporda imzasının olmadığı belirtilirken, tutuklu Kriminal Şubesi görevlilerinin verdiği ifadelerden hareketle şu iddialarda bulunuluyor:

“Daire Başkanının imzası olmasa bile onun bilgisi dışında böyle bir raporun, hem de 1 günde hazırlanması mümkün değil. Evet o gün izinliymiş, ama sivil kıyafetle daireye gelip, raporun hemen hazırlanması için talimat vermiş. İmza aşamasına gelince de ‘Ben Daire Başkanıyım, şube müdürleri imzalasın’ demiş. Tutuklu askerler, emri onun verdiğini açıkça söylemiş.”

Davada gizlilik kararı olduğu için bunlar doğru mu değil mi bilinmez, ama Cihangiroğlu’nun “özel” bir isim olduğu kesin. Şöyle ki; TSK’nın tarihi boyunca general yapılması planlanan birkaç istisna hariç 31 yılını dolduran Albaylar re’sen emekliye sevkedilirken, 2013 yılında 31 yılını dolduran Cihangiroğlu’nun görev süresi YAŞ kararıyla 1 yıl uzatıldı. Askeri kaynaklar, “General yapılacaktı veya generallik bekliyordu ki, teamülde olmamasına rağmen Albay olarak görev süresi uzatıldı. Ancak ne olduysa, 2014 Ağustos’unda emekli edildi” bilgisini verdiler.

-Şaşırtan Tutuklama-

Üçüncü isim, bu yıl Ankara Jandarma Bölge Komutanı yapılan Tümgeneral İbrahim Aydın’a gelince;

MİT TIR’ları operasyonu sırasında Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanı olan Aydın’ın, olaydan sonra Mülkiye Başmüfettişleriyle birlikte Adana’ya gidip, inceleme yaptığı, rapor yazılmadan da Ankara’ya döndüğü, sadece bu yüzden “zanlıları korumakla suçlandığı” bildiriliyor.

Paralelle hiçbir ilgisi olmadığı belirtilen Aydın’ın tutuklanmasının Balyoz kurbanı silah arkadaşları dahil herkesi şaşırttığını ve “Dava sulandırılıyor mu?” sorularına yol açtığını da belirtelim.

Sonuç; Celepoğlu başta olmak üzere bu tutuklamalar her anlamda tarihidir ve ya davanın kısa sürede bitirilmesine ya da İktidar-TSK arasında “yüksek gerilimin” yaşanmasına yol açabilecek nitelikte bir olaydır!..

Müyesser YILDIZ30 Kasım 2015

Odatv Link: https://odatv4.com/yazar/muyesser-yildiz/o-komutanlara-operasyon-neden-simdi-yapildi-3011151200.html

Kategori:Uncategorized