
5 Aralık akşamı Eskişehir’deki bir tramvay durağında yaptığı konuşmayla PKK açılımına karşı çıkan Trafik Polisi Onur Şener’in, “devletin politikasını eleştirdiği” suçlamasıyla devlet memurluğundan çıkarılması gerektiği sonucuna varıldı. Ayrıca Şener’in, Şeyh Sait ile Fetullah Gülen’i karşılaştırdığı bir Instagram paylaşımı “Cumhurbaşkanına hakaret” sayıldı ve yine devlet memurluğundan çıkarılması hem de hakkında adli soruşturma açılması istendi.
Hatırlanacağı gibi, 30 yaşındaki polis memuru Onur Şener, tramvay durağında şunları söyledi:
“Seçimleri Öcalan çıkacak diyerek kazanarak bugün o Öcalan’a sayın deme yarışına girerek yol yürüyenler mutlaka kaybederler. Türk Milleti’nin yanında olacaksınız. Bu ülke kolay kurulmadı. Ben 7 Haziran 1995 yılında Kayseri’de doğdum. Yozgatlıyım. Kayseri’de MHP kurultaylarında büyüdüm ben. Lanet olsun. Yol yürüyeceğiniz başka adam mı kalmadı sizin. Her gün örgüte yakın insanlar utanmadan arlanmadan sinir uçlarımızı kaşıyor. Apo çıkacakmış. Doğu-Güneydoğu Kürdistan olacakmış. Bunlar hayal. Bunların altında kalırsınız. Siyasilere güvenmeyin. Burası Türkiye burada son sözü her zaman Türk Millet söyler. Bu süreç başladı başlayalı uyku uyuyamıyorum.”
Olaya ilişkin görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü jet hızıyla Onur Şener’in görevinden uzaklaştırıldığını ve konunun tüm yönleriyle araştırılması için inceleme başlatılıp Polis Başmüfettişi görevlendirildiğini açıkladı. Bu arada Onur Şener’in “FETÖ”cü olabileceği iddiaları ortaya atıldı. O da hem buna cevap vermek hem de kendisini destekleyenlere teşekkür etmek için iki açıklama yaptı.
İşte polis başmüfettişlerinin Onur Şener hakkında yürüttüğü disiplin soruşturması tamamlandı ve buna ilişkin rapor geçtiğimiz günlerde Emniyet Genel Müdürlüğü’ne sunuldu.
“Atatürk’ün Verdiği Yetkiyle”
Edindiğimiz bilgilere göre, Onur Şener’e sadece o konuşması ve olaydan sonra yaptığı açıklamalar değil, geçmişte Instagram hesabından yaptığı paylaşımlar da soruldu.
Şener, tramvay durağındaki konuşması ile sonrasındaki açıklamalarına ilişkin savunmasında; İmralı’daki teröristbaşı ve terör örgütü PKK’nın Kürt kökenli vatandaşlarımıza yönelik zulüm ve katliamlarını da hatırlatıp nihai hedeflerinin BOP kapsamında İsrail’in arz-ı mevud projesini gerçekleştirmek olduğunu vurguladıktan sonra şunları söyledi:
“Adı geçenin 50 bin masum insanımızın katili değil de siyasi bir kişilik olarak yansıtılmasına, ona meşruiyet kazandırılmasına yönelik sürecin başta şehit ailelerimiz, gazilerimiz, yıllarca terörle mücadele eden kahraman emniyet ve TSK mensuplarımız olmak üzere büyük Türk Milleti’ni derinden yaralamasına karşın; Anayasa’dan ve devletimizin kurucusu Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bana verdiği yetkiyle, insanlarla bu düşüncemi paylaşarak vatanımı korumaya çalıştıktan sonra görevden uzaklaştırılma kararına ilişkin yapmış olduğum paylaşımlardır. Anayasaya veya kanunlara aykırılık teşkil etmeyen bu paylaşımımın bana neden soru olarak yöneltildiğini anlayabilmiş değilim. Eğer tüm bu duruma karşı bunu yaptıktan sonra görevden uzaklaştırılıyorsam, bu karar bugün de yarın da her zaman benim onurumdur.”
Şey Sait Fetullah Gülen Paylaşımı
Polis Onur Şener’e yöneltilen en dikkat çekici soru; “Şeyh Sait ile Fetullah Gülen aynıdır. Tek fark, biri zamanında Cumhurbaşkanını kandıramamıştır.” şeklindeki paylaşımına yönelik oldu. Şener bu soruyu şöyle cevaplandırdı:
“Evet, Şeyh Sait ile Fetullah aynıdır. Birisi bu devlete isyan etmiş, ‘bir Türk’ü öldürmek yetmiş gavuru öldürmekten daha sevaptır’ demiş, diğeri de milletimizin üzerine 15 Temmuz gecesi bombalar yağdırmış, darbe girişiminde bulunmuştur. İkisi de devletin varlığına, milletin canına kast etmiştir. İkisi de din kisvesine bürünmüş, milletimizi bu şekilde kandırarak vatana ihanet etmiştir. İnsanlar kandırılabilir, insanlar kanabilir, bu doğaldır. Fakat devlet adamları olabildiğince kandırılamamalıdır. Neticede Şeyh Sait Başkomutan Gazi Mustfa Kemal Atatürk’ü kandıramamış ve vatana ihanetin bedelini ödemiştir. Fakat FETÖ liderinin gerçekleştirmeye çalıştığı girişimden sonra bizzat Sayın Cumhurbaşkanı, “Rabbim de milletimiz de bizi affetsin.’ demiştir. Bu paylaşım, bir durum tespitidir.”
Soruşturma raporunda; tramvay durağındaki konuşmayı paylaşan hesabın kullanıcısının kimlik bilgisine ulaşılamadığı ve bu yüzden Onur Şener’le irtibatının tespit edilemediği, ayrıca Şener’in söz konusu konuşmayı mesai saati bitiminden sonra yapsa da, “üzerinde üniforma olduğu için halkta daha fazla merak uyandırdığı, olay yeri caddenin araç trafiğine kapalı olduğu, tramvay seferlerinin yaklaşık 2 dakika geciktiği, olaya ilişkin görüntülerin çok sayıda ulusal haber kanalında paylaşıldığı” belirtildikten sonra şu değerlendirmeler yapıldı:
– “Konuşmayı ve Instagram paylaşımlarını kabul eden Onur Şener, hiçbir kişi ve kurumu hedef almadığını, kimseye hakaret etmediğini, sadece kendi duygu ve düşüncelerini paylaştığını, tramvayı durdurmadığını ve trafik akışını engellemediğini söylese de; caddede resmi kıyafetli, tramvayı durdurarak yaptığı konuşma ile TBMM’nin görevlendirdiği Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun faaliyetlerini, devletin bir konuyla ilgili oluşturduğu politikayı eleştirici, bir kitleyi devlete ve bazı siyasi partilere karşı kışkırtıcı, güncel siyasetle ilgili söylemlerde bulunduğu…”
– “Kendisine ait olduğu tespit edilen Instagram hesabından ‘Şeyh Sait ile Fetullah aynıdır. Tek fark biri zamanın Cumhurbaşkanını kandıramamıştır’ paylaşımının Cumhurbaşkanımıza hakaret niteliğinde olduğu…”
– “Açığa alındığına dair basın duyurusu sonrası; ‘Adım Onur gibi onur duyarım. Onur belgemdir’ şeklindeki paylaşımlarında üstlerini eleştirici, küçümseyici tavırlar sergilediği…”
– “Kendisine ait olan siyasi içerikli, bazı siyasi kişiliklere gönderme içeren diğer paylaşımlarıyla hizmet dışında resmi sıfatı ile bağdaşmayacak tavırlar sergilediği…”
Bu değerlendirmelerin ardından da tramvay durağındaki konuşmasıyla, “memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte davranış sergilediği”, Şey Sait ve Fetullah Gülenli paylaşımıyla da “halen Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik eleştiri sınırları dışına çıkan, küçümseyici, yüz kızartıcı ve utanç verici eylemlerde bulunduğu” gerekçeleriyle Onur Şener’in devlet memurluğundan çıkarılması istendi.
Ayrıca Onur Şener’in olaydan sonra yaptığı açıklamalar “amir ve üstlerinin davranışını küçümsemeye yönelik davranış”, diğer paylaşımları ise “resmi sıfatına yakışmayacak şekilde siyasi makam ve kişilere yönelik eleştirel göndermeler” olarak nitelendirilip, 24 ay uzun süreli, 6 ay kısa süreli durdurma cezası verilmesi yönünde görüş bildirildi.
Raporda; Onur Şener’in Instagram hesabının 29 Aralık tarihi itibarıyla 74.2 bin olmasına dikkat çekilirken de; “Sosyal medya hesabını çok sayıda kişinin takip etmesi suretiyle Emniyet teşkilâtı hakkında olumsuz kanaat sahibi olmasına zemin sağlaması, halen devlet memurluğu görevini yürüten bir polis memurunun devlet politikalarını eleştirmesi, devlet büyüklerine eleştirel göndermeler yapması disiplin ve düzenin timsali olan Emniyet teşkilâtı personeline yakışmayacak tavırlardır.” denildi.
“Cumhurbaşkanına Hakaret”ten İfade Verecek
Açılıma karşı çıkan polis memuru Onur Şener hakkında idari yönden istenen cezalar böyle.
Müfettişlerin ayrıca disiplin raporu ile eşzamanlı olarak “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması ve “yaşanan hadise nedeniyle tramvay seferlerinin yaklaşık 2 dakika fazladan beklemesine” yol açtığı gerekçesiyle Onur Şener hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı.
Onur Şener’in avukatı, 15 Temmuz gazisi emekli Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz, söz konusu bu suçlamalarla ilgili olarak yarın Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade vereceklerini belirtirken, müfettiş raporuna ilişkin olarak şunu söylemekle yetindi:
“PKK/PYD terör örgütüne destek eylemine katılan hemşireler hakkında soruşturma açılmasından rahatsız olanlar var. ‘Apo muhatap alınmasın.’ diyen polis memuru Onur Şener’in ise devlet memurluğundan çıkarılması isteniyor. Takdir yüce Türk Milleti’nindir.”
Biz de şunu hatırlatalım:
Barzani’nin 29 Kasım’da Cizre’de peşmergeleriyle yaptığı şov üzerine de 2 Aralık’ta inceleme başlatılmış ve iki müfettiş görevlendirilmişti. Ne oldu, inceleme hâlâ bitmedi mi?!
Müyesser YILDIZ
27 Ocak 2026