İçeriğe geç

Ay: Ocak 2012

“Ver Suriye – İran’ı, Al Yasayı.” Mı?

Malûm “inkâr yasası”nı Fransız Senatosu da kabul etti. Şimdi hep birlikte Fransız Anayasa Konseyi’nin ‘şefaatini’ bekliyoruz!.. Duruşmamıza 1 gün kala bile tutuklu gazetecilere “terörist-darbeci” demekten imtina etmeyen Başbakan Erdoğan’ın Fransa’ya karşı sabırlı ve soğukkanlı tavrı herkesi şaşırttı. Siz de emperyalizm ile Türkiye arasında büyük bir pazarlık yaşandığını hissediyor musunuz? “Ermeni…

“MÜYESSER=1 ‘NURİ ALÇO’ VİRÜS ÇETESİ=1”

Oda Tv davasının tutuklu sanığı gazeteci Müyesser Yıldız, 4 Ocak günü yapılan duruşmada, iddianameyi senaryoya benzetti. Yıldız, kendilerine yöneltilen suçlamaların ana dayanağı olan dijital belgelerin Nuri Alço benzeri bir virüs çetesi tarafından bilgisayarlara yüklendiğinin üç üniversite ile bir ABD Adli Bilişim kuruluşu tarafından rapora bağlandığını hatırlatarak bu çete hakkında suç…

Müyesser Yıldız’ın 27 Ocak Tarihli Duruşmadaki Konuşması

Usul ve esasa ilişkin hususlarda bazı kaygılarımı dile getirmeden önce, Sn. Başbakan’ın önceki gün tutuklu gazetecilere ilişkin açıklamaları karşısında neler hissettiğinizi sormama izin vermenizi istirham ediyorum. Bu açıklamaların yapıldığı mekânı geçip zamanlaması üzerinde durmak isterim. Bugünkü duruşmamızdan sadece bir gün önceye denk gelmesini nasıl değerlendirmeliyiz? Yargıya müdahale mi? Adil yargılamayı…

Bu Kafa Erdoğan’ı “Ergenekon-1” Yapar!..

Hrant Dink davası… “Tuz koktu” diyorlar. O eskidendi; “Yeni Türkiye”de burunlar koptu, “ar damarını aldırma” ameliyatları patladı!.. Çok şükür burnum yerinde; ama yine çok pis kokular alıyorum. O, “bir Ermeni” olduğu için değil, ölüsünden çok post çıkarmak için öldürtüldü. Bedenin ölüsünden 301’i, “Ermeni açılımını” çıkardılar. Şimdi, ruhunun ölüsünden çıkaracaklarının hesabındalar!..…

Suç Duyurusu Reddedilince Verilen Dilekçe

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na, 4 Ocak 2012 günü duruşmada “haksız, hukuksuz gayri vicdani ve gayri ahlâki bir süreç sonucunda 10 aylık tutukluğuma yol açan kamu görevlilerinin ortaya çıkarılıp, onlardan hesap sorulana kadar savunma yapmayacağımı” belirtip, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundum. Yüce heyetiniz de 5 Ocak 2012 tarihindeki duruşma…

“Savunma Yapmıyorum, Suçluyorum”

Müyesser Yıldız mahkemede ‘savunma’ yapmadı… İddianameyi reddetti… İnsanlara tuzak kuran devlet içindeki “virüs örgütü” hakkında suç duyurusunda bulundu… İşte o itiraznameden satır başları:Sorun yasalar veya zihniyette değil, “NİYET”tedir. Niyetiniz nedir?Devlete sızmış 3-5 virüs var. Nuri Alço’nun masum kızların gazozuna ilaç atması gibi insanların bilgisayarına virüs atıyorlar. Silivri’ye düşürdüler; ama çok…

Peygamber Ocağı Olmayan Ordu ‘İşeyen Asker’ Olur!..

Değerli dostum Yeniçağ Gazetesi Yazarı Yavuz Selim Demirağ’ın son kİtabı henüz elime geçmedi; ama ismini çok sevdim: Dijital Terör. Oda Tv davası duruşmasında ben de “devlette bir terör örgütünün yuvalanıp insanlara tuzak kurduğunu” söyledim. Bunun ortaya çıkarılması için suç duyurusunda bulunurken, bu işleri yapanlara verilecek sıfatı da “Keşan Müftüsü”ne havale…

Vahdettin ve Damat Ferit Orduyu Nasıl “Hizaya” Getirdi?

İşbaşına geldiklerinde önlerindeki en önemli sorun “ordu” idi. Mektepli, savaşta pişmiş, genç subayların elindeki orduya egemen olmaları çok zordu. Bunların tümünü veya çoğunu tasfiye etmeleri gerekiyordu. Tehlikeliydiler; çünkü kesin bir “ideoloji”ye sahiptiler. Bu “Türk milliyetçiliği” idi. Padişaha bağlı olsalar da tercih yapma durumunda kaldıklarında “milliyetçiliği” seçecekleri belliydi. Direnen komutanlara ne…

4 Ay Önce İsmin “Suc Delili” Oldu “Terörist” Babam!..

Rauf Denktaş… Atatürk’ten sonraki en büyük dava adamı, lider… Silivri ikinci kez ağır geldi; bu defaki daha da ağır. Oğlumu yurtdışına uğurlayamadığımda esaretimi hissetmiştim. O’nu da uğurlayamadım ya, Silivri mezar oldu!.. Hiç karşılaşmadık; ama davasına-davamıza adım gibi inandım. Yıllar önce Meclis’e gelip bir konuşma yapmıştı. Gözümü kırpmadan dinledim. Konuşma biter…

Zaman-ı Saltanatın Şifresi: Bölünmüş Yol

Meşhur olaydır; Padişah Vahdettin romatizmadan muzdariptir; yürümekte zorlandığından hep baston kullanır. Tahta geçtiği gün tören için Topkapı Sarayı’nın kapısına geldiğinde maiyetindekilerden bastonunu ister. Çengelköy’deki sarayında unutulduğunu öğrenince de: “Bu bir felâket!” der… Başkâtibi Ali Fuat Türkgeldi’nin yeni padişahın ağzından çıkan ilk cümle için yorumu şudur: “Bu suretle saray kapısından içeri…