İçeriğe geç

Müyesser Yıldız Yazılar

Apoletleri Böyle Söküldü!..

Türkiye geçtiğimiz 4 Nisan’a yeni “darbe/muhtıra” çığlıklarıyla uyandı. Olan neydi? Ömrünü Türk denizciliğine adamış 104 emekli amiral, “Montrö Antlaşması tartışmaya açılmasın… TSK’da yeni tarikat yapılanmalarına izin verilmesin” diye açıklama yapmıştı. Vay sen misin; Anayasal hakkını kullanan!.. 24 saat geçmeden ülkenin tüm yöneticileri tarafından “darbeci” ilân edildiler… Emekli maaşlarının kesilmesi, lojmanlardan…

Bahçeli’nin “Tek Dil” Uyarısının Sebebi ve Adresi

Erdoğan’ın, Mısır’daki darbe karşıtlığının sembolü dört parmakla gösterdiği “Rabia”ydı. Ancak Mısır’la da “normalleşme” zarureti doğunca, Erdoğan’ın “Rabia”sı, “Tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet” oldu. Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’nin “kırmızı çizgilerimiz” dediği ilkeler de bunlar. Bir fazlası var: tek dil. İşte MHP Lideri Devlet Bahçeli, geçen haftaki grup toplantısında…

ABD’nin “PKK/YPG’yi Verip Karadeniz’i Alalım” Zokası!..

Dün TRT’den Anadolu Ajansı’na, Sabah’tan Yeni Şafak’a hemen hemen tüm iktidar medyasında bir haber yayımlandı. Başlıklar da neredeyse aynıydı: “ABD’li generalden Biden’a: PKK/YPG’ye desteği kes”. Haberin içeriğine gelince; Hudson Enstitüsü Kıdemli Uzmanı Michael Doran’ın sosyal medya üzerinden yaptığı yayına katılan ABD’nin eski Avrupa Kuvvetleri Komutanı Ben Hodges, “Türkiye’yle ilişkiler konusunda…

Samsun ve 100 Yılın Hesaplaşması!..

Son bir haftada vahim ötesi iki olay yaşadık. İlki, Erdoğan’ın miting meydanında eline mikrofonu tutuşturduğu 10 yaşındaki bir çocuğun Cumhuriyet’i kuran Atatürk’ün partisi CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “hain” dedirtmesiydi. İkincisi ise yine Atatürk’ün, Milli Mücadele’yi başlatmak için çıktığı Samsun’daki anıtının yıkılmak istenmesi oldu. Erdoğan’ın mitinginden başlayalım. Olayın nasıl gerçekleştiğini…

Emekli Amirallerin “Suçu”!..

Tam 2 yıl önce 126 emekli büyükelçi ile başkonsolos, Montrö Sözleşmesi ve Kanal İstanbul’a ilişkin tartışmalar üzerine bir duyuru yayımladı. Duyuruda özetle şunlar vurgulandı: Montrö, Boğazlar üzerinde yüzyıllar süren ve Osmanlı Devleti’nin ortadan kalkmasına varan tarihi sürecin tekrarlanmasını önleyecek dayanağımız, kozumuzdur. Montrö, Türkiye’nin herhangi bir savaşta, savaşan taraflardan birinin yanında…

“Parti Binamızın Etrafında Siyah Camlı Dinleme Araçları Gezerken”!..

İstanbul’daki yoğun kar yağışı sırasında Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İngiltere Büyükelçisi Dominick Chilcott’la balıkçıda buluşma görüntülerinin MOBESE kayıtlarından alındığının ortaya çıkması, özgürlük ve özel hayatın gizliliğinin ihlalinin ötesinde diplomatik bir skandala dönüşmek üzere. Zira İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın “MOBESE kayıtları sızdırılarak, Büyükelçi ve eşinin can güvenliğinin tehlikeye atıldığı” gerekçesiyle Londra…

“Okey” Mi Önemli Ekümeniklik Mi?

İktidar medyası; ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Jeff Flake’i daha gelmeden, “Sömürge valisi”, “muhalefeti sevk ve idare edecek yeni patron” diye nitelendirip “Erdoğan’ı devirmek” üzere ve “2023 iç çatışma planları” için gelmekle itham etti. Flake, 7 Ocak’ta ülkemize geldi. Washington Büyükelçimizin uzun süre bekletilmesiyle kıyaslandığında, jet hızıyla 26 Ocak’ta da Erdoğan’a…

AKP İktidarında Kimler Dış Güçlere Şikayet Edildi?!

Erdoğan hafta sonundaki mitinglerinde yine muhalefeti eleştirirken, “Milletin gönlünü kazanmak ve sıkıntılarına çözüm üretmek yerine siyasi ikballerini yabancı büyükelçiliklerin kapılarında arıyorlar. Kendi ülkesini ve devletini Batılı büyükelçiliklere şikâyet edecek kadar alçaldılar, küçüldüler, millî onur ve haysiyetlerini kaybettiler.” dedi. Evet, kim olursa olsun özellikle ülkemize yönelik planları ayan beyan ortada olan…

Gelin-Güvey Diplomasisi!..

Bir yanda Sezen Aksu’nun “dilinin koparılması”, Sedef Kabaş’ın tutuklanması ve Ekrem İmamoğlu’nun balıkçıda “suç üstü” yakalanmasıyla iktidarın “gündemi belirleme konusunda yakaladığı güzel ivmeyi” sürdürmek için küçücük bir çocuk üzerinden Bay Kemal’i “hain” ilân etme noktasına gelmesi… Öte yanda içerde ve dışarda devasa boyutlara varan sorunlar… İşte Ukrayna üzerinden kapımıza dayanan…

Yeni Bakan’ın İmralı Sicili

Yaklaşık 5 yıldır Adalet Bakanlığı yapan Abdulhamit Gül’ün en önemli sözü, hakim ve savcılara “coğrafi teminat” verilmesiydi; çünkü yargının siyasi baskılardan kurtarılmasının olmazsa olmaz şartı buydu. Ancak bakanların da “koltuk teminatı” olmadığı için Gül, bu sözünü gerçekleştiremeden gitti. Şimdi yerine gelen Bekir Bozdağ’ın ne yapabileceği tartışılıyor. Fazla söze hacet yok;…