İçeriğe geç

General ve Teğmenler

Başarılı gazetecilerimizden Barış Terkoğlu yine çarpıcı bir habere imza atarak, Konya 3. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral Mete Kuş’un merkeze çekildiğini duyurdu. Çarpıcı olan Tümgeneral Kuş’un merkeze çekilme gerekçesiydi. İddialara göre, Tümosan Konyaspor-Fenerbahçe maçı sırasında stadın üstünden savaş uçağı ve helikopter uçurmuştu.

İktidarın tam destekçisi iki gazeteden anında tepki geldi. Sabah gazetesi; maç sırasında Konyaspor’a destek amacıyla yapıldığı iddia edilen uçuşun bir destek değil, “gece görüş özlüğü” eğitimi kapsamında planlı, programlı ve uzun süredir yapılan rutin eğitim uçuşları olduğunun ortaya çıktığını savunup, stadyumun hava meydanına yaklaşık 3 deniz mili mesafede bulunması sebebiyle uçak seslerinin stadyumda duyulduğunu vurguladı. Sabah, bu asılsız haberlerle Tümgeneral Mete Kuş’un hedef alındığını belirtirken de Kuş’un, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Erdoğan’ın uçağını koruyan hava koruma ekibinin başında yer aldığını ve Erdoğan’ın, 2017’deki bir uçuşta kendisine eşlik eden F-16’yı el sallayarak selamlarken, yanındakilere, “Bu bizim Mete” dediğini hatırlattı.

Özgür Özel mi Görevden Aldı?

Yeni Şafak’ın tepkisi ise daha sert oldu. Uçuşun 1 aydır devam eden planlı uçuş olduğu, Mete Kuş görevden alındıktan sonra oynanan Konyaspor-Trabzonspor maçı esnasında da uçuşun gerçekleştiği öne sürülürken, Tümgeneral Kuş’un uzun süredir hem “FETÖ” ve “FETÖ’vari” örgütlerin hedefinde olduğu, son zamanlarda yapılan tatbikatlarda İsrail başta olmak üzere Türkiye düşmanı unsurlara karşı geliştirdiği senaryolarla dikkatleri üzerine çektiği, Kuş’un savunma sanayii projeleri konusunda çok hassas olduğu, ayrıca İsrail-İran savaşı devam ederken, Kuş’un Konya gibi bir üste görev almasının, bazı çevreleri ciddi şekilde rahatsız ettiği anlatıldı. Özetle, “Kuş’tan Türkiye düşmanları rahatsızdı” denildi.

Burada duralım; bu denli başarılı ve önemli bir ismi CHP Genel Başkanı Özgür Özel veya CHP’nin Milli Savunma Bakanlığı’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu görevden almadığına göre, Yeni Şafak kimi/kimleri suçlamış oldu?

Devam edelim. Yeni Şafak da Erdoğan’ın Kuş için, “Bizim Mete” ifadesini kullandığını belirterek, Milli Savunma Bakanlığı’nın resmi bir açıklaması yokken, Kuş’un stadın üzerinde uçak uçurduğu iddiasıyla görevden alındığı bilgisini FETÖ’cü hesapların yaydığını, bu iddialara karşı MSB’nin sessiz kalmasının ise soru işaretlerini beraberinde getirdiğini kaydetti.

Ancak aynı gün MSB, haftalık basın bilgilendirme toplantısında “3’üncü Ana Jet Üs Komutanlığı’nda Görev Değişimi” başlığıyla şu açıklamayı yaptı:

Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir.”

Demek ki, iktidar medyasının iddialarının aksine, Tümgeneral Mete Kuş ciddi bir “disiplinsizlik” yapmış, merkeze çekilmiş ve hakkında tahkikat başlatılmıştı.

Ahmet Hakan’ın Kıyaslaması

Erdoğan’ın, Abdülkadir Selvi’ye “Köşesinde gereğini yapıyor” diye örnek gösterdiği, Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’ın Mete Kuş vak’asına yaklaşımı da ilginç oldu.

Hakan, Kuş’un Konyaspor’a destek için askeri uçakları alçaktan uçurduğunu ve bu yüzden görevden alındığını kabul ettikten sonra şöyle bir kıyaslama yaptı:

Askerlik bir disiplin ve ciddiyet işidir. Korsan yemin düzenleyen teğmenler için ne demiştik? Ne kadar Atatürkçü olurlarsa olsunlar yaptıkları disiplinsizliktir, askerliğe yakışmaz. Tümgeneral Mete Kuş olayında da aynı şeyi söylüyoruz: FETÖ’yle mücadele etse de, kahraman olsa da… Yaptığı disiplinsizliktir, askerliğe yakışmaz.”

Teğmenlerin Kime Ne Zararı Oldu?

Tam bir elma-armut kıyaslaması!..

Birincisi; şayet iddialar doğruysa Tümgeneral Mete Kuş’un futbol aşkı uğruna TSK’nın uçaklarını uçurması, ülkeye binlerce belki de milyonlarca dolarlık zarar verilmesi değil midir? Peki teğmenlerin, resmi törenden sonra kendi aralarında kılıç çatıp Subay Andı’nın okuması ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demesi, birilerinin rahatsız olması dışında kime ne zarar verdi?!

İkincisi; evet, dönem birincisi Ebru Eroğlu başta olmak üzere 5 teğmen, “disiplinsizlik” suçlamasıyla TSK’dan ihraç edildi; ama bu kararı veren Yüksek Disiplin Kurulu’nda yer alan, dönemin Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı ile Hukuk Hizmetleri Başkanının da bulunduğu 4 üye, tören sonrasına ilişkin bir emir bulunmadığına ve dahi “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” söylemi ile okunan andın içeriğinin Anayasa ve Harp Okulları Kanunu’na aykırı olmadığına dikkat çekti.

Üçüncüsü; İdare mahkemeleri, ihraç edilen 5 teğmenden Ebru Eroğlu, İzzet Talip Akarsu ve Serhat Gündar’ın başvurularını şimdilik reddetse de Deniz Demirtaş’ın ihraç işlemi iptal edildi ve Demirtaş göreve döndü. Batuhan Gazi Kılıç’ın davası ise henüz görülmedi.

Dördüncüsü; Teğmenlerin o kutlaması sırasında ikinci çemberde yer aldıkları görülen ve “bir gün süreyle hizmet yerini terk etmeme” disiplin cezasına çarptırılan onlarca teğmenin açtığı davalarda da “tören sonrasına yönelik herhangi bir emir olmadığı” tespiti yapılarak iptal kararları verildi. Son olarak; geçtiğimiz günlerde Teğmen E.E.’nin davasına bakan Bursa 3. İdare Mahkemesi, resmi tören sonrasına ilişkin verilmiş bir emir olmadığından, bu emrin yerine getirilmediğinden bahsedilemez” diyerek, cezayı oybirliğiyle iptal etti.

Cübbeli Sarıklı Amiral Olayı

Ahmet Hakan’ın bu kıyaslaması üzerine iki hatırlatma daha yapalım.

Erdoğan, teğmenler olayından bir hafta sonra ordunun tekrar yıpratılmasına izin vermeyeceklerini vurgulayıp şu sert ifadeleri kullanmıştı:

Geçenlerde malum, mezuniyet töreninde bazı istismarcılar ortaya çıkmak suretiyle kılıçlar çektiler. Bu kılıçları kime çekiyorsunuz? Şimdi bunlarla ilgili olarak da gerekli bütün şu anda araştırmalar, hepsi yapılıyor ve oradaki birkaç tane kendini bilmez bunlar da evelallah temizlenecek. Biz buralara durup dururken gelmedik. Bu 30 kişi olabilir, 50 kişi olabilir. Kim olursa olsun, bunların ordumuzun içinde bulunması mümkün değil. Bunları temizleyeceğiz… Ordumuz üzerinden siyasi hesap görülmesine müsaade etmeyiz. Tüm dünyada üstün disipliniyle bilinen ordumuz içinde buna zarar verecek bir durumu görmezden gelmez, demokratik denetim mekanizmaları çerçevesinde gerekli adımları mutlaka atarız ve atacağız.”

Acaba Erdoğan, “Bizim Mete” dediği Mete Kuş’un uçakları keyfi olarak uçurduğu iddiaları konusunda da herhangi bir değerlendirmede bulunacak mı?

Diğer ayrıntı; teğmenleri aylarca hedef alan iktidar medyasının, Mete Kuş olayında lehte veya aleyhte birden sessizliğe bürünmesinin sebebi ne ola ki?

Ülkece 2021’de bir de resmi üniformasıyla tekkeye giden cübbeli-sarıklı amiral olayını yaşamıştık. Hakkında soruşturma açıldı, ama soruşturma sonuçlanmadan emekli edilmesine karar verildi.

Teğmenler 5 ayda TSK’dan ihraç edilirken, bakalım Mete Kuş’la ilgili soruşturma ne kadar sürecek ve nasıl sonuçlanacak?!

Müyesser YILDIZ
4 Mayıs 2026

Kategori:Uncategorized