İçeriğe geç

Kategori: Uncategorized

İnşallah O Gazi “Suçlu” Çıkmaz!..

7 yıl önce henüz 28 yaşındayken iki bacağını, bir kolu ve gözünü Şırnak’ta bırakan Gazimiz Yılmaz Yiğit’in Ankara’da belediye otobüsünde maruz kaldığı muameleyi duymuşsunuzdur. “Duymuşsunuzdur” diyorum, ama haberi Posta Gazetesi dışında birinci sayfadan veren gazete yok ki!.. Haberi iç sayfalarda verenlerin çoğu da Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin, “O şoför açığa alındı”…

En Berbat “Casusluk” Filmi!..

CHP eski lideri Deniz Baykal’ın 2009’daki Habur rezaletinden sonra önemli bir tespiti olmuştu. PKK’yla muhabettin gidişatını anlatmak için çok uğraştıklarını, “Yapamayın, etmeyin, vazgeçin bu işten” diye uyardıklarını hatırlatıp, şunu söylemişti: “Bizim millet gözüyle düşünür. Yani gördü mü, anlar meseleyi. Gördü, anladı!..” İzmir’de görülen sözde askeri casusluk davasında geçen hafta boyunca…

Benim için mi kollarını kaybettin şerefsiz

Türkiye şehitlerine ağlıyor. Ülkeyi yönetenler dahi “ağıt”ta mangalda kül bırakmıyor. Tam böyle bir günde Ankara’da yaşanan bir olay, Şırnak Gazimiz Yılmaz Yiğit’e belediye otobüsü şoförünün muamelesi kan dondurdu. Kolları olmadığı için arka cebindeki gazi kimliğini çıkaramayan Yiğit’e, “Benim için mi kollarını kaybettin… İyi ki kollarını kaybetmişsin… Şerefsiz” diyen otobüs şoförü,…

Erdoğan’ın “U Dönüşü” Değil, Barzani’nin Zaferi

Erdoğan’ın, “Peşmergeler’in Kobani’ye geçişiyle ilgili teklifi, Sayın Obama’ya zaten ben yapmıştım” demesinin, “U dönüşü” olup, olmadığını anlatmadan önce dün Letonya’da söylediği, “Ne zaman ki, bir IŞİD çıktı ve petrol kuyularını tehdit eder hale geldi, işte o zaman her ülkedeki trajedi fark edilmeye başlandı. Demek ki, dert ölen insanlar değil, dert…

Engin Alan: Kobani Düşerse, Büyük Kürdistan Düşer

Bölgeyi ve “büyük Kürdistan” projesini en iyi bilen isimlerden biri olan, Barzani’yi de yakından tanıyan Özel Kuvvetler eski Komutanı, MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan, “Mesele Kobani değil. Kobani düşerse, ‘büyük Kürdistan’ hayali biter” dedi. Efsane Komutan Engin Alan’la en son tahliyesinden 2 ay kadar önce Sincan Cezaevi’nde PKK’yı, Güneydoğu’nun halini…

Başbakan Hangi Haberleri Duymak İstemiyor?

Bölücü terör örgütünün uzunca bir süredir Doğu ve Güneydoğu’da hüküm sürdüğü, yol kestiği, kimlik kontrolü yaptığı, haraç aldığı malûm. Lâkin Ankara bunları, “terör ve paralel devlet yapılanması” değil de PKK’nın “yaramaz çocuklarının asayiş vak’aları” olarak görmeyi tercih etti. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 5 gün önce, 15 Ekim’de İçişleri Bakanlığı’ndan aldığı brifing…

Suriye “Kürdistanı”na da “Eyvallah”!..

İktidar, “Mesele Kobani değil, Kobani bahanesiyle ayaklanma gerçekleştirmek, Türkiye’yi sıkıştırmak istiyorlar” diyor, ya aslında çok doğru. İyi de Türkiye’yi kim, nasıl ve neye zorluyor? Bunu anlamak için Türkiye-PYD (PKK’nın Suriye kolu) ile Türkiye-Barzani ilişkisi, Barzani-teröristbaşı dengesi ve elbette Sevr’in “Büyük Kürdistan” projesini hatırlamak gerekiyor. Barkey: Suriyeli Kürtlerin Lideri Barzani Olacak…

O şehit cenazesinde CHP de MHP de yoktu

PKK’nın Bingöl’de şehit ettiği Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin için Cuma günü yapılan törenden sonra dün de İzmit Cengiz Topel Havaalanı’ndan kalktıktan 7 dakika sonra Kartepe’de düşen helikopterde şehit olan 4 askerimizden Rad. Astsb. Kd. Üçvş. Mehmet Karakaşoğlu son yolculuğuna uğurlandı. Yine anlaşılmaz sıkı güvenlik önlemleri, her yerde polis kamera…

Adalet Tanrıçasının Değil, Milletin Gözü Kapatılsın!..

HSYK seçimlerine 3 gün kala 9 Ekim sabahı Yargıtay’daydım. Gözlerimin önünde bir “mezbaha”da toplu kesime uğramışçasına boynu düşmüş ana-baba, eş ve çocukların görüntüleri, kulaklarımda canıraş çığlıkları, sessizce dua ettim. 9 Ekim benim için adaletin toprağa verilişinin birinci yıldönümüydü. 1 yıl önce o gün 237 subayın infazı gerçekleşmişti. Tamam 8 ay…

Yeni Bir “Ne İstediler de Vermedik” Vak’ası mı?!.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, “paralel yapı” olarak nitelediği Cemaat için, “Allah şahittir, ne istediler de vermedik… Safmışız… Aldandık” itirafında bulunduktan sonra canhıraş bir savaşa girişti. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Malatya’dan dönerken gazetelerin Ankara temsilcilerine yaptığı açıklamalar, bir diğer “paralel yapı” olan PKK hakkında da benzer bir “itiraf” sürecine girildiği izlenimini…