İçeriğe geç

Müyesser Yıldız Yazılar

Hadi Bu Karara da “Manidar Zamanlama” Deyip, “Ünlem” Koyun!..

Bugün Askeri Yargıtay’da Balyoz kumpasıyla ilgili çok önemli bir dava vardı. Davanın akıbetini etkileyen dönemin 1. Ordu Komutanlığı Askeri Savcısı Bülent Münger ve dolaylı olarak “bavulcu” Mehmet Baransu’yla ilgili. Savcı, “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçunu işlediğini belirterek, Münger’in cezalandırılmasını istediği halde Mahkeme heyeti oy birliği ile beraat kararı verdi. Bu kararla,…

IŞİD Türkiye’yi nasıl tehdit etmişti

Bir polisimizin şehit olduğu canlı bomba saldırısı kelimenin tam anlamıyla muammaya döndü. Saldırganın kimliği bile tartışmalı. İşin içinde DHKP-C var, Çeçen var, IŞİD var… İçişleri Bakanlığı ve MİT ise derin bir suskunluk içinde. Acaba şu tehditler bu muammayı aydınlatır mı? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden hemen önce Ağustos başında bir IŞİD militanı, Fırat…

Baransu’ya “Casusluk” Soruşturması Nasıl Kapatıldı?

Sözde “Balyoz darbe planları” Taraf Gazetesi Yazarı Mehmet Baransu’ya bavul içinde teslim edildikten sonra yaşananlar malûm. O dönemde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iki soruşturma açıldı; Biri “darbeci” subaylarla ilgiliydi. Yüzlerce asker mahkûm oldu, yıllarca hapis yattı. Diğeri Mehmet Baransu’yla ilgiliydi; “Devletin gizli belgelerini temin ve yayma suçundan” 2010/227 nolu dosyayla soruşturma…

PKK Bunu da Yaptı: “T.C. Mahkemelerinin Boşanma Kararı Geçersizdir”

90’lı yıllar 3 günlük gelinken, Yüzbaşı eşiyle Diyarbakır’a gitti. Akşam yemeğinde misafirleri vardı. Neşeyle yemeklerini yerken salonun duvarı delindi. Gördükleri bir roketatardı. Yere yatarak canlarını kurtardılar. 3 günlük gelinin saçları o gece bembeyaz oldu. Bu örneği niye mi verdim; Cizre’de olayların olduğu günlerde askerler eş ve çocuklarını kışlaya taşımışlar da…

5 Ocak “Bakan Kurtuluş Günü”

Barış Terkoğlu Meclis’teki komisyon toplantısını izlememi istediğinde, malumun ilâmına gittiğimi biliyordum. Aslında Komisyonun karar vereceği 22 Aralık’tan önce AKP Grubu’ndaki hava öyle değildi. İki bakanın Yüce Divan’a gönderileceğine kesin gözüyle bakılıyor, “Kürşat Tüzmen misali” denerek, adeta şifreli bir göndermede bulunuluyordu. Hem de benim, “Nasıl olur? Savcılık dosyayı kapatmış. 1 yıldır…

“Casuslar” İçin Yeni Umut Kapısı

“Kumpas” davalardan ilki, sözde İstanbul Askeri Casusluk ve Şantaj davasıydı. Genç subaylar vardı ve iddialar öylesine yüz kızartıcıydı ki, kamuoyu uzun süre onları görmezden geldi. Sadece askerler değil, TÜBİTAK çalışanları da suçlanıyordu. Bugün “paralel yapı”nın TÜBİTAK’ı öncelikle bu operasyon sayesinde ele geçirdiği ayan beyan ortada. Ortada da hapistekiler hapis yatmaya,…

“Aziz Yıldırım’ın Genelkurmay Başkanı olması gerekmiyordu”

Kumpas mağduru asker ailelerinin devam ettirdiği Sessiz Çığlık eyleminde Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, Kara Kuvvetleri eski Komutanı Aytaç Yalman ve Genelkurmay Başkanlığı’na sert eleştiriler yöneltildi. Başbuğ’un, Fenerbahçe taraftarları ve Aziz Yıldırım’ın mücadelesini örnek vermesini “garipseyen” emekli Koramiral Atilla Kezek, “TSK’ya kurulan kumpasa karşı dik duruş göstermek için ne FB’li…

Askeri Yargı, Dava Bitmeden Atılan Askerlere “Aklanın da Gelin” Dedi: Şüpheden TSK Yararlanır!..

Evrensel hukuk ilkesidir; Masumiyet karinesi, yani suç kesinleşmeden kimsenin suçlu sayılmaması… Şüpheden sanığın yararlanması… Lâkin Türkiye Ergekenon, Balyoz, İstanbul ve İzmir Casusluk başta olmak üzere bilumum isimli kumpas davalarda, tüm sanıkların peşinen suçlu ilân edilmesini yaşadı. Şüpheden sanık değil, savcı ve hâkimlerin yararlandığını gördü. ÖYM’ler gitti, “kumpaslar” dizi dizi döküldü…

Sadece 2014’ün Değil, Yüz Yılın En “Duru” Çığlığı!..

Türkiye Cumhuriyeti Devleti askerler, aydınlar, gazeteciler, siyasiler nezdinde yüz yılın hukuki, siyasi, ahlâki “kumpasına” maruz kaldı. Hak yerini buluyor mu? Hesap soruluyor mu? Acılar sarılıyor mu? Nerdeee?.. Miladı MİT Müsteşarına yapılan operasyon ve 17-25 Aralık’tan başlatıyorlar… “Kumpas” diyorlar, ama her fırsatta “darbe planlarını” nasıl engellediklerini anlatıyorlar… O yüzden de sadece…

Vallahi Benim Yüzüm Kızardı!..

Yıllarca Fetullah Gülen’in “dostu, sözcüsü” konumundaydı, “adanmışlardan”dı. Her kelimesi, her satırı Gülen’den bilinirdi. Yargıyı “paralelleştiren” 2010 Anayasa referandumunda da bir siyasetçi gibi, “evet” oyu verilmesi için çalıştı. Ancak 17/25 Aralık operasyonlarından sonra “hidayete” erdi, Cemaat’in “paralel ve darbeci” olduğunu anlayıp, “saflar, aldanmışlar” kervanına katıldı. Gazeteci-Yazar Hüseyin Gülerce’den söz ediyorum. Siyasilerin…