İçeriğe geç

Müyesser Yıldız Yazılar

‘Sıfır Dakika’da Ciğerim Yanıyor Ciğerim!

Hitler iktidarının çöküş anına “sıfır dakika” deniyormuş!.. Belli bir zaman anından önceki olayları olmamış saymakmış anlamı. Başbakan Erdoğan’ın, “ciğerim yanıyor, ciğerim” demesini dinlerken önce ürperdim, sonra korkmaya başladım. Süreci, iniş çıkışları adım adım takip ettiğimden Başbakan ne zaman “öfkelense” ardından büyük bir “açılım” geldiğini gördüm. Baksanıza Aysel Tuğluk da açıkladı,…

Ağlama! Çiçek Hazırla!

Hayır, ağlamaya zerre hakkın kalmadı… Üç gün ağla. Dördüncü gün: “Şehitler ölmez, vatan bölünmez!” diye haykır. Yedinci gün: “Allah korusun. Allah bir daha bu acıları göstermesin.“ de… Tamam, görevini yaptın… Bir dahaki katliama, cinayete kadar unut gitsin. Allah’ım sana bu aklı niye verdi? Niye gözleri var görmez, kulakları var duymaz…

Obama – Erdoğan Görüşmesinin Tutanağını Yazdım

PKK niye kudurdu, arkasında kimler var? Ankara’nın ortasındaki saldırıda Türkiye’yi teslim almak isteyen hangi güçler: “Size şah damarınızdan daha yakınız, gördünüz mü?” mesajı verdi?.. İktidar-PKK görüşmesinin sızması/sızdırılması; Gül’ün Almanya, Erdoğan’ın ABD seyahati ve Kumrular katliamı arasında bağlantı var mı?.. O görüşmenin nasıl ve kimlerce sızdırıldığı tespit edilmiş, (Baykal’ın, MHP’ lilerin,…

Her Yana Yayılan Kusmuk Kokusunu Hissedebiliyor Musunuz?

İktidar-PKK görüşmeleri ispatlanınca “fazla yaygara kopmamış”… “Kıyamet de kopmamış”… Gazetelerin en “stratejik“ köşelerine oturtulanlar, televizyonlarda boy göstermesine izin verilenler öyle diyor!.. Evlâdını yitirmiş bir ananın yüreğinde kopan “yaygarayı-kıyameti“ siz bilebilir, anlayabilir misiniz? Bir kitapta okumuştum: “Evlâdını kaybeden bir ana, en önemli organının kesilmesinden daha fazla acı duyar.“ diyordu. Türk Milleti’ne…

Artık Habur Hukuku Yok…

Meclis Başkanı Cemil Çiçek, iktidar-PKK görüşmesiyle ilgili olarak: “Terör belâsıyla ilgili bir başka devlet ne yapıyorsa, T.C. Devleti’nin kurumları da onu yapıyorlar.” derken, İngiltere ve İspanya örneğini verdi. Niyeyse ABD’yi saymadı. Onlar görüşmeyip, vurduğu için mi? Oysa aynı Cemil Çiçek sadece 4 ay önce ABD örneğini verdiği gibi, Öcalan’la yürütülen…

2. Cumhuriyete “Şey” Aranıyor

Oda Tv’de, İmralı pazarlıklarını en çok ben yazdım. Bu haberlerden dolayı, “Kara propaganda ve toplumu yanlış bilgilendirme faaliyetlerini icra etmek“ gibi bir suçla Silivri’de olduğumu iddianame sayesinde öğrendim. Hükümet-PKK görüşmesi, iddianamenin elime ulaştığı ve neyle suçlandığımı öğrendiğimin ertesi günü patladı. Gayri ihtiyari “Allah’ın sopası yok ki“ dedim. Ancak Başbakan Erdoğan…

Müyesser Yıldız’ın Karşı İddianamesi

Bu metin Müyesser Yıldız tarafından kaleme alınmış olup, avukatı aracılığıyla hem medya ile paylaşılıp hem de TBMM üyelerine, akademisyenlere, hukukçulara ve konunun ilgililerine ulaştırılacaktır. __________________________________________________________________________________ – BU BİR SAVUNMA DEĞİL KARŞI İDDİANNAME VE İTİRAZNAMEDİR… – BU DAVA HUKUKİ DEĞİL, SİYASİ BİR DAVADIR , – O YÜZDEN BENİM İDDİANNAMEM VE İTİRAZNAMEM…

Fatih’e İsyan

Başbakan Erdoğan 28 Ağustos Pazar akşamı azınlık vakıflarının iftarına, kendi ifadesiyle “eli boş gitmedi“… Yine kendi ifadesiyle “tarihi bir eşik aşıldı“… Haklıydı; zira “Lozan aşılmış“, azınlık vakıflarının sadece geleceğe değil, geçmişe yönelik olarak da sınırsız mülk edinmesinin önü açılmıştı. Erdoğan: “Bunlar, birilerine rağmen yapılmıştır.“ demeyi de unutmadı. “Birileri”nden kasıt mülkiyet…

İngiliz Ajanları!..

Genelkurmay eski Başkanı Işık Koşaner’in zaman ayarlı ses kaydı internete düşürüldüğünde, Silivri’de tam da “Kurtuluş Savaşı Günlerinde İngiliz İstihbarat Servisi’nin Türkiye’deki Eylemleri”ni okuyordum. Prof. Dr. Salâhi R. Sonyel’in tümüyle İngiliz arşivlerinden derlediği, kapatılması planlanan Türk Tarih Kurumu’nun da bastığı bu kitapta, malum istihbarat servisinin sadece İstanbul’u, Padişah Vahdettin’i, Sadrazam Damat…

Du Bakali N’olcak!..

Hikâyeyi bilenler, bilmeyenlere anlatsın… Dinleme, izleme faaliyetleri tam bu hikâyeye döndü zira. Ufaktan ufaktan başladılar; “ Du bakali nolcak “ deyip, merakla bekledik. Muhalifler, gazeteciler, parti liderleri izlendi, heyecanla beklemeye devam ettik. Sonunda Genelkurmay Başkanı’nın makam odasına girdiler,” Du bakali nolcak” demeye devam ediyoruz. Hikâyenin sonunda koca , tuttuğu hafiyeden…